Vladimir Demikhov’un bilime yaptığı katkıların büyük bölümü, hayattayken yeterince takdir edilmedi. Bunun başlıca nedeni, büyük tartışmalara yol açan iki başlı köpek deneylerinin itibarını zedelemesiydi. Oysa Demikhov, bugün modern cerrahinin temelini oluşturan pek çok ilk girişimin öncüsü olan gerçek bir yenilikçiydi.

1958 Mayısının sonlarında televizyonlarda titrek, siyah-beyaz bir film yayımlandı. Filmde, sırtında ikinci bir baş ve gövde taşıyan iri bir köpek sergileniyordu. “Cerberus” adı verilen bu iki başlı hayvan, Sovyet cerrah Vladimir Demikhov’un deneylerinden biriydi.
Film Demir Perde’nin ötesinden gelmişti ve ilk başta bir aldatmaca olabileceği düşünüldü. Yine de görüntüler Batı’da ciddi bir merak ve tedirginlik yarattı. Şüphelerin arkasında, daha önce Sovyetler’den gelen ve abartılı iddialar içeren bilim filmleri vardı. Ancak Demikhov’un çalışmaları bu kez göz ardı edilemedi.
1958’de Leipzig’de verdiği konferanslar ve 1959’da Münih’te sunduğu bildiriler, onun bu tür nakilleri 1954’ten beri gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Bu tarih, Batı dünyasında organ naklinin henüz mümkün kabul edilmediği bir döneme denk geliyordu. Bu da Sovyetlerin tıpta ne kadar ileri gitmiş olabileceği sorusunu gündeme taşıdı.
Amerika Birleşik Devletleri bu tuhaf meydan okumaya nasıl yanıt verecekti? Yalnızca birkaç dakikalık filmle, iki başlı bir köpek ve onu yaratan cerrah, Soğuk Savaş’ın en tuhaf bilimsel rekabetlerinden birini başlatmış oldu.
Vladimir Demikhov Kimdir?

Vladimir Petroviç Demikhov 1916’da, yoksul bir köylü ailesinde doğdu ve babasını Rus İç Savaşı sırasında kaybetti. Sanayileşen Voronej’de büyürken, daha on üç yaşında mekanik ve tesisat eğitimi aldı. Ivan Pavlov’un deneysel yaklaşımından etkilenen Demikhov, on sekiz yaşında Voronej Devlet Üniversitesi’ne girerek fizyolojiye yöneldi.
Mekanik bilgisiyle biyolojiyi birleştirmeyi hedefliyordu. Ona göre, bir motor değiştirilebiliyorsa, bir kalp de değiştirilebilirdi. Bu fikir, onu transplantolojinin en tartışmalı ama en etkili öncülerinden birine götürecek yolun başlangıcı oldu.
İlk olarak bir sokak köpeği üzerinde, kendi tasarladığı mekanik kalbi denedi. Gerçek kalbi çıkardıktan sonra aygıtı ana damarlara bağladı; motor çalıştığında köpek yeniden yaşamsal belirtiler gösterdi ve kendi kalbi olmadan beş buçuk saat hayatta kaldı. Demikhov o sırada yalnızca yirmi bir yaşındaydı.
Bu çalışmanın ardından Moskova Üniversitesi’nde lisansüstü eğitime başladı. 1940’ta bir hayvanda ilk intratorasik kalp naklini gerçekleştirdi ve koroner bypass denemeleri yaptı. II. Dünya Savaşı bu araştırmaları kesintiye uğrattı; ancak savaşın ardından Demikhov, yıkıma rağmen deneylerine geri döndü.
1950’lerin başına gelindiğinde Demikhov, köpekler üzerinde üç yüzden fazla ameliyat yapmış ve iki damarı cerrahi olarak birleştirme işlemini yalnızca 55 saniyede gerçekleştirebilir hâle gelmişti. Buna rağmen tıp doktoru olmadığı için resmî olarak cerrah sayılmıyordu.
Savaş kesintileri ve üniversiteyle yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle doktorasını da tamamlayamamıştı. Yine de son derece sınırlı imkânlarla, neredeyse hiç yardımcı ekipman olmadan deneylerine devam etti. Moskova Cerrahi Enstitüsü’nde çalışmaya başladıysa da maddi olarak büyük ölçüde eşi Lia’nın desteğine dayanıyordu.
‘un Kafa Nakli Deneyleri

4 Ekim 1957’de, Sputnik I’in fırlatılması, ABD ve Avrupa’da şaşkınlık ve korku yarattı. Asıl tehdit uydunun kendisi değil, onu yörüngeye taşıyan roket teknolojisiydi. Başkan Eisenhower, nükleer bir dengeyi devralmışken, Nikita Kruşçev artık bu roket gücüne de sahipti.
Sputnik, Sovyetler için güçlü bir propaganda aracına dönüştü. Batı’da ise derin bir özgüven sarsıntısı yarattı. İlk bakışta Demikhov’un iki başlı köpekleriyle bir Sovyet uydusunun fırlatılması arasında pek bir ortak nokta yok gibi görünür. Biri tıp bilimiyle, diğeri roket teknolojisiyle ilgilidir.
Ancak, Sputnik sonrası yükselen atmosferde Sovyet bilimindeki atılımlara güç ve kaynak sağlanmaya başlanmıştı. Bu bağlamda, 1959’da Life dergisinden gazeteci Edmund Stevens ve fotoğrafçı Howard Sochurek, Demikhov’un bir ameliyatını belgelemek üzere davet edildi.
Ameliyat sabahı Demikhov, yardımcılarını ve hemşireyi tek tek tanıttı; ancak gazetecilerin dikkati ister istemez “hastalara” kaydı. İçlerinden biri durmadan havlıyordu. Shavka adlı küçük, hareketli bir melez köpek, heyecanla zıplıyordu. Kısa süre sonra sindirim, solunum ve kalp işlevleri dâhil olmak üzere alt bedenini kaybedecekti. Yanında, anestezi altındaki Brodyaga —“Serseri”— yatıyordu; o da Shavka’nın taşıyıcı bedeni olacaktı.

Dışarıdan bakıldığında bu, Demikhov’un ikinci iki başlı köpek ameliyatıydı. Oysa gerçekte beş yıl içinde gerçekleştirdiği yirmi dördüncü denemeydi. Ameliyatın ardından Demikhov sakin bir şekilde konuştu. İki başlı köpek fikrinin on yıl önce aklına geldiğini söyledi ve artık bu çalışmaların “deney” aşamasını aştığını ilan etti.
Projeyi Moskova’nın en büyük acil hastanelerinden biri olan Sklifosovski Enstitüsü’ne taşıyacaklarını duyurdu. Bir sonraki adımın, insan nakilleri olduğunu ima ediyordu.
Sonuç Olarak
Bu sırada Shavka gözlerini açtı; Brodyaga’nın bedenini kontrol edemese de süt içebiliyordu. Brodyaga ise başındaki ağırlıkla uyanmış, yemek için yardıma muhtaçtı. Demikhov iki köpeği “bilim uğruna kendini feda eden şanslı hayvanlar” olarak niteledi ve deneylerin bir gün insan hayatlarını kurtaracağını savundu. Dört gün sonra iki köpek de öldü.

Joseph Murray, Life dergisinde Stevens’ın yazısını okuduğunda alaycı bir tepki verdi. Demikhov’un nakletmeyi planladığı dokuların işlev göremeyeceğini savundu. Murray bu sırada reddi önleyici ilaçlar üzerinde çalışıyordu; ancak somut başarılar ancak sonraki on yılda gelecekti. Yine de akıllara Sputnik’te olduğu gibi aynı soru takılıyordu: Ya Sovyetler bilmediğimiz bir atılım yaptıysa?
Amerika bu riski bir kez daha almak istemedi. Araştırma ve geliştirmeye büyük fonlar aktı. Sovyetler ilk uyduyu fırlattıysa, ABD daha iyisini yapacaktı. Demikhov’un deneyleri, bu rekabetçi ruhu tıp alanına da taşıdı. Mantık basitti: Sovyetler köpeklerle ne yapabiliyorsa, Amerika bunu primatlarla yapabilirdi. Ve primatlarla yapılabilen, bir gün insanlara da uygulanabilirdi. Böylece ABD ile SSCB arasında, bu kez “iç uzayda” bir yarış başladı.
Kaynaklar ve ileri okumalar için:
- How Vladimir Demikhov Actually Made A Two-Headed Dog. Yayınlanma tarihi: 15 Mayıs 2021; Bağlantı: How Vladimir Demikhov Actually Made A Two-Headed Dog
- Konstantinov IE. At the cutting edge of the impossible: a tribute to Vladimir P. Demikhov. Tex Heart Inst J. 2009;36(5):453-8. PMID: 19876428; PMCID: PMC2763473.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





