Beynimizin Yüzde 10’unu Kullanıyoruz Efsanesi

Pek çoğumuz beynimizin sadece % 10 luk bir kısmını kullandığımızı, aslında insanların zekâ kapasitesinin çok daha fazla olduğunu duymuşuzdur. Bu söylentinin ne zaman ve kim tarafından ortaya atıldığı tam olarak bilinmiyor. Fakat iddia tamamen asılsız…

Bu efsaneyi ortaya atan kişinin kim olduğu kesin olarak bilinmese de bu fikir daha çok, The Energies of Men (İnsan Enerjileri) adlı kitabında bu konuyu savlayan Amerikalı psikiyatrist ve yazar William James’in “Bizler, zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın yalnızca küçük bir kısmını kullanıyoruz.” sözleriyle ilişkilendirilmekte.

Bu iddia aynı zamanda Albert Einstein’ın muazzam zekâsını açıklamak için de kullanılıyor.

İnsan beyninin oldukça karmaşık olduğunu biliyoruz. Beyin, hafıza ve bilincin deposu olduğu kadar, bütün insan hislerinin, davranışlarının, deneyimlerinin de kaynağı. Dolayısıyla beynin kendisinin bir gizem olduğunu düşünmek hiç şaşırtıcı değil.

İnsanların beyninde etkin olmayan bir bölge yok. Bilindiği gibi beynin görevi vücudu yönetmektir. İnsan beyninin işlevlerinden bazıları bilinçli bir şekilde yönetilebilirken bazıları tamamen irade dışında gerçekleşir.

Örneğin kolumuzu ya da bacağımızı oynatmaya bilinçli bir şekilde karar verebiliriz. Fakat yediğimiz yemekleri sindirmek için sindirim enzimlerinin salgılanması ya da kalbin vücuda kan pompalaması tamamen irade dışıdır.

Görüntüleme teknolojisi kullanarak beyin üzerinde inceleme yapan araştırmacılar da bulguları ile bunu ispatlamış durumda.

Rochester’daki Mayo Clinic’ten nörolog John Henley, “Kanıtlar, gün boyunca beyninizin yüzde 100’ünü kullandığınızı gösteriyor.” diyor. Uyku esnasında bile, bilinci ve daha yüksek seviyedeki düşünceleri kontrol eden frontal korteks gibi bölgeler, ya da çevreyi algılamaya yarayan bedensel-duyusal bölgeler, aktif konumdadır.

Herhangi bir anda beynin bazı kısımları diğer kısımlarına göre daha etkin olabilir. Fakat beynin hiçbir işlevi olmayan bir bölgesi yoktur.

Beyinde meydana gelen en ufak hasarlar bile çok önemli sağlık sorunlarına sebep olabilir. Ancak beyinleri hasar gören ya da beyinlerinin bir kısmı alınıp da yaşamlarına normal biçimde devam eden insanlar da vardır. Bunun sebebi beynin telafi etme ve faaliyeti geriye kalan hangi kısmın yürüteceğini belirleme özelliğine sahip olmasıdır.

Kıvrımlı korteksimizin içinde yer alan bir diğer gizem ise, beyin hücrelerimizin yalnızca yüzde 10’unun nöronlardan ibaret olması geri kalanının ise nöronları kaplayan ve destekleyen glia hücrelerinden oluşması. Fakat bunların işlevlerinin ne olduğu büyük oranda belirsiz.

Sonuç olarak bu, beynimizin yüzde 10’unun kullandığımız anlamına gelmiyor, sadece işlevinin yüzde 10’ununu anlayabildiğimizi gösteriyor.

İnsanları diğer canlılardan daha zeki yapan beyinlerinin büyüklüğü değil beyinlerinin büyüklüğünün vücutlarının büyüklüğüne oranıdır. Bu oran küçük olduğu halde beyninin daha büyük bir kısmını kullandığı için daha zeki olan bir canlı yoktur.

Kaynak: 

https://www.scientificamerican.com/article/do-people-only-use-10-percent-of-their-brains/

 www.garajimdakiejder.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı