İLHAM VERENLER

Sanatın Dahisi Salvador Dali ve Narcissus’un Metamorfozu

Metapmorphosis of Narcissus yani Narcissus’un Metamorfozu.. İspanyol sürrealist Salvador Dali’nin Tate Modern’de sergilenen paranoyak-kritik döneminin parçası 1937 tarihli eseri..

Narcissus, bugün etimolojik olarak Fransızca narcissisme yani “kendini sevme hastalığı” olarak bilinen narsisizm kelimesinin temsili olan Yunan mitolojisine ait bir karakter.

Yani narsisizm kelimesinin bu mitolojik karaktere dayandığı biliniyor. (TDK’ya göre narsisizm: özseverlik)

Peki kim bu Narcissus?

Çok güzel bir peri kızı olan Echo, bir gün Narcissus adında son derece yakışıklı bir avcı görür. Echo bu genç avcıya ilk görüşte vurulur. Ancak Narcissus bu sevgiye karşılık vermez ve peri kızını umursamayarak yanından uzaklaşır.

Echo bu durum karşısında platonik şekilde kara sevdaya düşer. Günden güne erir ve sonunda da içine kapanarak ölür. Echo’nun vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda yankılara dönüşür.

Narcissus, aşkına karşılık vermediği Echo adlı perinin aşkından ölmesine sebep olur ama ne tesadüf ki kendisi de havuzdaki “yansımasına” aşık olup kara sevdaya tutulur. Gözlerini asla kendinden alamaz ve kendi güzelliğine tapar.

Narcissus kendine erişmeye çalışırken Tanrıları çok kızdırır. Sonunda da Tanrılar Narcissus’u bir çiçek olarak ölümsüzleştirir.

Narcissus

Ovid olarak da bilinen Publius Ovidius Naso isimli Romalı kanonik (Yunanca kanun, kural) şairin Metamorphoses eserinden aktarılan bu mitolojik öykü aslında günümüzde de pek çok farklı Narcissus’larla yeniden yazılıyor.

Nergis çiçeğinin (fulya, zerrinkadeh, zerrin) ve narsisizmin mitolojik bir geçmişi olan bu hikayenin günümüzdeki Karaburun’da Mimas Dağı’nda geçtiği söylenir. (Karaburun’un mitolojik adı Rüzgarlı Mimas veya Akdağ olarak geçiyor.)

Aşağıda göreceğiniz eser de Salvador Dali’nin sürreal bakış açısıyla bu mitolojik hikayeyi yorumlamış halidir. Yani Metamorphosis of Narcissus..

Salvador Dali’nin sevenlerinden biri olarak hikayeyi bu eserle daha çok sevdim.

Dali sürrealizmine yakışacak şekilde eserinde yansımalı çift görüntüler kullanmış. Eserdeki aynalama üslubunun, Dali’nin halisünasyona ilgisinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Başta heykel formunda çaresizce kendine kavuşmayı beklerken taşlaşmış gibi gördüğüm ve başını dizine koymuş gibi algıladığım Narcissus, aslında gri el formatının (elinde yumurtayı tutan) yansımasından ibaret.

Yani karşılıklı iki el var ortada. Bu iki el de nergis çiçeğine dönüşen Narcissus’u parmaklarının arasında tutuyor. Ancak gri elde çiçeği daha net görebiliyoruz. Bu ellerin daha sarı görüneninde nergis çiçeği yani Narcissus’un metaforu ölü iken gri de yeni doğan gibi..

Narcissus’un varlığını ve yokluğunu temsil eden eller, bir taraftan Dali’nin kendisi ve büyük aşkı Gala’yı anlatıyor. Yani ikilinin çalkantılı ve sıra dışı ilişkilerinin Dali tarafından ölüm ve yaşamı temsil ettiği düşünülüyor. Öyle ki Dali kadar umarsız ve bağımsız gözüken bir sanatçı, büyük aşkı Gala’ya ithafen şu dizeleri vurguluyor:

Gala’nın acısından

-ki benim acımdır

Gala’nın ölümünden

-ki benim ölümümdür

Başka hiçbir şey hayatıma dokunamaz..

Eserde belirgin şekilde aynalanan ikili figürler dışında arka planda çok küçük şekilde çizilmiş insan grupları, heykeller, hayvanlar var.

Dali’nin eseriyle ilgili yazdığı şiire göre arkada gördüğümüz geri çekilen kara buluttaki bölünmenin altında baharın görünmez ölçeği gökyüzüne salınıyor..

Yüksek dağdaki kar tanrısı, minerallerin dışavurumcu çığlıkları arasında yüksek sesle yok olan arzuyla erimeye başlıyor.. Tanrısallığının kaybıyla birlikte tüm yüksek plato kendini dışarı döküyor ve ölü ağırlığı yükseliyor.

Dali’nin Metamorphosis of Narcissus’u salt bilinç ile değil hatta çoğunlukla bilinç dışı ile oluşturduğu düşünülüyor. Sigmund Freud’un psikanaliz kuramında geliştirilen bilinç dışı kavramı, görülen bilinç durumlarının gerisinde çok daha derinde ve görünmez bir bölgede işleyen başka bir yapıdır.. Salvador Dali’yi özellikle bir sürrealist olarak ilgilendiren bölüm de bu bilinç dışılık oluyor..

Bilinç kısmı sadece çizimi yaparken işine yaramış olsa gerek..

**

Psikanalizin kurucusu Freud’un dahi Narkissos’u psikoseksüel gelişim teorisine katması ve Salvador Dali’nin büyük bir Freud hayranı olması; eserin Freud bakış açısıyla çok derin incelemesinin yapılabileceğinin göstergesi.. Zaten kendisi de eseri yaptıktan sonra hayranı olduğu Freud’un peşine düşmüştü.

1938’de, birkaç denemeden sonra, Dali nihayet kahramanı Freud ile tanıştı. Toplantı, Edward James ve Stefan Zweig tarafından gerçekleştirildi. Dali, resminin Freud’un narsisizmin psikanalitik kuramının tartışmasına katılmasını umuyordu.

Dali, klasik sürrealistlerin izinden giderek bilinçaltının dışavurumuyla ilgilendiği için Freud’un yazılarını, kitaplarını pür dikkat okuyordu. Freud ise onu bu denli seven Dali’yi “içten ve fanatik” olarak tanımlıyor ve “gözlerinin büyüleyici bir dünyayı keşfettiğini” düşünüyordu.

Dali’ye ziyaret sırasında Freud’u çizme izni de verildi. Bu çizimler Ressam Salvador Dali tarafından kurulan özel bir kültürel kurum olan Gala-Salvador Dali Vakfı’nda sergileniyor.

Freud Portresi- Salvador Dali

BONUS: ARA GÜLER VE SALVADOR DALİ

Kaynaklar

* https://www.freud.org.uk/exhibitions/freud-dali-and-the-metamorphosis-of-narcissus/

* https://theculturetrip.com/europe/united-kingdom/england/london/articles/a-surreal-greek-myth/

* https://indigodergisi.com/2010/03/kaos-ve-mitoloji-4-narcissusun-donusumu/

* https://henitalks.com/talks/narcissus/#

* https://gulsahmeralozgur.dr.tr/narsisizm-namidiger-bensevi/

* https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/753794

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu