Tarih

Cardiff Devi Tarihin En Büyük Bilim Destekli Aldatmacasıydı

19. yüzyıl, aldatmacalar için verimli bir dönemdi. Sanayi Devrimi, tıpkı günümüzde internetin yaptığı gibi, insanların yaşamını kökten değiştiriyor; bu da her yeni “keşfin” büyük bir heyecanla karşılanmasına yol açıyordu. Bu ortamda ortaya çıkan Cardiff Devi, zamanla tarihin en büyük bilim destekli aldatmacalarından biri olarak anılacaktı

Yaratılış kitabında da, çok eski dönemlerde yeryüzünde devlerin yaşadığına dair ifadeler yer alır.. Bu tür anlatılar, kutsal metinleri tarihsel gerçekler olarak okuyan kişilerde, devlerin gerçekten var olmuş olabileceği fikrini güçlendirmiştir.

Bu yüzden, devlere ait olduğu öne sürülen her türlü fiziksel buluntu her zaman büyük ilgi uyandırmıştır. 1869 yılının Ekim ayında, devlerin varlığına dair somut bir kanıtın bulunduğu düşünülmeye başlandı.

Cardiff Devi Nasıl Bulundu?

William “Stub” Newell, New York eyaletinde, Syracuse’un hemen güneyinde yer alan Cardiff’te bir çiftliğin sahibiydi. Bir kuyu açtırması gerekiyordu; bu iş için iki adam tuttu ve kazıyı tam olarak nerede yapacaklarını onlara gösterdi.

Çok geçmeden kürekleri, ilk bakışta büyük bir kaya parçası gibi görünen sert bir şeye çarptı. Ancak kazı derinleştikçe, çıplak bir adama ait devasa bir taş figür ortaya çıktı. Bu neydi? Antik bir heykel mi, yoksa gerçek bir devin fosilleşmiş kalıntıları mı?

Cardiff Devi
Cardiff Devinin çıkarılışı

Newell, keşfi kısa sürede kazanca dönüştürdü ve buluşu görmek isteyenlerden elli sent almaya başladı. Binlerce kişi çiftliğe akın etti; ziyaretçiler arasında hararetli tartışmalar başladı. Kimileri bunu İncil’de anlatıldığı gibi devlerin varlığına kanıt sayıyordu. Kimileri ise, geçmişte yaşamış bir uygarlığa ait taş bir oyma olduğunu öne sürüyordu.

Newell için insanların ne düşündüğünün bir önemi yoktu; önemli olan paranın gelmeye devam etmesiydi ve gerçekten de geliyordu. Cardiff Devi, ülkenin dört bir yanından meraklıları ve inançlıları kendine çekiyordu.

Ancak dev, ne taşlaşmış bir insandı ne de antik bir heykel. Yaklaşık yalnızca bir yıllıktı ve tarihin en başarılı aldatmacalarından birinin merkezine yerleşmek üzereydi

Cardiff Devinin ortaya çıkarılmasından sonraki ilk iki hafta içinde 3.000’den fazla kişi onu görmeye geldi.

Cardiff Devi Gerçekte Neydi?

George Hull, zor günler geçiren bir tütün çiftçisiydi ve batıya gidip altın aramayı düşünüyordu. Iowa’ya kadar ulaştı; orada, altından bile daha değerli çıkacak bir şeyle karşılaştı: insan saflığı.

Dev hikâyesi, İncil’de devlerin varlığına inanan bir din adamıyla tesadüfi bir karşılaşmayla şekillendi. Ateist olan Hull, bu inancı gülünç buldu ve hem insanın kolayca inanma eğilimini gözler önüne serecek hem de mali sorunlarını çözecek bir plan kurdu.

O dönemde fosil buluntuları büyük ilgi görüyordu.Hull da, taşlaşmış ağaçlara aşinaydı; bu nedenle, taşlaşmış bir insanın bulunmasının, büyük bir heyecan yaratacağını ve aldatmaca ortaya çıktığında onlarla alay etme fırsatı sunacağını düşündü.

Iowa’daki bir ocaktan büyük bir alçıtaşı bloğu satın aldı ve bunu, sırrı saklaması şartıyla Chicago’daki bir taş ustasına gönderdi. Ustadan, bir erkek figürü yontmasını istedi. Heykel tamamlandıktan sonra Hull, insan derisindeki gözenekleri taklit etmek için yüzeyi iğnelerle küçük küçük deldi.

Ardından alçıtaşını kum, mürekkep ve asitle aşındırarak ona eski bir görünüm verdi. Asitle çözünen yerlere işleyen mürekkep, damarları andıran çizgiler oluşturdu ve heykelin gerçekten taşlaşmış bir bedene ait olduğu izlenimini güçlendirdi.

Hull daha sonra kuzeni Newell’e gitti. Newell, elde edilecek kazançtan pay almak koşuluyla hemen kabul etti ve aldatmaca başlamış oldu.

Bilim insanları da bu bulguya ilgi gösterdi ve kısa sürede, organik dokuların yerini minerallerin almasıyla gerçekleşen taşlaşma sürecinin bu örnekte söz konusu olamayacağı sonucuna vardı. Ancak bunun bir önemi olmadı; insanlar inanılmaz olana inanmayı tercih ediyordu.

Aldatmacanın Anlaşılması

Hull, sonunda devi David Hannum’un başını çektiği bir grup iş insanına sattı. Bu grup daha sonra, pek çok aldatmacasıyla tanınan ünlü gösterici ve organizatör P. T. Barnum’dan bir teklif aldı. Devi satın alma teklifi reddedilince Barnum, alçı ve kâğıt hamurundan bir kopya yaptırdı ve bunu New York’ta sergileyerek onun asıl eser olduğunu iddia etti.

19. yüzyılın sonlarında taklitçiler çoğaldı. Görselde gördüğünüz bu dev de, İrlanda’dan

Barnum’un sahte devi, asıl Cardiff Devi’nden bile daha fazla ilgi çekti. Bu durum, kısa süre içinde başka kopyaların da ortaya çıkmasına neden oldu. Ülke genelinde sergilenen bu kopyalar, hem halkın hem de basının dikkatini çekmeye devam etti. 1870 yılına gelindiğinde, dev aldatmacası Chicago’lu heykeltıraşın gerçeği itiraf etmesiyle nihayet sona erdi.

1947’de Cardiff Devi New York’a döndü. Ziyaretçiler, bugün Cooperstown Çiftçi Müzesi’ndeki Cardiff Giant’a hayranlıkla bakıyor. B

Bugün Cardiff Devi, New York eyaletindeki Cooperstown’da bulunan Farmers’ Museum’da sergilenmektedir. Heykel, George Hull’un dev sahtekârlığıyla halkın kandırıldığı dönemde olduğu gibi, insan saflığının günümüzde de varlığını sürdürdüğünü hatırlatan bir simge işlevi görmektedir.


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir