Matematik

Ondalık Sayılar Neden Bazı Ülkelerde Nokta, Bazılarında Virgül ile Gösterilir?

Bugün sayıları ondalık kesirlerle yazmak bize son derece doğal gelir. Örneğin π sayısının yaklaşık değerini 3,14159 olarak yazarız. Ancak matematik öğrenen herkesin aklına er ya da geç şu soru gelir: Ondalık sayılar neden bazı ülkelerde nokta, bazılarında ise virgül ile yazılıyor?

Bu farklılığın izini sürmek için matematik tarihine bakmak gerekir. Çünkü ondalık gösterim bir anda ortaya çıkmadı. İnsanlar yüzyıllar boyunca en hassas hesaplamaları 60 tabanına dayanan kesirlerle yaptı. Bu, Babil bilginlerinden kalan bir mirastı ve gökbilimciler bu sistemi Babil döneminden çok sonra bile kullanmayı sürdürdü. Bugün açı ölçmek için kullandığımız derece, dakika ve saniye gibi birimler de bizi hâlâ o eski geleneğe götürür.

Ondalık Sayılar İle Nasıl Tanıştık?

Ondalık kesirlere dayalı hesaplamalara geçiş ise yavaş ve kademeli oldu. Bu fikri ilk deneyenlerin Hintli matematikçiler olduğu anlaşılıyor. Ancak bu fikrin kökenine ilişkin izini sürebildiğimiz en eski kaynak, Şam ve Bağdat’ta çalışan Ebu’l-Hasan Ahmed bin İbrahim el-Uklîdisî’ye aittir.

El-Uklîdisî, yaklaşık 952 yılında Şam’da yazdığı Kitab el-Fusûl fi el-Hisâb el-Hindî adlı eserinde ondalık kesirlerin kullanımına ilişkin ilk somut örnekleri verdi. Hint Aritmetiği Üzerine Bölümler Kitabı olarak çevrilebilecek bu eser, Arap aritmetiğini açıklayan günümüze ulaşmış en eski kitap olma özelliğini de taşır. Ancak bugün bilinen tek nüshası 1186 yılına aittir.

El-Uklîdisî’nin yazdığı en eski Arapça aritmetik kitabından bir parça. Ondalık ayırıcı, onuncu satırın en solunda, 9 rakamının üzerinde görülebilir.
Kaynak: The Story of Hindu-Arabic Arithmetic as Told in Kitāb al-Fuṣūl fī al-Ḥisāb al-Hindī, Springer, Berlin, 2013.

El-Uklîdisî’nin yaşadığı 10. yüzyılda Avrupa’daki matematikçiler henüz basamak değerine dayalı sayı sistemiyle tanışmamıştı. Buna rağmen onun kullandığı gösterim modern ondalık gösterime şaşırtıcı derecede yakındı. Rakamları yan yana yazar, ondalık işaretinin yerini ise kesirli kısmın ilk rakamının üzerine koyduğu küçük bir vurgu işaretiyle belirtirdi. Örneğin π sayısının değerini 31̇4159 biçiminde yazardı.

Bugünden bakınca bu önemli bir yenilikti. Yine de el-Uklîdisî eserinde ondalık kesirlere çok fazla yer ayırmadı. Daha sonraki metinleri kopyalayan kişiler de ondalık işaretinin yerini gösteren bu küçük işareti çoğu zaman koymadı. Bu durum açıklamaların hatalı görünmesine yol açtı.

Buna rağmen el-Uklîdisî’nin ondalık kesirleri doğru biçimde kullandığı açıktır. Örneğin bir sayıyı 10’a bölmek için ondalık işaretini bir basamak sola kaydırıyordu. Ne yazık ki el-Uklîdisî hakkında çok az şey biliyoruz. Hakkında kesin bildiğimiz tek şey 920 ile 980 yılları arasında yaşağıdır.

Matematik tarihinde bazı fikirler, farklı dönemlerde yeniden keşfedilir. El-Uklîdisî’nin ondalık gösterimi de bunlardan biriydi. Kendisinden sonra birkaç Arap matematikçi bu yöntemi kullansa da gösterim zamanla unutuldu. Bu nedenle Avrupalı matematikçiler ondalık sayıları yazmak için farklı gösterimler denedi.

Ondalık Sayıları Nasıl Göstermeliyiz?

Ondalık işareti kullanmadan işlem yapmanın en basit yolu, tüm hesapları tam sayılarla yürütmek ve virgülün nerede durduğunu akılda tutmaktır. Örneğin 32,50 TL ile 15,10 TL’yi toplamak istediğimizi düşünelim. Bu tutarları kuruş cinsinden yazarsak 3250 ile 1510’u toplarız. Sonuç 4760 kuruştur. Virgülü yeniden yerine koyduğumuzda bu değer 47,60 TL olur.

Avrupalı bazı bilim insanları ve matematikçiler buna benzer bir gösterim kullandı. Bu yöntemde 32,50 ve 15,10 gibi sayılar 3250 (2) ve 1510 (2) biçiminde yazılırdı. Parantez içindeki 2, virgülden sonra iki basamak geldiğini gösterirdi.

Bir başka yöntem, tam sayı kısmı ile kesirli kısmı ayırmak için dikey bir çizgi kullanmaktı. Örneğin 3,14159 sayısı 3|14159 biçiminde yazılıyordu. Fransız matematikçi François Viète, 1579’a kadar bu gösterimi kullanan isimlerden biriydi.

İngiliz matematikçi William Oughtred da aynı dikey çizgiyi kullandı ve bu işarete “ayırıcı” anlamına gelen separatrix adını verdi. Ünlü gökbilimci Johannes Kepler ise hesaplarında çizgi yerine açılış parantezi kullandı. Bu nedenle 3,14159 sayısını 3(14159 biçiminde yazıyordu.

Ondalık sayılar için Avrupa’da kullanılan en ilginç gösterimlerden biri Simon Stevin’e aitti. Stevin, 1585 yılında yayımlanan De Thiende adlı kitabında ondalık sayılarla işlem yapmayı sistemli biçimde anlattı. Bu kitap, ondalık kesirlerin Avrupa’da yaygınlaşmasında önemli rol oynadı.

Stevin’in yöntemi bugünkü ondalık gösterimden farklıydı. O, tam kısım ile kesirli kısmı ayırmak için nokta ya da virgül kullanmıyordu. Bunun yerine sayının basamaklarını yan yana yazıyor, ardından her basamağın hangi değere karşılık geldiğini küçük işaretlerle gösteriyordu.

Nokta mı, Virgül mü Tartışmasına Son Nokta?

Stevin çoğu zaman ondalık noktanın mucidi olarak anılır. Fakat teknik olarak bu doğru değildir. Çünkü Stevin, tam kısım ile kesirli kısmı ayırmak için bugünkü anlamda bir nokta kullanmadı. Onun asıl katkısı, ondalık kesirlerle işlem yapmayı kolaylaştırmasıydı.

Stevin’in gösterimini sadeleştiren kişi, logaritmaların mucidi John Napier oldu. Napier, tam sayı kısmı ile kesirli kısmı nokta ya da virgülle ayırmayı önerdi. Bu gösterimi, 1617’de yayımlanan ve matematik tarihinde etkili bir yere sahip olan Rhabdologia adlı kitabında kullandı.

Rhabdologia’nın İngilizce çevirisinden bir bölüm. Görselde 10000000.04 ve 25.803 ondalık sayıları görülüyor.
Kaynak: The Construction of the Wonderful Canon of Logarithms, William Rae Macdonald çevirisi, 1889. Internet Archive

Napier bunu bilmiyordu, ancak aslında yaklaşık altı yüz yıl önce el-Uklîdisî’nin kullandığı gösterime çok yakın bir yönteme geri dönüyordu. Yine de Stevin’in gösterimi bir anda ortadan kalkmadı. Bazı yazarlar onu 18. yüzyılda bile kullanmayı sürdürdü.

Ondalık noktanın tüm dünyada ortak bir standart hâline gelmesini zorlaştıran bir neden daha vardı. Avrupa kıtasında Gottfried Leibniz, iki sayının çarpımını göstermek için noktayı yaygınlaştırmıştı. Bu nedenle Almanya’da karışıklığı önlemek amacıyla ondalık ayırıcı olarak virgül kullanılmaya başlandı.

Zamanla İngiltere ve bazı ülkelerde nokta, ondalık ayırıcı olarak standartlaştı. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde ise virgül kullanılmaya devam etti.

Bugün dünya hâlâ iki farklı gösterim kullanır. Avrupa’nın büyük bölümü ve Rusya virgül kullanır. Anglo-Sakson dünyasında, Hindistan’da, Japonya’da ve Çin’de ise nokta tercih edilmektedir.

Bu karışıklığı azaltmak için 2003 yılında Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı’nda önemli bir karar alındı. Buna göre ondalık ayırıcı olarak hem nokta hem de virgül kullanılabilecekti. Ancak uzun sayıları okumayı kolaylaştırmak için rakamlar üçlü gruplara ayrıldığında, bu grupların arasına nokta ya da virgül konulmaması gerekiyordu.

Sonuç Olarak;

Sonucunda ondalık sayılar için tek bir evrensel yazım biçimi oluşmadı. Bazı ülkeler π sayısını 3.14159 biçiminde, bazıları ise 3,14159 biçiminde yazmayı sürdürüyor.

Fakat sayıların daha açık ve anlaşılır yazılması için ortak ilke bellidir: Ondalık ayırıcı olarak nokta ya da virgül seçilebilir; büyük sayılarda gruplama için ise nokta ya da virgül yerine boşluk tercih edilmelidir.

Stevin, ondalık sayıların kabul edilmesinin zaman alacağını öngörmüştü. Gerçekten de onun bu fikri ortaya koymasından yaklaşık 200 yıl sonra, Avrupa’da uzunluk ve ağırlık ölçülerinde ondalık sistem yaygın biçimde kullanılmaya başlandı.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir