Bazı insanlar bitkilerle konuşmanın ya da onlara şarkı söylemenin daha iyi büyümelerini ve daha fazla meyve vermelerini sağladığına inanır. Bunun bilimsel bir dayanağı var mı?

Cevap aslında hem evet hem de hayır. Evet, bitkilerle ve çiçeklerle konuşmak onların büyümesini destekleyebilir. Ancak ne hakkında konuştuğunuzun pek bir önemi yoktur; çünkü süreç düşündüğünüz gibi işlemez.
Bitkilerle konuşmanın gelişimi hızlandırdığı fikri, Alman profesör Gustav Fechner’in Nanna (Bitkilerin Ruh Yaşamı) adlı kitabını yayımladığı 1848 yılına kadar uzanır. İlk bakışta kulağa mantıklı gelen bu fikir, zamanla çeşitli kitaplar aracılığıyla popülerleşmiş ve birçok kişi tarafından kabul görmüştür.

2009 yılında, kadın ve erkeklerden oluşan toplam 10 bahçıvan bir ay süren bir çalışma yürüttü. Bahçıvanlar, hem edebî hem de bilimsel eserleri domates fidelerine okudu. Bir ayın sonunda, araştırmacılar tüm domates fidelerinin, kendilerine kitap okunmayan iki kontrol bitkisine kıyasla daha fazla uzadığını belirledi. Üstelik daha da ilginç bir bulgu elde ettiler.
Kadınların kitap okuduğu domatesler, erkeklerin okuduğu domateslere göre daha fazla gelişim gösterdi. Bu sonuç kısa sürede basına “Kadınların sesi bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlıyor” şeklinde yansıdı. Hatta zamanla, kulağa garip gelse de, bitkilere okunmak üzere hazırlanan kitaplar bile raflarda yerini aldı.

Bitkiler İle Konuşmak Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Günümüzde yapılan araştırmalar, ağaçların sosyal canlılar olduğunu göstermektedir. Peki aynı durum, saksınızdaki bitkiler ya da bahçenizdeki domates fideleri için de geçerli mi? Ne yazık ki bitkilerin söylediklerinizi anlaması ya da sevginizi algılaması mümkün değildir.
Bitkilerle konuşmanın ya da onlara şarkı söylemenin, daha iyi büyümelerine veya daha fazla meyve vermelerine yardımcı olduğuna dair tutarlı bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır. Ayrıca örneklem grubunun küçüklüğü göz önüne alındığında, yukarıda aktarılan çalışma da bu iddiayı desteklemek için yeterli değildir.
Ancak hikâye bununla sınırlı değildir. Bitkilerin müzik dinletildiğinde ya da onlarla konuşulduğunda daha hızlı büyüyebildiği doğrudur. Ancak bunun temel nedeni, gelişim mekanizmaları üzerinde etkili olduğu düşünülen titreşimlerdir. Rüzgâr ya da diğer fiziksel titreşimler, büyüme süreçlerinde gerçekten değişikliklere yol açar. Unutmayalım ki ses de titreşimler hâlinde yayılmaktadır.

Aslında bu durum, bitkiler açısından mantıklıdır. Sonuçta bitkiler, saksılarda değil; doğal ortamlarında hayatta kalmaya uyum sağlayacak şekilde evrimleşmiştir. Bu nedenle, rüzgârlı bir ormanda yaşamlarını sürdürebilmeleri için çevrelerindeki titreşimleri algılayabilmeleri önemlidir.
Rüzgâra maruz kalan bitkiler, etilen adı verilen ve büyümeyi yavaşlatan bir hormon üretir. Bu durum, bitkinin daha kısa kalmasına ve daha kalın gövdeler geliştirmesine yol açar. Dolayısıyla rüzgâra maruz kalan bitkiler, şiddetli rüzgâr koşullarında daha iyi hayatta kalır.
Çalışmalar, bitkilerin tırtılların beslenmesi sırasında oluşan titreşimleri dahi algılayabildiğini ve buna tepki olarak kimyasal savunmalarını artırdığını göstermiştir. Yani bu mekanizma son derece hassastır.
Konuya ilişkin bir diğer teori ise bitkilerin, insanın konuşması sırasında açığa çıkan karbondioksite tepki verdiği yönündedir. Ortamdaki karbondioksit düzeyi fotosentez sürecini etkiler. Ancak insanların, bitki büyümesini anlamlı ölçüde artıracak bir fotosentez artışı sağlamak için çiçekleriyle günde en az birkaç saat konuşması gerekir.

Sonuç Olarak;
MythBusters adlı televizyon programının ekibi bu teoriyi 2004 yılında test etti. Bu amaçla yedi sera kurdular. İki serada bitkilere gün boyunca olumlu konuşmalar içeren ses kayıtları dinlettiler; iki serada ise olumsuz konuşmalar çaldılar. Bir serayı tamamen sessiz bıraktılar. Bir diğer serada belirli bir müzik türüne odaklanmadan genel ses yayını yaptılar; son serada ise bitkilere heavy metal dinlettiler.
Sonuçta en az büyüyen bitkiler sessiz seradaki bitkiler oldu. Olumlu ve olumsuz konuşmalar arasında herhangi bir fark bulmadılar. En fazla büyüyenler ise, ilginç biçimde, heavy metal dinlettikleri bitkilerdi. Bunun nedeninin muhtemelen ortamda daha yoğun titreşim bulunması olduğunu değerlendirdiler.
Bitkilerle ya da çiçeklerle konuşmak size iyi geliyorsa bunu yapın; en azından yalnızlık hissinizi hafifletebilir. Ancak çiçeklerinizin yapraklarını severek ya da onlara şarkılar dinleterek daha hızlı büyümelerini bekliyorsanız, buna fazla umut bağlamayın. Arka plandaki mekanizmayı bilmek, ortada doğaüstü bir durum olmadığını anlamanızı sağlar.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Does talking or singing to plants help them to grow better? Yayınlanma tarihi: 22 Eylül 2021; Bağlantı: Does talking or singing to plants help them to grow better?
- Why You Should Talk to Your Plants. yayınlanma tarihi: 7 Şubat 2021; Bağlantı: Why You Should Talk to Your Plants
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





