Kendimizi Geliştirelim

Feynman Tekniği İle Yeni Bir Bilgi Kolayca Nasıl Öğrenilir?

Richard Feynman, hemen her konuyu daha iyi anlamaya yardımcı olan son derece basit bir yöntem önerir. Bugün “Feynman tekniği” olarak bilinen bu yaklaşım, bir konuyu gerçekten kavrayıp kavramadığınızı sınamanın etkili bir yoludur. Yarışmalara hazırlananlar, üniversiteye giriş ya da sertifika sınavlarına çalışanlar için olduğu kadar, herhangi bir konuyu derinlemesine öğrenmek isteyen herkes için de kullanışlıdır.

Bir kavramı anlamak, onu açık ve net biçimde anlatabilmekle aynı şey değildir. Pek çok insan bir konuyu bildiğini sanır; ancak onu basitçe açıklamaya çalıştığında bilgisinin aslında yüzeysel ya da eksik olduğunu fark eder.

Richard Feynman’ın adını taşıyan Feynman Tekniği, tam da bu noktada devreye girer. Bu yöntem, karmaşık fikirleri sade açıklamalara dönüştürmeye zorlayarak derin bir kavrayış sağlar. Amaç ezberlemek değil, konunun özünü gerçekten anlamaktır.

Feynman Tekniği İle Yeni Bir Bilgi Kolayca Nasıl Öğrenilir?
Richard Feynman, çalışmalarını yalnızca teorik fizik alanında yayınlamış olsaydı muhtemelen adı yine de fazla hatırlanmayabilirdi. Ancak ders kitaplarının ölümünden 30 yıl sonra bile, çok satanlar arasında bulunmasının nedeni sadece fizik üzerine yaptığı çalışmalar değildir. 

Büyük bilim insanları çoğu zaman dâhidir ve bu dâhilerin yaşamları genellikle alışılmışın dışındadır. Richard Feynman ise bunun en bilinen örneklerinden biridir. Feynman, bilim dünyasının en parlak isimlerinden biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda en eksantrik figürlerinden biriydi.

Feynman, hayatında işe yarayacağını düşündüğü pratik yöntemler geliştirmeyi alışkanlık hâline getirmişti. Yeni bir konuya başlamadan önce mutlaka yeni bir defter alır, ilk sayfasına “Bilmediğim Şeyler Defteri” yazar ve bilgilerini ilk kez burada yeniden düzenlerdi. Kendine özgü bu yaklaşımıyla, gerçekten anladığı sürece her şeyin üstesinden gelebileceğine inanırdı. Bu inanç çoğu zaman boşa çıkmazdı.

Ünlü fizikçi Richard Feynman, Princeton Üniversitesi’nde doktora yeterlik sınavına hazırlanırken “Bilmediğim Şeyler Defteri” adını verdiği bir not defteri tutuyordu.

Feynman Öğrenme Tekniği Nedir?

Feynman’a göre fizikte iki tür bilgi vardır: Bir şeyin adını bilmek ve o şeyi gerçekten bilmek. Bu ayrımı çok çarpıcı bir sözle anlatır:

“Bir kuşun adını dünyanın bütün dillerinde biliyor olabilirsiniz, ama sonunda o kuş hakkında hiçbir şey bilmiyor olursunuz. Önemli olan kuşa bakmak ve ne yaptığını görmektir. Daha çok gençken, bir şeyin adını bilmekle onu gerçekten bilmek arasındaki farkı öğrendim.” Feynman’a göre gerçek anlamda bilmenin ve öğrenmenin yolu, belli adımlardan geçer. Bu adımlar günümüzde Feynman tekniği olarak isimlendirilir.

Feynman Tekniği İle Yeni Bir Bilgi Kolayca Nasıl Öğrenilir?

1. Adım: Konuyu Belirleyin:

Süreç, öğrenilmek istenen bir kavramın seçilmesiyle başlar. Pasif biçimde okumak ya da notları tekrar etmek yerine, kişi konuyu daha önce hiç duymamış birine anlatıyormuş gibi, kendi cümleleriyle açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, bilgiyi sade ve doğrudan bir dile dönüştürmeye zorlar ve böylece anlayıştaki boşluklar hemen ortaya çıkar. Eğer açıklama bulanıklaşıyor ya da zorlaşıyorsa, bu durum kavramın henüz tam olarak içselleştirilmediğini gösterir.

Boş bir sayfaya konu başlığı yazmak, o alandaki bilgi eksikliğinizi kabul etmek anlamına gelir. Bu, öğrenmenin başlangıç noktasıdır. Ne bilmediğinizi açıkça yazmak, öğrenme sürecinde daha somut bir yön belirlemenizi sağlar.

2. Adım: Konuyu Bir Çocukla Konuşuyormuş Gibi Yazın

Açıklamayı kâğıda dökmek bu süreci daha da güçlendirir. Pek çok insan bir fikri zihninde anladığını düşünür. Ancak onu yazıya dökmeye çalıştığında düşüncelerini düzenlemekte zorlanır. Yazmak, zayıf noktaları açığa çıkarır ve daha kesin düşünmeyi zorunlu kılar.

Feynman tarzı iyi bir açıklama kısa ve nettir; jargondan kaçınır. Eğer bir anlatım, gerçek bir kavrayış olmadan karmaşık terimlere yaslanıyorsa, o kavram henüz gerçekten öğrenilmemiştir..

3. Adım: Takıldığınız Noktada, Kaynağa Geri Dönün

Anlatım sırasında zorlanılan noktalar ortaya çıktığında, yapılması gereken şey bilgi boşluklarını fark edip konuya geri dönmektir. Asıl öğrenme bu aşamada gerçekleşir. Bu noktada kaynaklara geri dönerek eksik bilgileri tamamlamanız gerekir.

Yüzeysel bir anlayışla ilerlemek yerine, konu en basit hâliyle anlatılması olası olana kadar yeniden ele alınır. Bu yaklaşım, hem hafızayı hem de gerçek kavrayışı güçlendirir.

4. Adım: Basitleştirin Ve Benzerlikler Kurun

Son adımda, açıklamanızı bir kez daha gözden geçirir ve sadeleştirirsiniz. Bu adım, kalan karmaşıklıkları, teknik terimleri ya da gereksiz ayrıntıları temizlemenizi sağlar. Feynman’a göre bir şeyi basitçe anlatamıyorsanız, onu yeterince anlamamışsınız demektir. İyi öğretmenler zor kavramları anlaşılır kılar. Bu teknik ise öğreneni, kendi en iyi öğretmeni hâline getirir.

Feynman Tekniği Ne İşe Yarar?

Feynman Tekniği, özellikle soyut kavramları anlaşılır hâle getirmede son derece etkilidir. Fizikte Newton yasalarını formüllere başvurmadan anlatmaya çalışmak, kuvvetlerin nasıl etkileştiğini gerçekten kavramayı zorunlu kılar. Ekonomide piyasa ilkelerini gündelik örneklerle sadeleştirmek hatırlamayı güçlendirir. Programlamada ise bir algoritmanın nasıl çalıştığını yalın bir dille açıklamak, mantıktaki zayıf noktaları hemen ortaya çıkarır.

Teknik aynı zamanda problem çözme becerisini de geliştirir. İnsanlar çoğu zaman, yaptıkları şeyin arkasındaki ilkeleri tam olarak anlamadıkları için takılıp kalır.

Bir matematik problemi karmaşık geliyorsa, her adımı basitçe açıklamak eksik olan noktayı görünür kılar. Bir metindeki argüman zayıfsa, onu açık biçimde yeniden ifade etmeye çalışmak mantık boşluklarını açığa çıkarır. Kişi kendine öğretmeye çalıştıkça, düşünmedeki hataları daha hızlı fark eder ve düzeltir.

Bu yöntemin işe yaramasının nedeni, beynin güçlü bellek bağlarını bu şekilde kurmasıdır. Bir konuyu farklı biçimlerde tekrar tekrar açıklamak, daha derin bir zihinsel yerleşme sağlar ve bilgiyi geri çağırmayı kolaylaştırır. Böylece ezbere dayalı, kopuk bilgiler yerine, yapılandırılmış ve işleyen bir bilgi birikimi oluşur. Bu da hem daha hızlı hem de daha esnek bir hatırlama sağlar.

Sonuç Olarak

Feynman Tekniği, sınavlara hazırlanırken de son derece etkili bir yöntemdir. Pek çok öğrenci, gerçekten anlayıp anlamadığını bilmeden saatlerce tekrar yapar. Oysa temel kavramları yüksek sesle anlatmak ya da yazıya dökmek, hangi konuların daha fazla çalışılması gerektiğini hızla ortaya çıkarır.

Bir konu akıcı biçimde anlatılabiliyorsa öğrenilmiştir; zorlanılıyorsa yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Bu yaklaşım, son dakika ezberlerini önler ve sınavdan sonra da kalıcı olan bir öğrenme sağlar.

Richard Feynman 15 Şubat 1988’de kanserden öldü. Bu tarihten 15 gün öncesine kadar da ders veriyordu. Son sözlerinin “bu ölüm çok sıkıcı” olduğu rivayet edilmektedir. Richard Feynman öldüğünde 69 yaşındaydı.

Günlük öğrenmeye uygulandığında ise eleştirel düşünmeyi ve uyum yeteneğini güçlendirir. İyi öğrenenler bilgiyi yalnızca almaz; onu işler, sadeleştirir ve yeniden kurar. Beyin, ders kitaplarındaki sözcükleri değil, anlamlı bağlantıları hatırlar.

Feynman Tekniği, öğrenilen bilginin unutulmasını engeller ve onu kişinin düşünme biçiminin bir parçası hâline getirir. Richard Feynman’ın dediği gibi: “İlk kural şudur: Kendini kandırmamalısın. Ve kandırması en kolay kişi sensin.”


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir