ZİHİN AÇAN YAZILAR

Beynin Yüzde Onunun Kullanıldığı Bir Efsane İse Gerçekte Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Pek çoğumuz beynin yüzde onunun kullanıldığı efsanesi hakkında bir şeyler duymuşuzdur. Bazı iddiaların modası geçer unutulur bazıları da baştan çıkarıcı cazibeleri nedeniyle varlığını sürdürür. Bu efsane de onlardan bir tanesidir…

Bu efsanenin cazibesi ortada. Kilidin açılmasını bekleyen gizli bir beyin gücü taşıdığına kim inanmak istemez ki? 2014’te vizyona giren Lucy filmini anımsayın. Filmin afişinde”Ortalama bir insan beyin kapasitesinin %10’unu kullanır.”yazar. “%100 ile neler yapabileceğinizi bir düşünün.”

Efsanenin yayılmasında reklamcıların da payı elbette büyüktü. Bu efsanenin reklamlarda kullanılmasının tarihi 1944’te Pelman Institute‘ün iddialarına kadar gidiyor.

“Sizi tutan nedir? Tek bir olgu tek bir bilimsel olgu. Çünkü bilim insanlarına göre gerçek beyin gücünüzün sadece onda birini kullanabiliyorsunuz!”

Dünyanın her yerinde hatta bilim insanlarının arasında bile bu efsaneye inanan insanlar hala bulabilirsiniz. Şimdi gelin efsanenin tarihine kısaca göz atalım…

Beynin Yüzde Onunun Kullanıldığı Efsanesi Nasıl Ortaya Çıktı?

Bu efsaneyi ortaya atan kişinin kim olduğu kesin olarak bilinmese de bu fikir daha çok, The Energies of Men (İnsan Enerjileri) adlı kitabında bu konuyu savlayan Amerikalı psikiyatrist ve yazar William James‘in “Bizler, zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın yalnızca küçük bir kısmını kullanıyoruz.” sözleriyle ilişkilendirilmekte.

Bir başka iddia da Albert Einstein’a ait olduğu iddia edilen bir alıntı. Söylendiğine göre bir röportajda kendisi, dehasının sırrının beyninin bizlerin kullandığı % 10’luk kısım yerine tamamını kullanması olduğunu açıklamıştı. Ancak konu ile ilgili araştırmalarda böyle bir röportaja erişilemedi.

Beynimizin Gerçekte Ne Kadarını Kullanıyoruz?

İnsanların beyninde etkin olmayan bir bölge yok. Bilindiği gibi beynin görevi vücudu yönetmektir. İnsan beyninin işlevlerinden bazıları bilinçli bir şekilde yönetilebilirken bazıları tamamen irade dışında gerçekleşir.

Örneğin kolumuzu ya da bacağımızı oynatmaya bilinçli bir şekilde karar verebiliriz. Fakat yediğimiz yemekleri sindirmek için sindirim enzimlerinin salgılanması ya da kalbin vücuda kan pompalaması tamamen irade dışıdır.

Görüntüleme teknolojisi kullanarak beyin üzerinde inceleme yapan araştırmacılar da bulguları ile bunu ispatlamış durumda. katılımcılardan hiçbir şey düşünmemeleri istenen durumlarda bile aktivite dalgaları beynin tamamında görüntülenebiliyor.

Herhangi bir anda beynin bazı kısımları diğer kısımlarına göre daha etkin olabilir. Fakat beynin hiçbir işlevi olmayan bir bölgesi yoktur.

Beyinde meydana gelen en ufak hasarlar bile çok önemli sağlık sorunlarına sebep olabilir. Ancak beyinleri hasar gören ya da beyinlerinin bir kısmı alınıp da yaşamlarına normal biçimde devam eden insanlar da vardır. Bunun sebebi beynin telafi etme ve faaliyeti geriye kalan hangi kısmın yürüteceğini belirleme özelliğine sahip olmasıdır.

Kıvrımlı korteksimizin içinde yer alan bir diğer gizem ise, beyin hücrelerimizin yalnızca yüzde 10’unun nöronlardan ibaret olması geri kalanının ise nöronları kaplayan ve destekleyen glia hücrelerinden oluşması. Fakat bunların işlevlerinin ne olduğu büyük oranda belirsiz.

Sonuç olarak bu, beynimizin yüzde 10’unun kullandığımız anlamına gelmiyor, sadece işlevinin yüzde 10’ununu anlayabildiğimizi gösteriyor.

İnsanları diğer canlılardan daha zeki yapan beyinlerinin büyüklüğü değil beyinlerinin büyüklüğünün vücutlarının büyüklüğüne oranıdır. Bu oran küçük olduğu halde beyninin daha büyük bir kısmını kullandığı için daha zeki olan bir canlı yoktur.

Kaynak: 

https://www.scientificamerican.com/article/do-people-only-use-10-percent-of-their-brains/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı