
Dihidrojen monoksit renksiz, kokusuz ve tatsız bir kimyasal bileşiktir. Her yıl çok sayıda insanın ölümünde rol oynar. Solunması boğulmaya, gaz hâli ciddi yanıklara neden olur. Toprak erozyonunu hızlandırır, metalleri aşındırır ve asit yağmurlarının temel bileşenlerinden biridir.
Bu madde fırtınaların oluşumuna katkıda bulunur, sanayide çözücü olarak kullanılır ve nükleer santrallerin çalışmasında önemli rol oynar. Buna rağmen hükûmetler onu yasaklamaz. Üstelik üreticiler bu kimyasalı yiyecek ve içeceklere hiçbir uyarı etiketi koymadan ekler.
Bütün bunlar size ürkütücü geldiyse yalnız değilsiniz. Ancak gözden kaçırdığınız küçük bir ayrıntı var. Dihidrojen monoksit, bildiğimiz sudan başka bir şey değildir.
Dihidrojen Monoksit Nedir?
Suyun kimyasal formülü H₂O’dur. Bir su molekülü iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşur. “Dihidrojen” iki hidrojen atomunu, “monoksit” ise bir oksijen atomunu ifade eder. Dolayısıyla dihidrojen monoksit adı yalnızca molekülün bileşimini tarif eder.
Dihidrojen monoksit şakası, tanıdık bir maddeye alışılmadık bir ad vererek onu yabancı ve tehlikeli göstermeye dayanır. Çünkü uzun ve teknik bir kimyasal adla karşılaştığımızda, söz konusu maddenin laboratuvarda üretilmiş zararlı bir bileşik olduğunu düşünmeye eğilim gösterebiliriz.

Çevremizdeki her şey kimyasal maddelerden oluşur. Bu nedenle bir maddenin adının uzun, yabancı ya da telaffuz edilmesi zor olması, onun tehlikeli olduğu anlamına gelmez.
Örneğin size bütanol, izoamil alkol, heksanol, tanen, benzil alkol, kafein, geraniol, kuersetin, çeşitli inorganik tuzlar ve su içeren bir sıvıyı içip içmeyeceğiniz sorulsa büyük olasılıkla tereddüt ederdiniz. Bu liste ilk bakışta tehlikeli bir laboratuvar karışımını andırıyor. Oysa sayılan maddeler, bir fincan çayda bulunan çok sayıdaki bileşenden yalnızca birkaçıdır.
Dihidrojen monoksit gerçekten solunduğunda ölümcüldür. Çünkü akciğerlere giren su boğulmaya neden olur. Gaz hâlindeki suyun, yani sıcak su buharının, ciltte ciddi yanıklara yol açması da doğrudur. Buradaki tehlike suyun kimyasal bileşiminden değil, sıcaklığından kaynaklanır.
“Asit yağmurlarının temel bileşenidir” cümlesi de doğrudur. Sonuçta yağmur büyük ölçüde sudan oluşur. Ancak asit yağmuruna yol açan maddeler suyun kendisi değil, atmosferde suyla tepkimeye giren başta kükürt dioksit ve azot oksitler olmak üzere çeşitli kirleticilerdir.

Ancak bu cümlelerin bir araya getirilme biçimi yanıltıcıdır. Yalnızca korkutucu özellikler seçilir, gerekli açıklamalar çıkarılırsa okuyan kişinin endişeye kapılması çok da olağan dışı bir durum değildir.
Dihidrojen Monoksit Uyarıları Nasıl Başladı?
Aslında her şey 1983 yılında Michigan Durand’daki yerel bir gazetede 1 Nisan şakası olarak başladı. Yerel Durand Express gazetesi, kasabanın su borularında “dihidrojen oksit” bulunduğunu yazdı. Haberde bu maddenin solunduğunda öldürücü olabileceği ve buharının deride kabarcıklara yol açabileceği belirtiliyordu.
Şaka 1989 ve 1990 yıllarında Kaliforniya Üniversitesi Santa Cruz kampüsünde yeniden ortaya çıktı. Öğrenciler, dihidrojen monoksit kirliliğine karşı uyarılar içeren bildiriler dağıttı. Daha sonra “Dihidrojen Monoksiti Yasaklama Koalisyonu” adında hayalî bir kuruluş oluşturuldu. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte bu metinler çok daha geniş kitlelere ulaştı.

Dihidrojen monoksit şakası, 1997 yılında 14 yaşındaki Nathan Zohner’ın hazırladığı bilim fuarı projesi sayesinde geniş ölçüde tanındı.
Zohner, Idaho Falls’taki Eagle Rock Ortaokulunda okuyordu. “Ne Kadar Kolay Kandırılıyoruz?” adını verdiği projesinde dihidrojen monoksitin sözde tehlikelerini anlatan bir metin hazırladı. Ardından 50 öğrenciye bu maddenin yasaklanıp yasaklanmaması gerektiğini sordu.
Öğrencilerin 43’ü yasağı destekledi. Altısı karar veremedi. Yalnızca bir öğrenci dihidrojen monoksitin su olduğunu fark etti. Zohner bu çalışmasıyla bilim fuarında birincilik kazandı.
Ancak herşey bu kadarla da kalmadı. 2004 yılında Kaliforniya’daki Aliso Viejo kentinin yöneticileri, polistiren köpük bardakların üretiminde dihidrojen monoksit kullanıldığı bilgisini içeren bir rapor hazırladı. Kent yönetimi bu bardakların belediye etkinliklerinde yasaklanmasını değerlendirmeye başladı.

Görevliler daha sonra dihidrojen monoksitin su olduğunu fark etti ve öneri oylamaya sunulmadan geri çekildi. Olayın ardından kent yetkilileri yeterli araştırma yapılmadığını kabul etti.
Dihidrojen Monoksit Şakasından Ne Öğrenebiliriz?
Dihidrojen monoksit örneği, bilimsel terimlerin ve bağlamından koparılmış doğru bilgilerin insanları ne kadar kolay yanıltabileceğini gösterir. Bir iddianın teknik sözcüklerle ifade edilmesi, onun bilimsel olduğu anlamına gelmez. Asıl önemli olan, iddianın hangi kanıtlara dayandığını, hangi bilgileri dışarıda bıraktığını ve bizi hangi sonuca yönlendirmeye çalıştığını sorgulamaktır.
Biraz şüphecilik, temel araştırma becerileri ve güvenilir kaynaklara başvurma alışkanlığı, yanıltıcı argümanları fark etmemizi büyük ölçüde kolaylaştırır. Bu nedenle karşımıza korkutucu bir kimyasal adı ya da çarpıcı bir sağlık iddiası çıktığında, hemen inanmak yerine önce durup düşünmek gerekir.
Dihidrojen monoksit korkulması gereken gizemli bir madde değil, yaşamın temel bileşeni olan sudur. Onu içmeyi elbette ihmal etmemeliyiz. Ancak bu şakanın asıl hatırlattığı şey, yanlış bilgi karşısındaki en güçlü aracımızın bilimsel yöntem olduğudur.
İlgili yazı: Bilimsel Yöntem: Evrenin Sırlarını Çözmek İçin En Etkili Aracımız
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- The 14-Year-Old Who Convinced People to Ban Dihydrogen Monoxide. Yayınlanma tarihi: 17 Temmuz 2017; Bağlantı: The 14-Year-Old Who Convinced People to Ban Dihydrogen Monoxide/
- Something in the dihydrogen monoxide. Kaynak site: Guardian. Yayınlanma tarihi: 24 Mart 2004. Bağlantı:. Something in the dihydrogen monoxide.
Matematiksel



