EKONOMİ BİLİMİ

Ekonomide Büyüme Nedir?

Dünyanın her yerinde garip (ya da olağan) bir kaosun başladığını görüyoruz. Doğal afetlerden mental buhranlara kadar uzatabiliriz bu kaosu.

Ne yazık ki, ekonomi savaşları bugünün dünyasının çoğu probleminin ortaya çıkma sebebi aslında. İktisadi büyümeye ve refaha erişmek bir sonuç değil. Bunun sürdürülebilir olması gerekiyor. İşte tam bu noktada rekabet giderek vahşileşiyor.

Elbette her iktisadi büyüme, büyüme değildir. Bundan şurada bahsetmiştik.

O zaman bugün büyüme konusunu biraz daha tanıyalım.

***

Kıt kaynakların etkin kullanımı (mikro ekonomi konusu), kıt kaynakların tam istihdamı (makro ekonomi konusu), kıt kaynakların miktarsal artışı (büyüme ve kalkınma teorileri konusu) ve dolayısıyla fiziksel mal ve hizmet miktarının artırılması; yeni dünya ülkelerinde temel problemler arasında.

Tabii önceden de değindiğimiz üzere büyüme (growth) ve kalkınma (development) terimlerinin ifade ettiği şey şu açıdan farklı:

İktisadi büyüme: Belirli bir dönemde bir ekonominin üretim kapasitesinde ve ekonomik kaynaklarının miktarında meydana gelen artıştır.

İktisadi kalkınma: Bir ekonomide büyüme ile birlikte ortaya çıkan yapısal değişim süreçleridir.

İktisadi büyümede bir ekonominin üretim kapasitesinin artırılması ve  bunun sürdürülebilir olması için gereken koşulların araştırılır.

Üretim kapasitesi ekonominin arz yönünü yansıtır ve ancak uzun dönemde artabilir. Bu artış üretim faktörlerinin niceliksel ve niteliksel artışıyla sağlanır.

(Nicelik yeni doğal kaynakların bulunması, kullanılamaz alanların tarıma uygun hale getirilmesi, yatırımlarla sermaye stokunun artması gibi iken nitelik; emeğin eğitim olanaklarının sağlanması, bilgi ve becerisinin artması,  teknolojik gelişmelerin artışıyla gelen yüksek verimlilik gibi ele alınıyor.)

***

Büyüme İktisadı Sanayi Devrimi ile parlasa da sonrasında maksimum üretim hedefiyle canlı bir üretim faktörü olan emeğin sömürü süreci başladı.

Bu süreçte emek, sermaye ve doğa gibi bir mekanik bir üretim aracı olarak algılanıp insanca yaşamaktan çok uzak şartların arasında sıkışıp kaldı.

Artık ulusal ve uluslararası kuruluşlarca insanların “insanca yaşamak hakkını” savunan bir anlayışı yerleştirmek istense de henüz istenilen noktaya gelinemedi.

Birleşmiş Milletler’in 1996 yılında yayınlanan İnsani Kalkınma Raporu ile ekonominin yalnızca fiziksel boyutunu kapsayan bir büyüme tanımının yetersizliği üzerindeki tartışmalar arttı.

İyi Büyüme ise toplumsal refah dağılımını adaletli kılabilen, toplumsal uzlaşı sağlayabilen, istihdamı geliştiren ve özendiren, insanca yaşamayı ve yaşatmayı sağlayan, çevre ile barışık ve çevreyi koruyan, bireyin karar özgürlüğünü geliştiren, kamunun hesap verebilirliğini sağlayan yani ”İnsani Gelişmeyi” hedefleyen büyüme olarak tanımlandı.

Ekonomide Büyüme Nasıl Hesaplanıyor?

Büyümenin ölçülürken sabit fiyatlarla hesaplanmış GSYH veya GSMH verileri kullanılır.

GSYH, belirli bir dönemde (genellikle bir yılda) bir ülke sınırları içerisinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal ifadesidir. 

GSMH, belirli bir dönemde (genellikle bir yılda) ülke vatandaşlarının yurt içi ve yurt dışında ürettikleri tüm mal ve hizmetlerin parasal ifadesidir.

GSYH veya GSMH istatistikleri önce cari fiyatlarla (nominal) hesaplanır ve daha sonra sabit fiyatlara (reel) dönüştürülür ve bunun için “GSYH Deflatörü” kullanılırdı.

Bu arada GSYH Deflatörü ile TÜFE ve ÜFE arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır:

TÜFE ve ÜFE, sınırlı sayıda mal ve hizmeti kapsadığı halde; GSYH Deflatörü bir ekonomide üretilen tüm mal ve hizmetleri kapsamaktadır.

TÜFE veya ÜFE’de ithal edilen mallar da yer alabildiği halde, GSYH Deflatörü’nde ithal malları yer almamaktadır.

Hesaplamada da GSYH Deflatörü için ( Cari (nominal) Fiyatlarla GSYH / Sabit (reel) Fiyatlarla GSYH )*100 formülü kullanılır.

NOT : Ulusal gelirin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde baz yılı esasına dayalı deflatör kullanılmış olsa da 2 Aralık 2016 tarihinden itibaren TÜİK, Ulusal Hesaplar Sistemi (SNA-2008) ve Avrupa Hesaplar Sistemi’ne  (ESA-2010) uyum kapsamında ulusal hesaplar sistemini tamamen değiştirmiştir.

Bu yeni ulusal gelir hesabında ortaya çıkan en önemli fark reel GSYH büyümesinin hesaplanması için baz yılı yerine zincirleme hacim endeksinin kullanılmasıdır.

Zincirleme hacim endeksine göre reel GSYH hesaplanırken hep bir önceki yılın fiyatları kullanılır. Bu arada endeks hesaplanırken bir referans yılın kullanılması (ülkemizde 2009 yılı tercih edilmiştir) gerekmektedir.

Yine de deflatörle ilgili örnek bir hesaplama yapalım.

Mesela bir ülkede sadece iki tane mal üzerinden üretim yapılıyor diyelim. Bunlardan birisi ekmek olsun.

Ekmek yoksa pasta yesinler diye bir de pasta üretiliyor olsun. :)

Ekmek Fiyatı ve Miktarı (2012) = 0,80 krş ve 35

Ekmek Fiyatı ve Miktarı (2013) = 0,90 krş ve 40

Pasta Fiyatı ve Miktarı (2012) = 14,5 TL ve 20

Pasta Fiyatı ve Miktarı (2013) = 15 TL ve 25

Bu tabloya göre nominal yani cari fiyatlarla gayri safi yurt içi hasılayı hesaplamak için ürettiğimiz iki malın fiyatları ve miktarlarını çarpıp toplarız.

2012 Nominal GSYİH = (0,80×35) + (14,5×20) = 318 TL.

2013 Nominal GSYİH = (0,90×40) + (15×25) = 411 TL.

Burada Reel GSYİH için 2008 yılının baz yılı seçildiğini düşünürsek, 2012 ve 2013 yılları için Reel GSYİH hesaplarken bu yıllara ait miktarları, 2008’in ekmek ve pasta fiyatlarıyla çarparız.

2008’de ekmek fiyatı 0,40 ve pasta fiyatı 15 TL olsun.

O zaman;

2012 Reel GSYİH = [Ekmek Miktarı (2012) X Ekmek Fiyatı (2008 Baz Yılı) + Pasta Miktarı (2012) X Pasta Fiyatı (2008 Baz Yılı)] = (35 x 0,40 + 20 x 15) = 314 TL.

2013 Reel GSYİH = Size Bırakıyorum. :)

O zaman 2012 için Deflatör şöyle hesaplanır:

(Nominal GSYİH/Reel GSYİH) x 100 = (318/314) x 100 = 101,27 TL.

2013 GSYİH Deflatörü = Size bırakıyorum. :)

***

Büyümenin ölçülmesiyle ilgili olarak iki önemli kavram daha bulunmaktadır:

1. Mutlak büyüme (Absolute Growth)

2. Büyüme Hızı (Rate of Growth)

Mutlak büyüme, sabit fiyatlarla hesaplanmış GSYİH veya GSMH’daki değişmeyi ulusal para cinsinden ölçer. Örneğin bir ülkenin GSYİH’sındaki mutlak büyüme;

Δ GSYİH = GSYİHt+1 – GSYİH

(Δ = Delta yani değişim)

yazılabilir.

Mutlak büyüme, daima ikinci dönemin sonu itibarıyla birinci dönemin sonuna göre GSYİH’daki değişmeyi yansıtır ve bu değişimi ulusal para cinsinden ifade eder. Buna göre;

a) GSYİHt+1 > GSYİHt ise Δ GSYİH > 0 olur ve ekonomi büyümüştür.

b) GSYİHt+1 < GSYİHt ise Δ GSYİH < 0 olur ve ekonomi küçülmüştür.

Büyüme hızı ise sabit fiyatlarla hesaplanmış GSYİH’da bir önceki döneme göre ortaya çıkan büyümenin oransal ifadesidir. Bu hesaplamada;

(Δ GSYİH/  GSYİHt) =  (GSYİHt+1 – GSYİHt ) / GSYİHt

formülü kullanılır. Sonucu 100 ile çarparsak büyümenin yüzdesel olarak hesaplanmasını elde etmiş oluruz.

Eğer;

1) Büyüme hızı > 0 ise ekonominin büyüdüğünden,

2) Büyüme hızı < 0 ise ekonominin büyümediğinden söz edilebilir.

Mesela yukarıda bahsedilen zincirlenmiş hacim endeksi kapsamında böyle bir hesaplamayı deneyebiliriz. Türkiye’nin 1998 ve 1999 Zincirlenmiş Hacim Endeksine Göre GSYİH’lerini sırasıyla yazalım: 710.091.469 ve 686.024.304 (TL). Burada yukarıda yazdığımız formülü uygularsanız büyüme hızını -3,389% bulabilirsiniz.

***

Fert Başına Düşen Gelir (FBDG), bir toplumsal refah göstergesi olarak kullanılır.  Sabit fiyatlarla (reel) FBDG ;

Sabit Fiyatlarla GSYİH (veya GSMH) / Yıl Ortası Nüfus (N)   =  YReel / N

formülü ile hesaplanır. Bir ekonomide toplumsal refahın artışı, FBDG’in artış hızı (Δ FBDG/FBDG) ile ölçülmektedir.

Matematiksel olarak (a/b) gibi bir oranın büyüme hızı;

Δ(a/b)‘nin (a/b)‘ye oranı yani =  (Δa/a) – (Δb/b) şeklinde yazılabilir. 

Buradan aşağıdaki sonuca ulaşılır:

Δ(YReel/N)‘in (YReel/N)‘e oranı yani =  (ΔYReel / YReel) – (ΔN/N)

Görüldüğü gibi FBDG’nin büyüme hızı; ekonomik büyüme hızı ile nüfus artış hızı arasındaki farka eşittir. Kalkınmada FBDG’nin büyüme hızı; Net Kalkınma Hızı (NKH) olarak da bilinir. O halde:

Net Kalkınma Hızı = Brüt Kalkınma Hızı – Nüfus Artış Hızı

yazılabilir. Buna göre;

1. Eğer Büyüme Hızı > Nüfus Artış Hızı ise FBDG düzeyi  artar. (NKH > 0 ),

2. Eğer Büyüme Hızı = Nüfus Artış Hızı ise FBDG düzeyi değişmez. (NKH = 0),

3. Eğer Büyüme Hızı < Nüfus Artış Hızı ise FBDG düzeyi azalır. (NKH < 0). 

Yani büyüme hızının > 0 olması toplumsal refahın arttığı anlamına gelmez.

Refah artışının sağlanıp sağlanmadığını sosyo-ekonomik sınıf farklılıkları, bölüşüm teorisi, kalkınma teorileri, gelir dağılımı adaleti gibi konuları ele almadan konuşmamız oldukça yüzeysel kalacaktır.

***

Bu yazının kaynağı 9 Eylül Üniversitesi Büyüme Teorisi Dersi’nin Hocaları Doç.Dr. İlkin Baray, Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Tunç, Dr. Öğr. Üyesi Başak Karşıyakalı’nın ortak çalışmasıdır ve izinli kullanılmıştır.

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 8 veya 9 adet günlüğüm var.Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olan insanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum..Çoğunlukla neşeli, enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanık ve yalnızlığa susayan bir insan olabiliyorum. İkisi de farklı noktalardan keyifli ve öğretici..Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım.Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan biri olarak; bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanır.
Başa dön tuşu
Kapalı