Davranışsal ekonomi, psikoloji ile ekonominin kesişiminde yer alır ve insanların finansal bilgileri nasıl algıladığını, işlediğini ve karar verirken nasıl kullandığını anlamaya çalışır.

Neden bir ürünü nakit yerine kredi kartıyla satın aldığımızda kendimizi daha mutlu hissederiz? Fazla memnun kalmadığımız bir restoranda neden yine de bahşiş veririz? Ya da yerde bulduğumuz 100 lirayı, kendi emeğimizle kazandığımız paradan daha kolay neden harcarız?
Bu sorular, finansal modeller, formüller ya da ölçümlerle kolayca yanıtlanamaz. Gerçek cevaplara ulaşmak için insanın nörolojik yapısını, geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan duygularını ve geleceğe dair psikolojik beklentilerini anlamak gerekir. İşte tam da bu noktada, devreye davranışsal ekonomi girer.
Davranışsal Ekonomi Nedir?
Ekonomi genel olarak makroekonomi ve mikroekonomi olmak üzere iki ana alana ayrılır. Makroekonomi ulusal ya da bölgesel bir ekonominin bütün olarak nasıl davrandığını inceler. Üretilen mal ve hizmetlerin toplamı, işsizlik oranları ve fiyat düzeyleri bu alanın temel konularıdır.
Mikroekonomi ise bireylerin ve işletmelerin ekonomik kararlarını ele alır. İnsanların ve firmaların teşviklere nasıl tepki verdiğini ve kıt kaynakları nasıl dağıttığını inceler. Amaç, sınırlı imkânlarla mümkün olan en yüksek faydayı elde etmeye çalışırken davranışın nasıl şekillendiğini anlamaktır.

19. yüzyılda ekonomistler tüketicileri “ekonomik insan” ya da homo economicus olarak tanımlıyordu. Bu kavramların ortak noktası, insanların kararlarını kendi çıkarlarını gözeterek ve bilinçli seçimler yaparak verdikleri varsayımıdır. Bu anlayışa göre bireyler hedeflerini belirler, seçenekleri karşılaştırır ve kendilerine en fazla fayda sağlayacağını düşündükleri tercihi tutarlı şekilde yapar.
Dizüstü bilgisayar almaya karar verdiğini düşünün. Geleneksel ekonomi yaklaşımına göre bu karar sürecinde temel ölçüt “fayda”dır. Hangi bilgisayar sana en yüksek faydayı sağlar? Hangi model, ödediğin paraya karşılık en iyi değeri sunar? Değerlendirme, bu tür rasyonel hesaplamalar etrafında şekillenir.
Davranışsal ekonomi bu çerçeveyi genişletir. Karar süreci yalnızca teknik özellikler ve fiyatla sınırlı kalmaz. Duygular, algılar ve sınırlı rasyonellik de belirleyici olur. Hangi model daha çekici görünür, kararı vermek için ne kadar zamanın vardır, yorgunluk ya da acelecilik hissi ne ölçüde etkilidir gibi unsurlar devreye girer.
Davranışsal ekonomi, insanların ekonomik kararları nasıl verdiklerini psikolojik etkenlerle birlikte inceleyen bir alandır. İş dünyasında, finansta ve kamu yönetiminde öne çıkmasının nedeni, insanların gerçekte nasıl davrandığını açıklamada klasik ekonomiden daha başarılı olmasıdır.
İnsanların yargılarının ve kararlarının yalnızca mantığa değil; sezgilere, duygulara ve bilişsel önyargılara da dayandığını gösterir.
Davranışsal Ekonomi Neden Önemlidir?
Daniel Kahneman ile Amos Tversky arasındaki işbirliği, bilim dünyasındaki en dikkat çekici ortaklıklardan biridir. Yirmi beş yıldan uzun sürmüş, Tversky’nin 1996’daki ölümüne kadar devam etmiştir. Bu ortaklık, modern davranışsal ekonominin temellerini atacak kadar üretken olmuştur.

Richard Thaler, bireylerin ekonomik kararlarını yönlendiren etkenleri ortaya koyan çalışmaları nedeniyle 2017’de Nobel Ekonomi Ödülü’nü aldı. Araştırmaları sınırlı rasyonellik, sosyal tercihlerin rolü, özdenetim eksikliği ve bireysel karar alma süreçleri gibi konulara odaklanarak davranışsal ekonominin gelişimine önemli katkı sağladı.
İnsanlar duygusal ve kolayca dikkatleri dağılan varlıklar olduğu için her zaman kendi çıkarlarına en uygun kararları vermez. Rasyonel tercih kuramına göre, örneğin kilo vermek isteyen ve yiyeceklerin kalori değerleri hakkında bilgi sahibi olan birinin düşük kalorili ürünleri seçmesi beklenir.
Davranışsal ekonomi ise gerçekte bunun her zaman böyle olmadığını söyler. Kişi sağlıklı beslenmeye kararlı olsa bile, davranışları bilişsel önyargılar, duygular ve sosyal etkiler tarafından şekillenir. Televizyonda cazip fiyatlı bir dondurma reklamı görmek ve insanların günde 2.000 kaloriye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan sözde ikna edici bir bilgi duymak, iştah açıcı görüntülerle birleştiğinde kişiyi kararından uzaklaştırabilir. Bu durumda kişi kısa vadeli hazza yönelerek özdenetimini kaybedebilir.
Sonuç olarak
Günümüzde davranışsal ekonomi geniş bir etki alanına sahiptir. Hükümetler kamu politikalarını tasarlarken bu yaklaşımdan yararlanır, şirketler tüketici davranışını yönlendirmek için küçük düzenlemelerden faydalanır ve işyerlerinde çalışan–işveren ilişkilerini anlamada bu bakış açısı kullanılır. Ayrıca felsefe ve pozitif psikoloji gibi alanlarla da etkileşim içindedir.
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
- What Is Behavioral Economics? Theories, Goals, and Applications. Yayınlanma tarihi: 24 Nisan 2024. Kaynak site: Investopia. Bağlantı: What Is Behavioral Economics? Theories, Goals, and Applications
- Rangel A, Camerer C. Montague PR. A framework for studying the neurobiology of value-based decision making. Nat Rev Neurosci. 2008 Jul;9(7):545-56. doi: 10.1038/nrn2357. Epub 2008 Jun 11. PMID: 18545266; PMCID: PMC4332708.
- Pūce, L. (2019). Criticism of behavioural economics: Attacks towards ideology. evidence and practical application. Journal of WEI Business and Economics, 8, 32-46. https://doi.org/10.36739/jweibe.2019.v8.i1.3
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





