El-Kindî (yaklaşık 801–866), sıkça “Arapların filozofu” olarak anılır. Ancak onu yalnızca bir filozof olarak görmek yetersiz kalır. El-Kindî, felsefe, matematik ve doğa bilimlerini birlikte ele alan çok yönlü bir bilgin olarak öne çıkar.

El-Kindî, felsefeyi İslam kültürüne kazandırmayı amaçladı; fakat onu tefsir, fıkıh ya da kelâm gibi yerleşik disiplinlerin yerine koymadı. Felsefeyi, aynı hakikati arayan fakat farklı yöntemler izleyen bağımsız bir düşünme yolu olarak gördü. Bu yaklaşım, İslam felsefesinin çerçevesini belirlemede önemli bir rol oynadı.
Matematik Kindī için vazgeçilmezdi. Felsefe ve bilimle uğraşacak kişinin matematikte sağlam bir temele sahip olması gerektiğini düşünüyordu. Yazılarında, yetkin bir filozofun Aristoteles’i okumadan önce matematik bilimlerini öğrenmesi gerektiğini kaleme almıştı. Bu nedenle matematik, onun düşüncesinde yalnızca yardımcı bir alan değil, doğru ve tutarlı düşünmenin temel şartıdır.
El Kindi’nin Bilimsel Görüşü Nedir?
Kindî, bilimi dört temel alana ayırarak açık ve sistemli bir düzen kurar. Ona göre sayı ve nicelikle ilgili konular iki ayrı dalda ele alınmalıdır. Aritmetik, sayının kendisini ve hesap yapmayı inceler. Harmonik ise sayılar arasındaki oranları ve ilişkileri araştırır; müzikteki ses aralıkları gibi düzenleri anlamaya yönelir.

Nitelik alanında da benzer bir ayrım yapar. Geometri, değişmeyen ve durağan özellikleri ele alır; şekilleri ve uzamsal yapıları inceler. Astronomi ise hareketle ilgili niteliklere odaklanır. Gök cisimlerinin devinimleri ve evrenin düzeni bu alanın konusunu oluşturur.
Bu dört disiplin birlikte, klasik eğitimde “quadrivium” olarak bilinen yapıyı meydana getirir. Kindî, bu sınıflandırmayla kökeni Antik Çağ’a uzanan bir geleneği bilinçli biçimde sürdürür.
Kindî, bu dört bilimi belirli bir hiyerarşi içinde düşünür. Her birine hem yöntemleri hem de taşıdığı öncelik bakımından farklı bir konum atfeder. En temel basamak aritmetiktir; çünkü diğer tüm matematik bilimleri sayı kavramına dayanır. Geometri ikinci sırada yer alır ve düzenli, kesin kanıtlama yöntemleriyle öne çıkar. Astronomi ise üçüncü düzeydedir; çünkü hem aritmetiğin sayısal araçlarını hem de geometrinin biçimsel yöntemlerini birlikte kullanır.
Dördüncü basamakta harmonik yer alır. Kindî’ye göre harmonik, diğer üç matematik bilimini de içinde barındırır. Uyum yalnızca müzikteki ses oranlarında değil, evrenin düzeninde ve insan ruhunun yapısında da kendini gösterir. Bu evrensel uyum anlayışı, Kindî’nin Pisagorcu gelenekten güçlü biçimde etkilendiğini ortaya koyar.
El Kindi’nin Matematik İle İlgili Çalışmaları
Kindî, Platonun bazı eserlerinden de etkilenmiştir. Ancak düzgün çokyüzlüler konusunda Platon’dan daha sade bir yaklaşım benimser.
Beş düzgün cismi, onları oluşturan yüzlerin şekillerine göre açıklar. Böylece Platon’un temel yapı taşları olarak kullandığı ikizkenar ve çeşitkenar üçgen ayrımını dikkate almaz. Bu tercih, Kindî’nin geometrik düşünceyi daha doğrudan ve yüzey şekilleri üzerinden kurduğunu gösterir.
El-Kindî, düzgün çokyüzlülerle doğa unsurları arasında sayısal ve sembolik bağlar kurar. Ona göre toprak elementi küple ilişkilidir. Küpün yüzleri karelerden oluşur; kare dört kenarlıdır ve çift sayılı bir yapıya sahiptir. Pisagorcu gelenekte çift sayılar dişil ilkeyi temsil eder. Dişil olanın “aşağıda” yer aldığı düşüncesiyle birlikte, evrenin merkezinde ve en altta kabul edilen toprak elementi küple eşleşir.
Küp altı yüze sahiptir ve 6 sayısı mükemmel sayı olarak kabul edilir; çünkü bölenlerinin toplamı yine 6 eder. El-Kindî bu özelliği, toprağın evrenin merkezindeki durağan ve dengeli konumunun sayısal bir karşılığı olarak yorumlar.
On iki yüzlü olan dodekahedron, 12 sayısı üzerinden göklerle ilişki kurar. On ikinin altıya oranı, müzikte bir oktav aralığına karşılık gelir. Bu nedenle El-Kindî, evrenin en dış ve en yüksek katmanı olan gökleri dodekahedronla temsil eder.
El-Kindî daha genel bir ölçüt olarak, bir sayının bölenleri toplamı ile kendisi arasındaki farkı kullanır. Bu farka göre düzgün cisimleri sıraladığında, evrendeki doğal düzenle paralel bir yapı ortaya çıkar. Bu düzende dodekahedron gökleri, küp toprağı temsil eder; dörtyüzlü ateşle, sekizyüzlü havayla, yirmiyüzlü ise suyla ilişkilir. Böylece El-Kindî, geometriyi, sayıyı ve kozmolojiyi tek bir düzen içinde birleştirir.
Sonuç Olarak
El-Kindî’nin matematiğe ve evrensel uyuma verdiği önem, kendisinden sonra gelen düşünürleri derinden etkiledi. Onun izinden giden isimlerden biri olan Ebu’l-Hasan el-Âmirî, hem dinî ilimlerin hem de akla dayalı bilimlerin değer taşıdığını savundu.
El-Âmirî, dinî ilimleri daha yüksek bir konumda görse de matematik gibi alanların bu ilimlerle çatışmadığını vurguladı. Aksine, bu bilimlerin dinî bilgilerin daha sağlam ve derinlikli biçimde anlaşılmasına katkı sağladığını ileri sürdü. Bu yaklaşımda El-Kindî’nin düşünce çizgisi açık biçimde kendini gösterir.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Mursidin, Ida. (2020). Jurnal Al-Dustur : Journal of politic and islamic law. 3. 10.30863/jad.v3i1.718.
- Dunne, Luke. “3 Islamic Thinkers Who Shaped Islamic Philosophy” TheCollector.com, July 24, 2023, https://www.thecollector.com/islamic-philosophers/.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





