Geçmişten Günümüze Eğitimle İlgili 15 Kehanet

Eğitim sistemi gelecekte nasıl olacak? Bu konu yüzyıllardır sorgulanmakta ve dönemsel öngörülerde bulunulmakta. Bu öngörülerin bir kısmı aldatıcıydı, bir kısmı ise tam anlatıldığı şekilde gerçekleşmedi ama yine de kalıcı bir iz bıraktı. Geleceğe dair bir öngörünün doğru çıkıp çıkmayacağını, bu öngörünün yapıldığı dönem içinde anlayabilmek oldukça zor olabiliyor tabii.

Bir zamanlar eğitimi radikal bir şekilde değiştireceği düşünülen, ama şimdi tarihin yaprakları arasında unutulmuş 15 tane teknolojik öngörüye göz atalım bu yazıda.

1. 19. yy / Bilgileri Beynimize Işınlayan Elektrik Kitaplar

19. yüzyılın sonlarına doğru, Villemard adlı Fransız bir sanatçının hayal ettiği 2000’li yılların dünyasında robot berberler, televizyonlu telefonlar ve tüm havayı kaplayacak kadar çok uçan araç vardı. Bunlara ek olarak geleceğin öğrenme makineleri de vardı: bu elektrikli makineler kitapları işitsel şekle çevirerek tüm bilgileri doğrudan  öğrencilerin kafasına ışınlıyordu.

2. 1912 / Jiroskobik Araçlar

Iowa eyaletinde Spirit Lake Beacon adlı gazetenin 17 Mart 1912 sayısında yeni ulaşım teknolojilerinin yükselişiyle beraber “mesafelerin yok olacağı” belirtilmiş. Artık eğitime ulaşmak için yürümeye gerek kalmayacaktı. Geleceğin okulları için ulaşım sistemimiz otomobil, şehirlerarası ray sistemi, tek raylı demiryolu, jiroskopik arabalar, teleferikler, hava basıncıyla çalışan metrolar, uçan araçlar ve geleceğin dehalarının üreteceği diğer ulaşım vasıtalarından oluşacaktı. Mesafeler yok olacak ve milyonlarca kilometre sadece bir adımmış gibi hissedilecekti.

3.1920’ler / Film

18 Mart 1920 tarihli Cedar Rapids gazetesinin haberine göre, geleceğin öğrencileri tarihi sadece kitaplardan öğrenmeyecekler, tarihin ekrana yansıtılmış halini görebileceklerdi. Bu kehanet elbette gerçekleşenler arasında.

4. 1924 /Radyo Kitaplar

1920lı yılların başında, radyo sadece entelektüellerin oyuncağı olmaktan çıkıyor ve popüler hale gelmeye başlıyordu. Radyonun çok kısa bir zamanda her yerde –hatta kitaplarımız içinde –  olacağı hayal ediliyordu. Science and Invention adlı derginin Kasım 1924 sayılı yayınında radyonun sınıflara girmesiyle çocukların ödev yapmayı sevecekleri iddia ediliyordu.

5. 1933 / Televizyona Aktarılan Kara Tahtalar

1930ların başında televizyon teknolojisinin avantajlarını ilk fark eden kurumlar genellikle üniversitelerdi. Bu teknoloji sayesinde dersler, özellikle kırsal kesimde yaşayan ve eğitim almak isteyen fakat uzun süre evinden ayrı kalması mümkün olmayan öğrenciler için ulaşılabilir olacaktı. Radyonun yetersiz kaldığı uzaktan öğretim teknolojik-ütopya umudunu televizyon gerçekleştirecekti. Shorth Wave Craft’ın Nisan 1935 sayısı bu olanakları şöyle sıralamış: Örneklemenin gösterdiği gibi, muhtemelen bir veya iki yıl içerisinde uygulanabilir televizyon elimize ulaştığında, şüphesiz her tür dersi kendi evimizde alıyor olabileceğiz. Radyo yayını, grafik ve resimler ile açıklanması gereken geometri ve buna benzer konularda ders vermek için oldukça kullanışsız. Mevcut bu durum, televizyonun bu amaç için kullanılmaya başlanılmasıyla kıyaslandığında matematik, geometri ve diğer bir sürü ders çok kolay hale gelecek.

6. 1930 ve 40’lar / Uzunçalar Plaklar

1930 – 40’larda uzunçalar plaklar, eğitim amaçlı olarak da kullanılırdı. 1934’de Amerikan Körler Derneği Ulusal Kitap Yayıncılarıyla sesli kitap çağını başlatan bir anlaşma yaptı. Uzunçalar teknolojisi hala emekleme dönemindeydi ve kaydedilmiş müzik için ses kalitesi iyi değildi, fakat konuşulan kelimeler oldukça iyi duyuluyordu. Bu da görme kusuru olan insanlar için tamamen yeni bir dünyanın kapısını açtı. 1930’larda körler haricindeki kişilerin uzunçalar kullanımı fikri mülkiyet anlaşması tartışmaya açılıncaya kadar yasaktı.

7. 1938 / Televizyon Öğretmenleri

20 Mayıs 1938’de New York Üniversitesi profesörlerinden Dr. C.C. Clark, RCA (Amerika Radyo Kurumu)’nun 62. Katına öğrencilerini götürdü. Öğrenciler, eğitimin geleceğini –televizyonlarla dolu bir geleceği görmek için oradaydı. Dr. Clark’ın öğrencileri geniş bir odaya kurulmuş olan 15 tane televizyondan onun yansımasını sessizce oturup izledi. Zaman, televizyonun, tüm Amerikalıların evlerine girmesinden on yıl önceydi. Fakat Dr. Clark’ın testi için orada bulunan NBC (Ulusal Yayın Şirketi) eğitim danışmanı Dr. James Rowland Angell, bu konuda oldukça iyimserdi: “Bundan beş yıl sonra, televizyonun sınıflarda daha çok kullanılacağını umut ediyorum.”

8. 1958 / Bas-Konuş Eğitim

2. Dünya Savaşı sonrası doğum oranındaki yüksek artış Amerikan eğitim sistemini üzerinde bir baskı oluşturdu. Bir sürü çocuk ve çok az öğretmenle bir okul ne yapabilirdi ki? 1950’lerin sonlarında, bu sorunun gelecekçi (futurist) cevabı, daha fazla teknoloji tesis etmekti. Closer Than We Think adlı karikatür dergisinin 5 Mayıs 1958 sayısının konusu, “Bas-Konuş Eğitim”di. Karikatür, aşırı nüfus yoğunluğundan kaynaklanan problemlerin, her çocuğun sıra gibi kullanacağı kendine ait yüksek teknolojili çalışma alanına sahip olmasıyla çözüleceği bir dünyayı resmetti. Ve sorun çözüldü! Öğrenciler düğmelere basarak yoklamayı alacak ve sorulara cevap verecekti. Özel makineler her öğrenci için ayrı ayrı ayarlanacak böylece öğrenci yetenekleri elverdiği ölçüde ilerleme kaydedecek. Ayrıca makineler aracılığıyla tutulacak olan gelişim raporları düzenli aralıklarla kalifiye öğretmenler tarafından gözden geçirilecek ve bireysel destek gerekliyse sağlanacaktı.

9. 1950 ve 60’lar / Robot Öğretmenler

Sınıfların otomatikleşmesi  yıllardır süren tartışmalı bir konu. Fakat 1950lerin sonları ve 1960ların başlarına geri döndüğümüzde, geleceğin robot öğretmenleri hakkında o kadar çok abartılı reklam vardı ki, en sonunda  Ulusal Eğitim Birliği bu konuda bir beyanat vererek vermek zorunda kaldı : “Robot Rosey’in çocukların hayatına girmesine daha çok var.” Oaklan Tribune’un 24 Ağustos 1960 yılındaki basımı, haberi  “Ulusal Eğitim Birliği Velilerin Robot Öğretmen Korkusunu Yatıştırdı” başlığı ile yayınlandı. Yazıda, velilerin son zamanlarda ne duyduklarının bir önemi olmadığı robot öğretim makineleri sadece birer araç olduklarının altı çizildi.

10. 1964 / Otomatik Öğretmen

1964’te New York Dünya Fuarında, 8 361 metre karelik Eğitim Binası, en son ve en büyük eğitim teknolojileriyle dolmuştu. Ayrıca fuar, eğitimi 21. Yüzyıla ilerletecek işitsel ve görsel harika olan  “Otomatik-Öğretmen” gibi konseptlerle, ziyaretçilerin geleceğe bir bakış atmalarını sağlamıştı

11. 1971 / Cevap Makinesi

Günümüzde internet arama motorlarının verdiği bilgileri doğru kabul ediyoruz. Fakat 1970lerin başlarında “fonografiyi kim icat etti?” gibi bir soruyu sihirli bir makineye yazıp cevabını beklemek gelecekçiliğin (futurism) en doruk noktasıydı. 1971 çocuk ansiklopedisinden alınan bu iki sayfa bize gösterdiğine göre bu, öyle sihirli bir “Cevap makinesi” ki sadece yazılarla cevap vermekle kalmıyor ayrıca sizin sorunuza yönelik olan araçları görmenizi ve duymanızı sağlıyordu.

12. 1980 / Kişiye Özel Robot

1980lerde, Newton gibi robotların evlerde köklü değişikler yapacağı bekleniyordu. Robot uşağınız, ailenizin bekçi köpeği, sizin kişisel asistanınız ve hatta sizin en güvenilir dostunuz olacaktı. Fakat Newton gibi robotlar, ayrıca sizin ev ödevi arkadaşınız olacak, gerektiğinde sınav yapacak ve hatta geri bildirim verecekti.

1989’da Newton’un tanıtım videosunda şunlar söylenmişti: Newton ayrıca öğrenmeyi zevkli hale getiriyor. O harika bir öğretmen. En sevdiği dersler, okuma, matematik ve tarih. Mükemmel olmanızı istiyor fakat çaba ve başarılarınızı da takdir ediyor. Profesör Newton, ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerin tüm potansiyelini ortaya çıkarmalarına yardımcı oluyor.  Newton: Zor fakat adaletli bir robot öğretmen.

13. 1981 / Ödev Makinesi

Neil Ardley tarafından 1981’de kaleme alınan “World of Tomorrow: Work and Play” (Geleceğin Dünyası: Çalışma ve Eğlence) adlı kitaba göre, kendi hızınızda öğrenme, bilgisayar devriminin en büyük faydalarından birisi olacaktı. Kitaba göre, çok ileri bir gelecekte bilgisayarlar, sınıf ve öğretmenlere olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldıracaktı. Sınıfta oturup her dersi belirli bir öğretmenden öğrenmek yerine, öğrenciler kendi başlarına bilgisayarlardan öğrenebileceklerdi. Ders tercihlerini kendileri yapabilecek ve onlar öğrenirken öğretmenlerde yardım için orada bulunacaklar. Fakat çok ileri bir geleceğe baktığımızda, hiç okul veya öğretmen olmayacaktı.

14. 1982 / Gezici Okul

Yerinde görmek varlken, kim Mısır Piramitlerini kitaptan okumak ister ki? 1982 yılında The Whole Kids’ Future Catalogue (Tüm Çocukların Gelecek Kataloğu) adlı kitabının 1980lerin çocuklarına gezici okulları geleceğin yeni trendi olacağını vaat ediyordu. Dünyanın etrafında dolaşan bir zeplinde dersler asla sıkıcı olmayacaktı!

15. 1980’ler / Görüntülü Telefon

GTE ‘nin 1987 reklam videosu “Geleceğin Sınıfları,” spor sakatlanması sebebiyle evde kalmak zorunda olan genç bir adamın hikayesini anlatıyordu. Nasıl olacak da partneriyle birlikte çalışarak bir sunum hazırlayabilecekti? Elbette görüntülü telefonu kullanarak. Artık, öğretmeni veya sınıf arkadaşlarıyla konuşmak için yataktan çıkmasına bile gerek yoktu. Bilgisayarının ses tanıma yazılımı, mültimedya sunumları ve kütüphane veritabanlarına  bağlanma özelliği sayesinde bu savaşın hakkında her şeyi öğrenmek çok kolaydı.

Kaynakça: http://www.gizmodo.com.au/2014/01/15-technologies-that-were-supposed-to-change-education-forever/

Yazının ilk yayınlandığı yer: http://www.egitimpedia.com/15-egitim-kehaneti/

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Matematik Kelimesi Neden Korku Yaratır ve Bu Korku Nasıl Giderilir?

Sayılar, problemler, eşitlikler, eşitsizlikler, şekiller, grafikler, alan, hacim, vektörler, koordinat sistemi, trigonometri, logaritma…. derken karşınızda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');