Psikoloji

Bazı İnsanlar Alarm Çalmadan Kendiliğinden Nasıl Uyanır?

Kimileri saatin sesini asla duymazken, kimileri çalmadan beş dakika uyanır. Bu insanlar alarm çalmadan uyanmak için hangi beceriye sahipler?

Bu durumu aslında siz de deneyimlemiş olabilirsiniz. Sabah 6: 30’da kalkmak için alarmı kurduğunuzda sabah 6: 28’de kendi kendinize uyandığınızı görürsünüz. O an için sizi şaşırtan bu deneyiminiz aslında tesadüf değildir. Ancak maalesef bu deneyimi herkes yaşayamaz. Günlük hayatımızda güvendiğimiz tüm modern icatlar arasında, alarm saati muhtemelen evrensel olarak en küçümsenenidir. Çoğu zaman sinirlerimizi bozan bu saatler sabahları bizi yataktan çıkarmak için vazgeçilmezdir. Bu durum akıllara ilginç bir soru getirebilir: İnsanlar alarm saatleri yaygın hale gelmeden önce nasıl uyanıyorlardı?

Zamanı Anlama Çabalarımız

Çağlar boyunca, basit bir zamanı anlatma eylemi bile, ayrıntılı icatlarla çözmeye çalıştığımız önemli sorunlarımızdan oldu. Eski Yunanlılar ve Mısırlılar bu sorunu ortadan kaldırabilmek için güneş saatleri ve dikilitaşlar geliştirdiler. Devam eden süreçte kum, su ve yağ gibi şeylerin hareketleri aracılıyla zamanı ölçmeye yarayan saatler ürettiler. Ancak bu tip cihazların hiçbir elbette bize zamanı tam olarak kontrol altına alma şansı vermedi. Bu nedenle, mekanik saatler yaratılıncaya kadar, insanlar daha doğuştan gelen bir başka zaman işleyiş biçimine bağlı olmak zorundaydı. Bu sirkadiyen ritim olarak da bilinen kendi iç vücut saatlerimiz idi.

Biyolojik Saat: Sirkadiyen Ritmi

Okuma Önerisi: Uyku Bozukluğu Sorunu ve Mutasyona Uğrayan Sirkadiyen Saatlerimiz

covid uyku

Vücudunuzun sirkadiyen ritmi uyku-uyanma döngünüzü yönetir. Kan basıncınızı, vücut ısınızı ve ne kadar uykulu veya uyanık olduğunuzu belirleyen zaman hissini kontrol ederek arka planda çalışan 24 saatlik bir saat gibidir. Vücut saatiniz rutini olduğunda en iyi şekilde çalışır. Her gece aynı saatte yatarsanız, sahip olduğunuz / ihtiyacınız olan uyku miktarına alışır ve sabah ne zaman uyanacağınızı bilir. Uyku döngünüz kısmen, seviyeleri her gün yükselen ve düşen PER proteini tarafından düzenlenir. PER seviyeleri düştüğünde (gece) kalp atış hızınız yavaşlar, kan basıncınız düşer ve düşünceniz biraz bulanıklaşır. Sonucunda yorgun hissetmeye başlar ve uyuma ihtiyacı duyarsınız.

Alarm Çalmadan Önce Uyanmak Nasıl Gerçekleşiyor?

Tutarlı bir uyku-uyanma rutininiz varsa, her gün aynı saatte uyanırsanız. Aynı saatte vücudunuz kan basıncı ve vücut ısısı dahil PER düzeylerini artırmaya ve stresle baş etmenize yardımcı olan kortizol gibi hormonları salmaya başlar. Bu durum genellikle uyanmadan bir saat önce gerçekleşir, yepyeni bir güne girmenizi kolaylaştırmaya yardımcı olur. Uygulanacak bir rutin olduğunda vücudunuz en verimli haldedir. Yani her gece aynı saatte uyursanız ve her sabah aynı saatte uyanırsanız, vücudunuz bu davranışı kilitler. Vücudunuz doğal döngüyü bozan saat sesi ile uyanmaktan hoşlanmaz çünkü bu saat sesi iç düzeni bozar. Dolayısıyla, kesintiye uğramamak için vücudunuz harika bir şey yapar: Gecenin erken saatlerinde PER ve stres hormonlarını artırmaya başlar. Sonuçta, göz kapaklarınız alarm çalmadan dakikalar hatta belki saniyeler önce açılır.

Bu arada, alarmınızdan önce uyanmazsanız, muhtemelen yeterince uyumuyorsunuz veya tutarlı bir programda uyumuyorsunuzdur. Hafta içi ve hafta sonları farklı zamanlarda uyanmak, biyolojik saatinizi çabucak bozabilir. Herhangi bir tutarlılık olmadan, vücudunuz ne zaman kalkacağını bilemeyebilir. Ayrıca artık bir çoğumuz çalar saat yerine akıllı telefonlarımıza güveniyoruz. Bu nedenle de alarmı erteleyip, tekrar uykuya dalabiliyoruz. Bunu yapmak da ertesi gün uyanmamızı daha sorunlu bir hale getiriyor. Vücut uyanma hazırlıkları yaparken tekrardan uykuya dalmak var olan hormonları dolayısıyla vücudun kafasını karıştırıyor. Ve her ertelemeyle birlikte daha da kötüleşiyor. Görünüşe göre erteleme, güne başlamanın en kötü yolu.

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler