MATEMATİK

Güvercin Yuvası Prensibi

En ünlü problem çözme tekniklerinden birisi de güvercin yuvası prensibi olarak adlandırılır. Güvercin yuvası prensibi, günlük hayatımızda bir çok ilginç biçimde karşımıza çıkar.

Eğer 3 güvercininiz ve onları yerleştirebileceğiniz 2 yuvanız varsa en az ikisinin, siz yeni bir yuva alana kadar, oda arkadaşı olması gerekir (Tabii eğer hayvan sevgisinden yoksunsanız hepsini bir yuvaya da koyabilirsiniz ama matematik bununla ilgilenmez. Şimdilik…).

Bunun matematiksel bir prensip olmasını yadırgayanlarınız olabilir. Neticede bu, sağduyuyla tamamen uyumlu, üzerine birazcık kafa yoran herkesin ulaşabileceği bir sonuç.

Genel terimlerle söylersek: Eğer k deliğe koymak için k + 1 tane objeniz varsa, o zaman en azından bir tane deliğin içinde 2 veya daha fazla obje olacaktır.

Bu basit prensibi güvercin ve yuva özelinden çıkarıp çok geniş alanlarda işletebiliriz.

Örneğin, 8 kişinin bir odada toplandığını düşünün. Bu gruptan en az ikisinin doğum günü haftanın aynı gününe denk gelecektir.

Diyelim ki bunu test etmek için arkadaşlarınızla toplandınız. Çaylar, kahveler hazırlandı ve sırayla herkes doğum gününün haftanın hangi gününe denk geldiğini söyleyecek. Siz ev sahibi olduğunuzdan en son siz söyleyeceksiniz ve liseden beri matematiğe beslediğiniz kinin intikamını almak için fırsat kolluyorsunuz. Bu kaideyi yanlışlayabilirseniz o gece rahat uyuyacaksınız.

Arkadaşlarınız söylemeye başladılar: “Pazartesi”, “Salı”, “Çarşamba”, “Perşembe”, “Cuma”, Cumartesi” ve “Pazar”. Sıra sizde…

Son arkadaşınızın cevabından sonra prensibin neden haklı olduğunu fark ediyorsunuz. Hile yapıp “Çarşamba-ertesi” diyemeyeceğinize göre bu sefer de matematiği yenemediğinizi anlıyor ve usulca “Perşembe” diyorsunuz.

Matematik haklıydı çünkü en kötü durumda, yani herkesin doğum gününün farklı güne geldiği durumda bile – eğer kişi sayısı haftanın günlerinin sayısından fazla ise- en az iki doğum günü haftanın aynı gününe denk gelecek. Bunu en az 13 kişinin olduğu bir grupta doğum aylarını kıyaslayarak da görebilirsiniz.

Burada anahtar, obje sayısının -güvercinler, kişiler- özellik sayısından –yuvalar, günler, aylar vs.- en az bir fazla olmasıdır.

Bir örnekle devam edelim:

1 ile 200 aralığında 101 tane sayı seçilmiş olsun. Bu sayılar arasında muhakkak öyle iki sayı vardır ki biri diğerini tam böler. Burada “muhakkak” kelimesi önemlidir çünkü güvercin yuvası prensibi ile bu kesinliği sağlarız.

Şöyle: Herhangi bir tam sayı; n tam sayı, a tek tam sayı olmak üzere 2𝑛. 𝑎 formunda yazılabilir.

1 ile 200 aralığında a sayısı 1, 3, 5,…, 199 sayılarından biri olabilir. Verilen aralıkta 101 sayı seçilince bu kümedeki iki sayının a çarpanları kesinlikle aynı olacaktır. Böylece bu iki sayı birbirine tam bölünecektir.

Güvercin yuvası prensibi hem matematiksel teorem ispatlarında hem de güvercin yerleştirmek gibi matematik ile direkt bağlantısı olmadığını sandığımız bir çok yerde karşımızda arz-ı endam ediyor.

Sanırım matematik hiçbir zaman hayattan kopuk değil, aksine tam da içinde.

Rumeysa Aslıhan Ertürk

Kaynaklar:
https://www.math.ust.hk/~mabfchen/Math391I/Pigeonhole.pdf
https://mindyourdecisions.com/blog/2008/11/25/16-fun-applications-of-the-pigeonhole-principle/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Rumeysa Aslıhan Ertürk

Vefa Lisesi 143. dönem mezunu, İTÜ Bilgisayar Mühendisliği anadal, Fizik bölümü yandal öğrencisi. Küçük yaşlarda bilimin büyülü dünyası başını döndürmüş olacak ki tüm hayallerini onun peşinden koşmak üzerine kurdu. Cehaletin mutluluk olduğuna inanmadığı gibi bilmekten ve öğrendiklerini paylaşmaktan çok keyif alıyor. Okuyucusuna keyifli dakikalar dilerken kendilerinin olumlu veya olumsuz görüşlerini de dört gözle bekliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı