Ergenlik Döneminde Ergen Beyni Eşsiz Fırsatlar Anlamına Gelir

İnsan beyni uzun bir gelişim sürecinden geçer. Beyin çocuklukta çarpıcı bir şekilde değişirken, yaşamın ikinci on yılında, ergenlik olarak bilinen dönemde de, bu dönemi benzersiz kılan değişimler yaşamaya devam eder. Bir ergenin nasıl davrandığını ve dış dünyaya nasıl tepki verdiğini bu değişimler belirler. Bu noktada, çileden çık­mış anne babalar için önemli bir mesaj var.

Ergenlik çağındaki bir çocuğun davranışları yoğun ve kaçınılmaz bir beyin değişim döneminin sonucudur. Bu makalede ergenlik dönemindeki beyin gelişimi üzerine kısaca bilgi edinelim. Sonrasında da ergenleri desteklemek için öğrenme ortamının nasıl optimize edebileceği konusunda bazı önerilerde bulunalım.

Ergenlik Döneminde Beyindeki Farklılıklar

Araştırmacıların kullandığı, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) çalışmaları, ergenlik boyunca insan beyninin yapısında ve organizasyonunda (nasıl bağlantılı olduğunu) nasıl değiştiğini bize gösterir. Beyin, gri madde ve beyaz madde adı verilen iki tür dokudan oluşur. Gri madde, nöronal hücre gövdelerinin çoğunu içerir. Beynin kas kontrolü, duyusal algı, karar verme ve kendi kendini kontrol için gerekli olan bölgelerini oluşturur. 

Gri madde, ergenlik döneminde yılda yaklaşık %1.5 oranında azalır. Ancak bu düşüş kötü bir şey değildir. Gri maddedeki azalmanın beyin hücreleri arasındaki bağlantıların ince ayarıyla ilgilidir. Ayrıca aynı zamanda beyindeki diğer doku olan beyaz madde de artar. Beynin beyaz maddesi korteksin altında bulunur ve akson adı verilen uzun nöron liflerinden oluşur. Bu bölge, beynin farklı bölümlerini birbirine bağlayan sinyalleri gönderir. Beyaz madde erken ergenlikte artar ancak ergenliğin ortalarında stabil hale gelir. Bu artış, beyin hücreleri arasında gönderilen sinyallerin hızındaki artış ile ilişkilidir.

 MRI kullanılarak elde edilen bir insan beyninin bir bölümünün görüntüsü. Beyaz alanların etrafında kıvrılan gri dalgalı çizgiler korteksin gri maddesidir ve beyaz alanlar beyaz maddedir.  Ergenlik döneminde korteksteki gri madde miktarı azalır. Ancak beyindeki beyaz madde miktarı artar. 

Ergenlik Dönemi Bir Duygusal Karmaşa Dönemi Olmak Zorunda Değildir

Beyin ergenlikte çok değiştiğinden, gencin yaptıklarından, deneyimlerinden ve içinde yaşadığı ortamlardan etkilenebilir. Ergenlik döneminde gördüğümüz tipik davranışların, beyindeki işlevsel olarak bağlantılı bölgeler arasındaki belirli beyin aktivitesi kalıplarıyla ilgili olduğu görülmüştür. Ancak her ergen aynı beyin organizasyonuna sahip değildir. Diğer bir deyişle her ergen tipik ergen davranışlarında bulunmaz.

Ergenliğin duygusal bir kargaşa dönemi olduğu hatalı görüşü aslında oldukça eskidir. Amerikan Psikoloji Derneği’nin ilk başkanı olan psikolog G. Stanley Hall (1904), ergenlik döneminden “fırtına ve stres” zamanı olarak bahseden ilk kişidir. Daha sonra, Sigmund Freud’un kızı Anna Freud (1958), ergen duygusal karışıklığının yaygın olduğu görüşünü popüler hale getirmiştir. İlerleyen süreçte konu hakkında yazılan onlarca kitap ile de bu düşünce desteklenmiştir.

Ergenlik döneminin bazı gençler için psikolojik mücadelelerin arttığı bir dönem olabileceği doğrudur. Ancak araştırmalar ergenlerin yalnızca yaklaşık % 20’sinin belirgin bir kargaşa yaşadığını gösterir. Diğer bir deyişle ergenlerin büyük çoğunluğunun ebeveynleri ve akranlarıyla genel olarak uyumlu ilişkiler yaşadıklarını göstermektedir.

ergen beyni

Değişen Ergen Beyni Öğrenme İçin Eşsiz Fırsatlar Anlamına Gelir

Çocukluktan farklı olarak ergenlik, bir gencin beynini şekillendirme konusunda daha fazla yeteneğe sahip olduğu bir dönemdir. Ergen beynini harika yapan da budur. Beynin ergenlik döneminde artan yeteneklerinden bazıları, soyut düşünme, birçok bakış açısını dikkate alma ve düşünme süreci hakkında düşünebilmeyi içerir. Bazı araştırmalar, ergenlerin aynı anda farklı kavramlar hakkında düşünme yeteneklerinden dolayı sorunları yeni ve yaratıcı yollarla çözme konusunda yetişkinlerden ve çocuklardan bile daha büyük bir yeteneğe sahip olduklarını ileri sürmektedir.

Beynin ergenlik döneminde zaten mevcut olan yetenekleri, daha sağlıklı beyin büyümesini teşvik etmek için kullanılabilir. Ancak bu, ergenlere kendi seçimlerini yapma özgürlüğü verilmesini de gerektirir. Bu nedenle ergenler kendi hedeflerini belirlemeye teşvik etmek. Kendi kimliklerini oluşturmalarına müsade edilmelidir. Bu gelişen beyin aktivitesini destekleyecektir. Ayrıca unutmayalım. Ergenler genellikle akranları tarafından nasıl algılandıkları konusunda oldukça endişelidirler. Sosyal duyarlılığın bu yönü genellikle ergen davranışının olumsuz bir yönü olarak konuşulurken, sosyal çevre sağlıklı olduğunda aslında sonuç olumlu olabilir. Genellikle ergenlere göre sosyal çevreyi değiştirme konusunda daha fazla yeteneğe sahip olan yetişkinler, ergenlere pozitif beyin gelişimi için daha fazla fırsat vermeye çalışmalıdır.

Öğretmenler Ergenlik Sürecinde Öğrenme Ortamını Optimize Etmek İçin Ne Yapabilir?

Beyin, ergenlik döneminde kolay şekillendirilebildiğinden, öğretmenlerin ve ebeveynlerin gelişen beyni beslemesi önemlidir. Okul öğrenme ortamını optimize etmek, ergenleri desteklemenin en etkili yollarından biridir. Bu dönemde öğretmenler, sosyalleşme motivasyonunu görmezden gelmek yerine, öğrenciler arasında grup tartışmalarını ve katılımı teşvik ederek bu sosyal motivasyonu kullanabilirler.

Bir sınıfta klasik oturma biçimi arka arkaya dizili sıralardan oluşur. Bunun devamında da mümkün oldukça öğrencilerin birbiri ile iletişim içinde kalmamasına gayret edilir. Oysa ki böyle bir mücadele sadece yıpratıcı olacaktır. Bunun yerine bir öğretmen öğrencilerin sosyal ihtiyaçlarını destekleyerek aslında dersin genel akışına katkıda bulunur. Örneğin, sıraları birleştirerek yapılacak bir çalışma öğrenciler arasında iletişimi arttıracaktır. Ayrıca bu dönemde öğrenciler sınıf dışındaki dünyayla da işbirliği yapmaya teşvik edilmelidir. Ne olursa olsun öğretmenin aklındaki ilk şey öğrencilerinin sosyalleşme ihtiyacının olduğunu unutmamasıdır.

Ayrıca öğretmenler, öğrencilerin yol göstermesine izin vererek sınıfta bağımsızlığı teşvik etmelidir. Bu, öğrencilerin müfredatın bir bölümünü hazırlaması veya bir proje için yönergeleri bulmalarına izin verilmesi biçiminde olabilir. Öğrenciler kendi yönergelerini oluşturabildiklerinde, çalışma ve işbirliği yoluyla zorlukların üstesinden geldiklerinde, yeni zorlukları üstlenmeye ve zor durumlarda başarılı olmaya daha hazır olacaklardır. Ergenlik, hızlı büyüme, gelişme ve öğrenme dönemidir. Bunun farkında olmak ve desteklemek de biz yetişkinlerin görevidir…


Göz atmak isterseniz:


Kaynaklar ve ileri okumalar: 

  • Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio,Barry L. Eyerstein; 50 Great Myths of Popular Psychology; A John Wiley & Sons, Ltd.Publication
  • Mills K and Anandakumar J (2020) The Adolescent Brain Is Literally Awesome. Front. Young Minds. 8:75. doi: 10.3389/frym.2020.00075; Bağlantı: https://kids.frontiersin.org/articles/10.3389/frym.2020.00075

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz