Kişisel Gelişim

Bilimsel Olarak İncelenmiş 4 Deha Beyni ve Ortaya Çıkan Bilgiler

Çoğu insan büyük büyük düşünürlerin zihinlerini merak eder. Mesela Einstein, bize kazandırdığı görelilik teorisini piyanonun başına oturunca mı düşündü? Dünyayı etkileyen zihinler nasıl işliyor? Sinirbilimciler, meraklarının bir kısmını büyük düşünürlerin beyinlerini inceleyerek ve normal beyinden nasıl farklı olduklarını görerek giderilebilir. Araştırmalarının sonucunda elde ettikleri bulgulara göz atalım.

Dört Dehanın Beyni Bize Neler Anlatıyor?

Albert Einstein

Einstein’ın beyni, ölümünün hemen ardından Thomas Stoltz Harvey tarafından ailesinin izni olmaksızın alındı. Beyninin farklı açılardan fotoğrafları çekildi ve dosyalandı. Daha sonra her biri beynin farklı işlevsel kısımlarına karşılık gelen 240 parçaya bölündü. Ölümünden sonra 40 yıl boyunca bu parçalar Amerika’yı dolaştı. Pek çok bilim insanı, Einstein’ın dehası için bir açıklama bulmaya çalıştı. Einstein’ın beyni ortalama insan beyninden daha hafif, 1230 gram ağırlığındaydı. Frontal korteksi ortalamadan biraz daha büyüktü, bu da etrafındaki olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini kurma yetisini ileri götürmüş olabilirdi. Ayrıca, alt parietal lob (algılanan nesnenin yerini ve yönünü saptamak, okuma, yazma ve aritmetik yeteneklerimizi barındırmak gibi işlevlere sahip olan beyin bölümü ) ortalamadan daha büyüktü. Eğer beynini görmek isterseniz Pennsylvania, Philadelphia’da Mütter Müzesinde sergileniyor.

Rene Descartes

Descartes meşhur “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözünün sahibi olan Fransız filozof. Felsefi görüşleri modern çağın aydınlanması olarak kabul edilir. Matematik açısından da okul hayatlarında Descartes cebirsel fikirlerin geometrik olarak ifade edilmesini sağlayan Kartezyen Sistemini bize kazandırmasıyla bilinir. 1650 de öldüğü düşünülünce, bilim insanları onun üzerinde çalışmak istediği zaman maalesef beyni çoktan bozuma uğramıştı. Ancak bilim insanları, kafatasının şeklini inceleyerek beyninin normalden farklı olup olmadığına dair ipuçlarını araştırdı.

Araştırmacılar Descartes’ın beyninin, 200 yıldan beri saklanan şu anda da Paris’teki Doğal Tarih Ulusal Müzesi’nde tutulan kafatasının iç kısmında bıraktığı izleri takip ederek 3-boyutlu bir resmini çıkarmayı başardı. Descartes’ın beyni büyük ölçüde “normaldi”. Büyüklüğü standartlara uyuyordu. Ancak frontal korteksindeki bir çıkıntı vardı. Beyin üzerinde yapılan çalışmalara göre, bu bölüm kelimelerin anlamını işleyen bölgeydi.

Carl Friedrich Gauss

Muazzam başarılara imza atmış Alman Matematikçi Gauss’un beyni ölümünden sonra nörobilimci Rudolf Wagner tarafından incelendi. İncelemeler sonucu beynin ortalamadan daha ağır hem de daha kıvrımlı olduğu tespit edildi. Ancak bu inceleme uzun bir süre hatalı olarak yapıldı neden derseniz beyni onunla aynı yıl ölen Doktor Conrad Heinrich Fuchs’un beyni ile kazara karıştırıldı. Bu yanılgı ancak Rudolf Wagner tarafından yapılan MRI incelemelerinde iki beynin önemli ölçüde farklı olduğunun fark edilmesi ile düzeldi. Bugün halen beyni araştırma için Göttingen Üniversitesi’nin tıp fakültesinde formalin içinde korunmaktadır.

Vladimir Lenin

Vladimir Ilyich Lenin’in bedeni Kremlin Sarayı yakınlarındaki Moskova Kızıl Meydanında adını taşıyan bir anıt mezarda sergilenmekte.

1917 Rus devriminin ünlü lideri olan Lenin’in beyni, öldürülmesinden kısa süre sonra Joseph Stalin’in emriyle, bir dahi olduğunu kanıtlayabilmek adına korumaya alındı. Politbüro’nun talebi üzerine Lenin’in beyni, vücudu mumyalanmadan önce çıkarıldı. Sovyet hükümeti, tanınmış Alman bilim adamı Oskar Vogt’u Lenin’in beynini incelemek amacıyla görevlendirdi. (Politbüro, Politik Büro’nun kısaltılmış biçimi. SSCB tarihinde komünist partinin, politikaları belirleyen en üst karar organı. ).Sonuçta beklenen sonuç ortaya çıktı, ortalama bir insanın beyni ile Lenin’ki karşılaştırıldığında “dev” piramidal hücrelere (merkezi sinir sistemindeki en büyük nöronlar) rastlandı. Bir rivayete göre Rusya, büyük liderin beynini hala gizli servis merkezlerinde tutmaktadır.

Sinirbilim hala beynin şeklinin, zekâyı nasıl etkilediğini ve bu ilişkilerin ne kadar önemli olabileceğini anlamaya çalışıyor. Ancak bir sözü hatırlamak lazım elbette; “Deha’nın yüzde biri ilham ise yüzde doksanı terdir”.

Kaynak: 4 geniuses whose brains were studied by science—and what they reveal;  http://bigthink.com

Matematiksel

Nurgul Kendirlioglu

Selçuk Üniversitesinde Matematik Lisansımı bitirdikten sonra Kocaeli Üniversitesinde Yüksek lisansımı tamamlayıp, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdim. Aslında nereli ve nereleri bitirdiğimiz çok da önemli değil... Matematiğe, bilime ve insanlığa dair farkındalık kazandırabilirsek, sanki var olduğumuz dünya daha yaşanılabilir olacak. Zira doğum ve ölüm arasında kalan zamanda, işe gitmek,fatura ödemek, tv izlemekten daha başka şeyler yapmak için dünyada olduğumuzu düşünüyorum.Okumayı, dinlemeyi, izlemeyi, yeni ve insanlığa faydalı güzel şeyleri keşfetmeyi ve paylaşmayı seviyorum... Keyifli okumalar dilerim. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu