Biyografiler

Giordano Bruno: Beni Ölüme Yollarken Siz Daha Çok Korkuyorsunuz

Tarihçiler genellikle modern bilimin başlangıcını, Nicolaus Copernicus tarafından yazılan De Revolutionibus Orbium Coelestium (Göksel Kürelerin Devrimi Üzerine) adlı kitabın 1543 yılında yayımlanmasına dayandırırlar. Gerçekte, kitap o zamanlar fazla sansasyon yaratmamıştı. İçerdiği fikirler yaygın bir geçerlilik kazanmamış ve kendimizi Evrenin merkezinden uzaklaştırmak için yeterince ileri gidememişti. Kitabın en ‘sapkın’ düşüncesi Dünya’nın da yılda bir kez Güneş’in etrafında dönen bir gezegen olduğuydu. Giordano Bruno, Copernicus’un kitabının yayınlanmasından 5 yıl sonra doğdu ve onun fikirlerini alıp ileriye taşıdı. 8 Şubat 1600’de ölüm hükmü kendisine okunurken, Bruno yargıçlara, “Beni ölüme yollarken siz benden daha çok korkuyor olabilirsiniz,” diyecekti.

Bir gökbilimci, matematikçi ve filozof olan Giordano Bruno olarak bilinen Filippo Bruno, Napoli’de okuduktan sonra on yedi yaşında Giordano adını alarak Dominik tarikatına katıldı ve 1572’de rahip oldu. Ancak, kısa süre sonra Aryanizm hakkındaki görüşlerinden dolayı sapkın olarak suçlandı. İşler zorlaşınca Napoli’den kaçtı, dini kimliğini geride bıraktı ve Cenevre’ye taşındı. Burada teoloji alanında doktora yaptı ve felsefe üzerine dersler verdi. 1581’de kral III. Henry’nin koruması altında Paris’e taşındı ve birkaç eser yayınladı. 1583’te Fransız kralının tavsiye mektuplarıyla İngiltere’ye gitti. Oxford’da Kopernik Evren modeli üzerine dersler vermesine rağmen, tartışmalı düşünceleri Lincoln Koleji Rektörü John Underhill ve daha sonra Canterbury Başpiskoposu tarafından alaya alınınca üniversitede bir pozisyon elde edemedi.

1584’te Kopernik kozmolojisini destekleyen bir dizi “diyalog” yayınladı ve 1588’de Evrenin “sonsuz ve sınırsız” olduğunu kaleme aldı. Yıldızların sadece diğer güneşler olduğunu, aynı zamanda Güneş’in kendisi gibi her birinin kendi gezegen ailesine sahip olabileceğini ilk fark eden kişi oydu. Bu fikirler elbette onu Roma Katolik kilisesi yetkilileriyle çatışmaya sokmak için yeterliydi. 1585’te, İngiltere ile Fransa arasındaki kötüleşen siyasi durum nedeniyle, Bruno Paris’e, ardından Almanya ve Prag’a döndü. Burada da Lutherciler tarafından aforoz edilme ayrıcalığını elde etti.

Bruno’nun sonu 1591’de Venedikli aristokrat Mocenigo’nun çağrısı üzerine İtalya’ya geri dönme gafletinde bulunması ile gelecekti. Giordano Bruno, bir yayını ilerletmek için Frankfurt’a dönme hazırlıklarına başladığında, Mocenigo onu, Venedik Engizisyonu’na şikayet edince, Bruno’nun özgürlüğü Mayıs 1592’de sona erdi. Böylece filozof, astronom ve matematikçi Bruno’nun diri diri yakılmasıyla son bulacak olan acımasız bir sorgulama başladı.

Giordano Bruno’nun Tutuklanışı ve Ölümü

Campo dei Fiori meydanında bulunan heykel. Yontunun kaidesindeki levhada şunlar yazılı: “Ateşe verildiği bu yerde, öngördüğü kuşaklardan Bruno’ya…”

Tutuklanıp yargılanan Bruno, ilahiyat konusunda önemsiz yanlışlar yaptığını, fakat temel görüşlerinin ilahiyattan çok felsefe üzerine olduğunu vurgulayarak savundu kendini. Başlangıçta Venedik’te sürdürülen yargılama olumlu bir seyir izliyorken, Roma Engizisyonu Bruno’nun gönderilmesini isteyince durum değişti. 1593’te Bruno hapse atıldı. Roma’da yedi yıl süren yargılanması boyunca Bruno, görüşlerinin Hıristiyanlığın Tanrı ve yaratılış kavramlarına ters düşmediğini kanıtlamak için umutsuz bir çaba gösterdiyse de, kanıtlamaları kabul edilmedi. Özellikle farklı dünyalar hakkındaki görüşlerinden vazgeçmesi için zorlandı. Ancak Giordano Bruno düşüncelerinde ısrar etti

Bruno aslında birkaç sapkınlık nedeniyle mahkum edilmişti, ancak birden fazla dünyayla ilgili olan bu düşünce ona karşı yürütülen en güçlü davaydı. Sonunda devreye Papa VIII. Clemens girdi, pişmanlık duymayan inatçı bir sapkın olduğu gerekçesiyle Bruno’nun mahkum edilmesini emretti. 8 Şubat 1600’de ölüm hükmü kendisine okunurken, Bruno yargıçlara, “Beni ölüme yollarken siz benden daha çok korkuyor olabilirsiniz,” diyecekti. 17 Şubat 1600 günü, Bruno yakılacağı meydana getirildi. Konuşmaması için, kimilerine göre ağzını meşin bir tıkaçla kapattılar, kimilerine göre de diline demir bir çivi sapladılar. Bedeni yakıldıktan sonra, külleri Tiber ırmağına döküldü. O günden bu yana, Giordano Bruno, düşündükleri, yazdıkları ve söyledikleri yüzünden cezalandırılan insanların en saygın simgelerinden biridir.


İleri okumalar:

  • Was Giordano Bruno Burned at the Stake for Believing in Exoplanets?; https://blogs.scientificamerican.com/
  • John Gribben, Seven Pillars of Science: The Incredible Lightness of Ice, and Other Scientific Surprises, Icon Books Ltd -2020

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir Yorum

  1. Göksel Kürelerin Devrimi Üzerine değil “Devinimleri” olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.