
1930’ların sürrealist sanat hareketinin önde gelen isimlerinden Salvador Dalí, avangart resimleriyle sanat dünyasında kalıcı bir etki yarattı. Bu eserlerden biri de 1937’de yaptığı Narcissus’un Metamorfozu adlı tablodur.
Günümüzde Londra’daki Tate Modern’de sergilenen eser, ilk bakışta anlattığı hikâyeyi hemen ele vermez. Ancak tabloya ve içerdiği simgelere daha yakından bakıldığında, Antik Yunan’daki Narcissus mitinin neredeyse bütünüyle resme aktarıldığı görülür.
Mitolojide Narcissus Kimdir?
Mitolojide Narcissus, güzelliğiyle ünlenen genç bir avcıdır. Kendisine âşık olanları sürekli geri çevirir; bunlardan biri de dağ perisi Echo’dur. Narcissus’un sevgisine karşılık bulamayan Echo giderek tükenir ve geriye yalnızca sesi kalır.

Narcissus’un başkalarına karşı duyarsızlığı sonunda cezalandırılır. Bir gün suyun yüzeyinde kendi yansımasını görür ve karşısındaki kişinin kendisi olduğunu anlamadan bu görüntüye âşık olur. Ona ulaşmaya çalıştıkça yansıma kaybolur; uzaklaştığında yeniden belirir. Narcissus sonunda bu ulaşılamaz aşktan kurtulamaz ve yaşamını yitirir.
Efsanenin sonunda Narcissus’un bulunduğu yerde bir nergis çiçeği açar. Böylece hikâye yalnızca kendine duyulan aşkla değil, aynı zamanda dönüşüm fikriyle de tamamlanır. Dalí’nin Narcissus’un Metamorfozu tablosunun temelini oluşturan anlatı da budur.
Nergis Metamorfozu Bize Ne Anlatıyor?
Narcissus’un hikâyesi, Dalí’den yüzyıllar önce de sanatçıların ilgisini çekmişti. Pompeii’deki duvar resimlerinden Caravaggio’ya ve Poussin’e kadar birçok sanatçı, Narcissus’u su yüzeyindeki yansımasına bakarken resmetti. Bu eserlerde anlatının merkezinde genellikle Narcissus ile aynadaki görüntüsü arasındaki ilişki yer alıyordu.

Dalí, Narcissus mitini alışılmış biçimde resmetmek yerine dönüşümün kendisini tablonun yapısına taşıdı. Solda başını dizine eğmiş Narcissus’un bedeni, sağda ise aynı dış hatları tekrarlayan taşlaşmış bir el vardır. Elin tuttuğu yumurtadan bir nergis çiçeği çıkar. Böylece Ovidius’un anlattığı dönüşüm, iki görüntü arasındaki benzerlik üzerinden resmin içinde gerçekleşir.
Bu görsel oyun, Dalí’nin 1930’ların başından itibaren geliştirdiği paranoyak-eleştirel yöntemin tipik bir örneğidir. Yöntem, aynı biçimlerin birden fazla görüntü olarak algılanmasına dayanır. Dalí, 1937’de tabloyla aynı adı taşıyan bir şiir de yayımladı ve iki eserin birlikte değerlendirilmesini istedi.
Narcissus’un Metamorfozu aynı zamanda Dalí’nin psikanalize duyduğu ilgiyi de yansıtır. Narcissus miti Freud’un narsisizm kavramıyla doğal bir bağ kurarken, Dalí şiirin sonunda dönüşümü Gala’ya bağlar. Gala burada yalnızca bir ilham kaynağı değil, Narcissus’un ölümünden sonra ortaya çıkan “yeni Narcissus” olarak karşımıza çıkar.
Salvador Dali ve Sigmund Freud Buluşması Nasıl Gerçekleşti?
Dalí, öğrencilik yıllarından itibaren Sigmund Freud’un yazılarına büyük ilgi duyuyordu. Özellikle Rüyaların Yorumu, onun rüyalar, bilinçdışı ve insan zihninin karanlık yönlerine duyduğu ilgiyi derinden etkiledi. Dalí yıllarca Freud’la tanışmayı istedi ve sonunda bu fırsatı 19 Temmuz 1938’de Londra’da buldu.
Buluşmayı, ortak arkadaşları olan yazar Stefan Zweig ayarladı. Dalí görüşmeye giderken yanında Narcissus’un Metamorfozu tablosunu ve paranoya üzerine yazdığı bir metni de götürdü. Freud’un kendisini yalnızca bir ressam olarak değil, fikirleri ciddiye alınması gereken bir düşünür olarak da görmesini istiyordu.

Freud bu sırada sürrealistlere pek yakın değildi. Ancak Dalí ile karşılaşması fikrini bir ölçüde değiştirdi. Görüşmeden sonra Zweig’a yazdığı mektupta, daha önce sürrealistleri büyük ölçüde “kaçıklar” olarak gördüğünü, buna karşılık Dalí’nin teknik ustalığının ve yoğun kişiliğinin kendisini yeniden düşünmeye ittiğini yazdı.
Dalí açısından ise buluşma yıllardır hayalini kurduğu kadar sıcak geçmedi. Freud onu dikkatle gözlemledi; Dalí de bu ilgiyi, kendisinin adeta incelenen bir vaka gibi görülmesi şeklinde yorumladı. Buna rağmen görüşme, Freud’un sürrealizme bakışında küçük ama dikkat çekici bir değişim yarattı.
Dalí ile Freud bir daha görüşmedi. Ancak bu kısa karşılaşma, Narcissus’un Metamorfozu ile Dalí’nin psikanalize duyduğu ilgi arasında somut bir bağ kurması bakımından önemini korudu.
Görüşme sırasında Dalí’ye Freud’un portresini çizme fırsatı da verildi. Sanatçının bu buluşma sırasında yaptığı Freud çizimleri bugün Gala-Salvador Dalí Vakfı’nın koleksiyonunda yer alıyor.
Okuma Önerisi: Sürrealizm (Gerçeküstücülük): Bilinçdışı Zihnin Sanatı Dünyayı Nasıl Etkiledi?
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Freud, Dalí and the Metamorphosis of Narcissus; Yayınlanma tarihi: 24 Şubat 2019; Bağlantı: https://www.freud.org
- Lesso, Rosie. “What Happened When Salvador Dali Met Sigmund Freud?” TheCollector.com, November 16, 2022, https://www.thecollector.com/when-salvador-dali-met-sigmund-freud/.
- Upadhya, Toya. (2024). Relocation of Greek Myth in Salvador Dali’s Painting Metamorphosis of Narcissus. Contemporary Research: An Interdisciplinary Academic Journal. 7. 217-227. 10.3126/craiaj.v7i2.72168.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



