Kişisel Gelişim

Cici Kız Sendromu Nedir ve Neden Kaçınılması Gereklidir?

Günümüzde birçok insan aslında sevgi ve saygı görmek için kendini paralıyor. Tüm etiket, unvan, mal-mülk-para kavgalarının ardında, sosyal medya savaşlarının temelinde belki de bu açıdan tatmin olma gayesi yatıyor. Ancak işin içine bir de cinsiyetler girince toplumsal öğretiler eşliğinde yaratılan kalıplar bambaşka problemlere de vesile oluyor. Cici Kız Sendromu da bunlardan biri..

Cici Kız Sendromu Nedir?

Yıllar boyunca birçok psikolog ve yazarın belirttiği gibi, küçük kızlarda değer verdiğimiz ve övdüğümüz bazı nitelikler – herkese nazik olmak, hoşgörülü, sessiz ve okulda memnun olmak, vb. – bu kızlar büyüdüğünde kişinin karşısına bir sorun olarak çıkar. Çünkü bu kişiler genellikle çocuklukta öğrenilen cici olma davranış biçimini yetişkinlikte de sürdürme eğilimi gösterirler. Hayır demek istedikleri halde evet derler, haksız eleştiriler ile karşılaşsalar bile susmayı tercih ederler. Cici Kız Sendromunu Psikiyatr Doktor Şafak Nakajima’nın açıkladığı bazı bulgular ve bilgilerle tanımaya çalışalım:

  • Öfkesini bastırır.
  • Bağımlı bir kişilik geliştirir. Pasiftir.
  • Her istenileni yerine getirirse sevileceğine inanır.
  • Çoğu, erkeklerin korumasına ihtiyaç duyduğuna inanır.
  • Erkeğin üstünlüğüne olan inanç, cici kızların yetenek ve başarılarının örtülü kalmasına yol açar.
  • Cici kızlar, hep başkalarını rahat ettirmeye çalıştıklarından ruhen ve bedenen aşırı yorulurlar. Her yere yetişmeleri beklenir ve onlar da buna uğraşır. Kendisini zorlayan talepleri karşılayamadıklarında suçluluk ve utanç duyarlar. Çevreden de suçlamalara maruz kalırlar.
  • Ne yaparlarsa yapsınlar, çabaları kolay kolay takdir görmez.
  • Bu sendrom yaşanılan zamanla ve coğrafya ile farklı bulgular da gösterebilir. Kadını ikinci sınıf insan gibi gören toplumlarda, kadının varlığından ve gücünden korkulur. Dolayısıyla bu toplumlarda kadının kendisi ve varoluşu dışında herkese hizmet etmesi beklenir.

Siz bu bulguları çevrenizde, kendinizde gözlemlediniz mi? Veyahut hayatınızın bir döneminde (veya sürekli olarak) farklı alanlarda bu belirtilere istemli-istemsiz maruz kaldınız mı?

Cici Kız Sendromu Çerçevesinde Cinsiyet Ayrımcılığı

Pek çok korkunun, problemin, kötü ebeveynliğin ardında cinsiyet ayrımcılıkları var. Cinsiyet eşitliği konusu geleceğimiz adına son derece önemli. Ülkemiz için de dünya geneli için de istenen seviyeden çok uzağız. Ben de konuya bildim bileli, çok çok küçük yaşlardan beri kafa yoruyorum.

Sadece Türkiye’de değil, dünyada da pek çok davranış biçimini, insanı inceledim ve buna devam edeceğim. Gördüğüm kadarıyla cinsiyet eşitliği sorununa verilen önem, insani gelişmişlik ve düşünme-sorgulama becerisi ile paralel çoğu zaman. (eğitimle pek alakası yok). Konunun kadın-erkek olmakla değil, insan olmakla alakalı olduğunu, çok farklı insanlarla ve hikayelerle tanışarak, düşünerek anladım. Ve cinsiyet eşitliği sanıldığı gibi salt kadınların dert ettiği bir problem değil. Modernizm maskesi ardına saklanan gizli eriller de var, pasif kalmaktan ve yönetilmekten hoşlanan veya kadın olduğu için sınırı olduğunu düşünen kadınlar da…

Feminizm gibi önemli, değerli ve gerekli bir felsefeyi, yaşam şeklini bilerek çarpıtarak alaşağı eden kadınlar da var erkekler de. Kadın haklarını kadınlardan daha çok savunan erkekler de var. Kadın-erkek ayrımını bilerek körükleyen ve erkekliğe yücelik bahşeden kadınlar da var. Bir gün hep birlikte cinsiyetlerden bağımsız düşünmeyi öğrendiğimizde salt bilimde değil, her alanda daha ileri gidebiliriz. Cici Kız Sendromu Hakkında Psikolog Elena Semerek’in güzel bir videosunu izlemenizi tavsiye ederim:

Göz Atmanızı Öneririz

Kaynaklar

  • Aklın Kutsal Kitabı – Psikiyatr Doktor Şafak Nakajima
  • Are You Suffering From ‘Nice Girl Syndrome’? 5 Symptoms; https://www.inc.com

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.