Astronomi

James Webb vs Hubble: Karşılaştırmalarla Farkı Daha İyi Anlayalım

Adını 1920’lerde yaşamış olan ünlü astronom Edwin Hubble’dan alan Hubble Uzay Teleskobu, 24 Nisan 1990‘dan itibaren alçak Dünya yörüngesinde dönen gözlemevimiz oldu. Kameraları Güneş sistemimize ve ötesine baktı ve gönderdiği her fotoğraf ile bilim insanlarının ufkunu açtı. Onun sayesinde yerdeki gözlemevlerinin kısıtlamalarından kurtulduk ve Dünya’dan göremeyeceğimiz şeyleri fark etmeye başladık. Ayrıca elde edilen verileri kullanarak Evrenin genişleme hızı, aslında karanlık enerji olarak bilinen bazı gizemli güç nedeniyle hızlandığını öğrendik.

3 Mart 2016 tarihi itibarıyla GN-z11, kâinatın en uzak bilinen galaksisidir. GN-z11 Hubble Uzay Teleskobu’nun CANDELS ve GOODS-Kuzey anketleri verilerini inceleyen bir ekip tarafından tespit edilmiştir. Kaynak: https://tr.wikipedia.org/

Hubble Uzay Teleskobu ilk görüntülerini de bize 20 Mayıs 1990 tarihinde ulaştırmıştı. Ancak Dünya’ya yolladığı ilk görüntüler bulanık çıkmıştı. Bu problemin çözülmesi NASA’nın üç yılını aldı. Gönderilen ilk servis ekibi teleskobun ana kamerasını yeni bir kamera ile değiştirdi. Bunun sonrasında şimdiye kadar tespit edilmiş en uzak galaksiyi belirledik.

Hubble hala astronomi için harika bir araç ve gelecek yıllarda da bize bilgi vermeye devam edecek. Ancak astronomlar zaman içinde daha fazlasını istediler. Bu yüzden günümüzde James Webb Uzay Teleskobuna sahibiz. Muhtemelen James Webb Uzay Teleskobun bize gönderdiği ilk çarpıcı görüntüleri görmüşsünüzdür. Eğer deneyimli bir göz değilseniz, bu görüntüler sizin için fazla da bir fark ifade etmemiş olabilir. Ancak eski ve yeni görüntüleri karşılaştırınca aradaki farkın ne derece etkileyici olduğunu anlayacaksınız.

James Webb vs Hubble: Aralarındaki Fark Etkileyici

Öncelikle 13 milyar ışık yılı uzaklıktaki düzinelerce gökadayı gösteren SMACS 0723 gökada kümesinin bu yan yana görüntüsüne bir göz atın. SMACS J0723.3-7327 (kısaca: SMACS 0723), Uçanbalık takımyıldızı’nda yer alan ve comoving mesafesi yaklaşık olarak 5,12 milyar ışık yılı olan bir gökada kümesidir.

SMACS 0723 gökada kümesinin iki görünümü – Solda Hubble, sağda James Webb

Karşılaştırma için göz atacağınız bir başka görseli ise aşağıda görüyorsunuz. “Halka Bulutsusu” Çalgı takımyıldızının kuzeyinde bulunan ve kataloglarda Messier 57, M57 veya NGC 6720 olarak yer alan gezegenimsi bulutsudur. James Webb tarafından elde edilen görüntü yeni yıldızlarla dolup taşıyor. Aynı zamanda daha önce hiç görülmemiş gaz ve toz gök kubbelerini ve ölmekte olan yıldızın son can çekişmeleri sırasında maddeyi nasıl titreştirdiğini gösteriyor.

Güney Halka Bulutsusu’nun iki görünümü – Solda Hubble, sağda James Webb

James Webb’in çok daha uzun dalga boylarına duyarlılığı, normalde yıldızları, gezegen sistemlerini ve uzak galaksileri gizleyen toz bulutlarının ötesini görmesine izin verir. Bu hassasiyet sonucunda da ötegezegenlerin bileşimini ortaya çıkarabilir. Beş galaksiden oluşan bir grup olan Stephan’s Quintet’in kızılötesi görüntüsünde yıldızların Hubble’ın optik gözlemine kıyasla ne kadar net olduğuna dikkat edin.

Gökada kümesinin iki görünümü Stephan’s Quintet – Hubble solda, James Webb sağda

Son olarak aşağıda gördüğünüz iki görsel arasındaki fark gerçekten etkileyici. Görselde gördüğünüz Karina Bulutsusu başta hidrojen gazından oluşur. Evrenin her yerine yayılmış bu gazın tüm kaynağı 13,7 milyar yıl önceki Büyük Patlama’dır. NASA’nın Kozmik Uçurumlar olarak adlandırdığı bu yapı, aslında NGC 3324’ün, diğer adıyla Carina Bulutsusu’nun iç kenarıdır.

Karina Bulutsusu’nun iki görünümü – Üstte Hubble, altta James Webb

James Webb Teleskobu İle Hubble Teleskobu Arasındaki Fark Nedir?

Bu benzeri görülmemiş çözünürlük, James Webb’in çok daha büyük ışık toplama aynası ile, Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha hassas olmasının bir sonucudur. Ancak ikisi arasındaki en büyük fark sadece bu değildir. Eski dost Hubble teleskobu öncelikle görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. Oysa ki 10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilen James Webb orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir.

Webb’in birincil aynasının çapı 6,5 metredir. Ancak Hubble’ın çapı 2,4 metreden çok daha küçüktür. Bu, Webb’in Hubble’ın görüş alanının 15 katından fazlasını kapsayabileceği anlamına gelir.

Tabii ki, bu görüntüler aslında bir başlangıç. James Webb’in güçlü gözlerinden evrenin daha fazlasını görmek için sabırsızlanıyoruz.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Başa dön tuşu