SAĞLIK

Asperger Sendromu Nedir?

Asperger sendromu, adını hastalığı ilk olarak 1944’te tanımlayan Avusturyalı çocuk doktoru Dr. Hans Asperger’den almıştır.

Asperger, Dr. Asperger’in “empati eksikliği, arkadaşlık kurma yeteneği az, tek taraflı konuşma” gibi belirtilerle tanımladığı bir hastalık olsa da, bu bireyler belirli konulara olan takıntılı ilgileri ve bilgileri dolayısıyla da özgün ve çok başarılı olabiliyorlar.

Tabii burada, bu çocukların hangi ailenin ve ülkenin içine doğduğu da önem arz ediyor.

Asperger sendromu, doğuştan gelen veya yaşamın ilk 3-4 yılında ortaya çıkan karmaşık nörogelişimsel bozuklukları ifade eden otizm spektrum bozuklukları grubunun (ASD) en ılımlı ucu kabul edilir. Bir başka deyişle klasik otizmin en hafif formudur. Diğer ASD’ler;

  • Klasik otizm
  • Rett sendromu
  • Çocukluk çağı parçalayıcı bozukluğu
  • Atipik otizm (başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk) biçimidir.

Asperger sendromu kendi içinde ayrıca sınıflandırılmaz, sadece sendroma eşlik edebilen psikiyatrik soruna bağlı olarak çocuğun günlük hayatına daha çok ya da daha az yansıyabilir. Asperger sendromu 2003 yılında otizmin türlerinden biri olarak kabul edilip otizm spektrum bozukluklarından biri olarak tanımlanmıştır.

Asperger sendromu ve otizmin en büyük benzerliği her ikisinin de sosyal iletişimi olumsuz yönde etkileyen gelişimsel bozukluk olmalarıdır. Her iki durumda da bireyler sosyal ilişkilerden kaçınır, akranları ve diğer kişilerle sağlıklı iletişim kuramazlar. Dolayısıyla sosyal uyum yönünden zayıf bireyler olarak karşımıza çıkarlar.

Asperger sendromlu ve otizmli bireylerin ‘takıntıları’ vardır. Bu takıntılı davranışlar günlük hayattaki rutinleri, oyuncaklarının sıralanışı, sürekli aynı yerde oturmak istemeleri gibi çeşitli şekillerde görülebilir. Sürekli tekrarlar da bu takıntılı davranışlar sonucunda meydana gelir.

Asperger sendromunu teşhis etmek otizmi teşhis etmekten daha zordur. Otizmli bireyler kendilerini erken yaşta belli ederken Asperger sendromu olan birey çoğu zaman okul çağında yaşadığı sosyal ilişki problemleriyle kendini belli eder.

Otizmle kıyaslandığında Asperger sendromlu bireylerin öz bakım becerileri gelişmiştir. Bu sebeple diğer bireylerle aralarındaki fark ancak sosyal ilişkilerdeki aksamalarla meydana çıkar. (Bu bölüm alıntıdır. Kaynaklardan detayına erişilebilir.)

Asperger sendromlu insanlar genelde ortalamanın üzerinde zekaya sahiptir. Ancak sosyal becerilerle ilgili zorlukları vardır. Dilin kullanımı ve yorumlanmasındaki anormallikler Asperger sendromunda yaygın olsa dil gelişimi (dilbilgisi, sözdizimi vb.) normaldir.

Hastaların semptomlarının şiddeti, bireyden bireye değişebilir. Anksiyete ve hayal kırıklığı, Asperger sendromlu kişilerde yıkıcı davranışlara veya depresyona katkıda bulunabilir.

Hastalıkta başarılı bir tedavi için genellikle sosyal, davranışsal ve / veya eğitimsel müdahale gerekir.

İyi bir yaşam standardı sağlanır ve toplumdan dışlanmazlarsa, Asperger sendromunun pek çok olumlu geri dönüşü olur.

Çünkü, Asperger sendromlu kişilerde ayrıntılara odaklanma yeteneği, bağımsız çalışma becerisi, özgünlük ve özgün düşünce tarzı, başkaları tarafından gözden kaçırılabilecek kalıpların görülmesi, odaklanma gibi beceriler vardır.

Temple Grandin bu kişilerden biridir..

Asperger bozukluğu olan Dr. Temple Grandin, sayısız başarıya ve özgün çalışmaya imza atmış, birçok kitap yazmış, özgün bir iş modeli oluşturmuş yazar, girişimci ve profesör olarak adını adeta tarihe kazımıştır.

Hayatı ve hikayesi, 2010 yılında çekilen bir filme de konu olmuştur. (imdb: 8.7) Kendisinin TedX Konuşmasını izleyin derim:

Benim de hafta sonu izlemeyi planladığım filmi: https://www.sinemalar.com/film/61294/temple-grandin

Marie Curie, Mozart, Picasso, Vincent van Gogh, Newton gibi dehaların bu tarz hastalıklardan muzdarip olduğu hakkında iyi-kötü epey kaynak var.

Yani Otizm, Asperger Sendromu gibi toplumca pek anlaşılamayan (veya anlamak istenilmeyen) hastalıkların, pek çok dehanın da deneyimlediği bir hastalık olduğunu ve bu insanların muhteşem başarılara imza attığını unutmayalım.

Diğer yandan, insanlardan normal muamele görmek için herhangi bir başarıya ve herhangi bir ispata da ihtiyaçları olmak zorunda değil.

Anormalliğin normalliğinin bu denli yüksek olduğu bir toplumda, dışlanması gereken en son insanlar onlar olabilir.

Kaynaklar:

*https://www.medikalakademi.com.tr/asperger-sendromu-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

*https://bariskorkmaz.org/asperger-sendromu-ve-otizm-benzerlikler-farklar/

*https://www.medicinenet.com/asperger_syndrome/article.htm

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu