Mühendislik ve Teknoloji

Trafik Işıkları Neden Kırmızı, Sarı ve Yeşildir? Trafik Işıklarının Tarihi

Dünyanın bir çok yerinde trafik ışıkları bize aynı mesajı verir: Kırmızı dur, sarı yavaşla ve yeşil devam et. Peki neden başka renkler değil de bu üç renk seçilmiştir? Üç renk arasından kırmızı muhtemelen en basit açıklamaya sahip olandır. Arabalar ve hatta trenler var olmadan çok önce de, kırmızı renk tehlikeyi belirtmek için kullanılmıştır. Bilim insanları kırmızıdan kaçınmanın veya varlığında itaatkar davranmanın, kalıtsal bir psikolojik yatkınlıktan kaynaklandığını düşünmektedir. Daha da önemlisi, kırmızı renk spektrumundaki en uzun dalga boyuna sahiptir. Bu da onun daha uzak mesafelerden görülebilmesi anlamına gelmektedir. Ancak diğer renkleri açıklamak bu kadar kolay değil. Aslında bu renkler de deneme yanılma mantığı ile bugünkü biçimini almış durumda.

Günümüzde trafik ışıklarının amacı otomobillerin akışını düzenlemek olsa da aslında fikir otomobiller icat edilmeden çok önce 1800’lerde ortaya çıktı. 1830’larda yeşil ışık “ikaz”, beyaz ışık “geç”, kırmızı ışık ise “dur” anlamında, demiryollarında kullanılıyordu. Fakat beyaz ışıklı lambalar çevredeki diğer lambalarla karıştırılıyordu. Bu nedenle trafik ışıklarında beyaz kullanılmasından vazgeçildi.

10 Aralık 1868’de gazla aydınlatılan ilk trafik ışıkları Londra’daki Parlamento Binası’nın dışına yerleştirildi. İngiliz demiryolu mühendisi J.P Knight tarafından geliştirilen sistem bölgedeki at arabalarının trafiğini kontrol etmek ve yayaların yolları güvenli bir şekilde geçmesini sağlamak için tasarlandı.

Gazla çalışan bu ışıklar semafor kollar adı verilen bir mekanizma yardımı ile çalışıyordu. Bu kollar gündüzleri bir polis memuru tarafından araçları yönlendirmek için kullanılıyordu. O dönemde de kırmızı ışık tehlike anlamında durmak için kullanılırken, yeşil daha güven verici bir renk olduğu için geç anlamına geliyordu. Ancak gazla aydınlatılan trafik ışıklarının kullanımı patlama riskleri barındırdıkları için tamamen güvenli değildi.

İlk Elektrikli Trafik Işıkları

1900’lerin başında dünya sanayileşme sürecine geçtikçe şehirler daha kalabalık hale geldi. Dahası, otomobillerin icadıyla yollardaki trafik önemli ölçüde arttı. Bu nedenle daha kullanışla bir trafik akışı düzenleme sistemine ihtiyaç duyuldu. 1912’de, Amerikalı bir polis memuru Lester Wire, ilk elektrikli trafik ışığı fikrini ortaya attı. Bu ışıklar ilk olarak Cleveland, Ohio’da 5 Ağustos 1914’te kullanıldı. Günümüzde kullandığımız modern sistem hala Wire’ın orijinal sistemiyle aynı prensipte çalışıyor. Tek bir farkı vardı. O dönemde sarı ışık yerine, sinyalin yakında değişeceğini belirtmek için bir zil sesi kullanılıyordu.

1920 yılında, Michigan, Detroit’teki William Potts adlı bir polis memuru, ilk dört yönlü ve üç renkli trafik ışıklarını icat etti. Kırmızı ve yeşilin yanı sıra üçüncü bir renk olarak sarı tanıtıldı. Detroit, bu sistemi uygulayan ilk şehir oldu. Üçüncü bir “uyarı” ışığına sahip olma fikri, 1923 yılında mucit işadamı Garrett Augustus Morgan, Sr. tarafından da patentlendi. 1920’lerde, dünyanın dört bir yanındaki büyük şehirlere otomatik trafik ışıkları yerleştirilmeye başlandı.

Belirli aralıklar ışıklarını değiştiren otomatik trafik sinyalleri büyük bir başarıydı. Ancak bu durum da ihtiyaç olmasa bile ışığın kırmızı yanması ve gereksiz araç beklemelerine yol açması nedeniyle bir revizyona ihtiyaç duydu. Bunun üzerine Charles Adler Jr. adlı bir mucit, araçların korna çalmasını algılayabilen ve buna göre sinyalleri değiştirebilen bir sinyalizasyon fikrini ortaya attı. Ancak, gereksiz yere korna çalınması fikri bir yeni gürültü kaynağı yaratınca bu fikirden de neyse ki vazgeçildi.

Trafik Işıklarının Modernleşmesi

1960’larda bilgisayarların icadıyla yeni bir dönem başladı. 1990’larda ışıklara geri sayım sayacı eklendi. Sonrasında tüm dünyadaki trafik izlenebilir, hangi şehirde sıkışıklık yaşandığı gözlemlenebilir ve yoğunluğa göre sinyalizasyon ayarlanabilir hale geldi. Yakın bir gelecekte bizi başka yeniliklerde bekliyor.

Örneğin trafik ışıkları sizin akıllı otomobiliniz ile iletişim kurabilecek ve sizi önceden uyarabilecek. Akıllı ışıklar kavşaklara yerleştirilen sensörlerden bilgi toplayacak ve ışık zamanlamasını düzenli olarak güncelleyebilecek. Aynı zamanda geçen araçlar ile iletişim kurabilecek ve onlara ileride ne beklediği hakkında bilgi verebilecek. Kısacası trafik ışıkları da giderek modernleşiyor, ancak elbette tüm başarısı ya da başarısızlıkları sizlerin kurallara ne kadar bağlı olduğunuz ile hala ilişkili.

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu