Neden Korku Filmi İzliyoruz?

Pek çoğumuz evde ya da sinemada olsun film izlemeyi severiz. Bununla birlikte herkesin izlemekten keyif aldığı film türleri vardır: Aksiyon, macera, komedi, polisiye, korku, gerilim… Kuşkusuz en çarpıcı olanı korku ve gerilim türleri.

Peki neden pek çok insan; hayatın çok acımasız, adaletsiz ve vahşi taraflarını hatırlatan sahneleri, paralarını ve vakitlerini harcayarak izliyor?

***

Bu soruya cevap aradığımızda; “Çünkü çok eğlenceli!” veya adrenalinle ilgili cevaplar duyarız. Adrenalinle ilgili duyacağımız cevaplar daha tatmin edici olabilir. Adrenalinle beraber vücut, “Buradan kaç!” dedirten kimyasallar salgılıyor. Aslında, “Savaş ya da uç!” felsefesine sahip bu kimyasallar, insanın binlerce yıldır hayatta kalmasını sağladı.

Bu gerekçe de insanların kendilerini bile neden korkutmak isteyeceğine dair cevap değildir. Sosyolog Margee Kerr ve sinirbilimci Greg Siegle, “Ama neden?” diye sormaya devam ettiler ve yıl boyunca “adrenalin”den fazlasına cevap olacak veriler topladılar.

İnsan korkunca eğlenceli hale gelenin ne olduğunu anlayabilmek için şehir merkezinin dışında korkunç sayılabilecek bir evin bodrum katında mobil bir laboratuvar ve deney tasarladılar.  Yetişkinlere özgü bu 35 dakikalık deney; tipik şaşırtıcı ışıklandırmalar, garip sesler ve dokunulunca elektrik çarpan aktörler gibi bazı korku unsurları içeriyordu.

Bunun için gönüllü 262 kişi alındı ve deney başlamadan önce ve sonra beklentileri ve ne hissettikleri ile ilgili bir anket doldurdular. Katılımcıların, deneyden önce ve sonra beyin dalga hareketlerini karşılaştırmak için EEG teknolojisi kullanıldı.

Evdeki korkulu geziden sonra, bu kişiler daha az endişeli ve yorgun hissettiklerini rapor ettiler. İşin ilginç yanı, yaşadıkları yoğun ve korkutucu tecrübeye rağmen kendilerini mutlu hissettiklerini belirttiler. Ayrıca bu kişiler, korkularına meydan okumalarının kendilerini daha iyi tanımalarına fırsat sağladığını vurguladılar.

***

EEG analizlerine göre, ruh halinin yoğun bir şekilde değişmesiyle beraber beyin aktivitesinde keskin düşüşler olduğu gözlendi. Başka bir deyişle, böyle korkulu bir ortamda beynin kendini “kapatması” insanların kendini daha iyi hissetmesiyle yakından ilişkilidir. Meditasyon yapanların da yaşadıkları, benzer bir durumdur.

Elde edilen bulgular, bu korku dolu geziyi bitirmekle bir duvarı tırmanarak aşmanın benzer kazanımlar sağladığını ortaya koydu. Belirsizlik durumu, fiziksel efor, kendine meydan okuma ve sonunda tüm bunların üstesinden gelebilmek başarı duygusu yaratıyor. Bu şekilde düşününce, bu tür bir korku-eğlence deneyimi kendine güveni yeniden yapılandırmaya hizmet edebilir. Tabi ki bu korku unsurlarının hiçbirinin aslında gerçek olmadığını biliyorsunuz. Ama bu farkındalığı askıya alıp böyle bir deneyime daldığınızda korku; başarı ve tatmin duygularını beraberinde getiriyor.

Şevket ÜNCÜ

Kaynak: https://theconversation.com/why-is-it-fun-to-be-frightened-101055

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Şevket Üncü

Avatar
uncusevket@gmail.com

Bunlara da Göz Atın!

Tarihin Akışını Değiştiren 11 Yenilik

Öncü buluşlardan cesur bilimsel ve tıbbi gelişmelere… İşte insanlık tarihini değiştiren 11 yenilik… 1. Matbaa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.