Thomas Midgley’nin icatları, hem kendi ölümüne neden oldu hem de dünya genelinde milyonlarca insanın ölümünü hızlandırdı; hatta neredeyse karadaki tüm yaşamı ortadan kaldıracak bir noktaya ulaştı.

Karmaşık sorunlara getirilen her çözümün ve yararlı görünen her yeniliğin bir de karşı yüzü vardır. Bu etkiler, katlanılabilir ve yönetilebilir yan sonuçlardan, öngörülmesi zor ve ciddi sorunlara kadar uzanabilir. Bazı durumlarda çözüm ancak tamamen zararsız bir yaklaşıma geçilerek ya da en azından daha az sorunlu bir seçenekle değiştirilerek mümkün olur. Buna bir örnek kurşunlu benzinin icadıdır.

ABD’de 1922’den itibaren uygulamaya giren kurşunlu benzin, içten yanmalı motorlarda “vuruntu” olarak bilinen erken ateşleme sorununa ucuz, pratik ve etkili bir çözümdü.. Vuruntu, motorun enerji dönüşüm verimini düşürüyor, aynı zamanda silindirler ve pistonlar üzerinde ciddi hasarlara yol açabiliyordu.
Bunun temel nedeni, 20. yüzyılın başlarında benzinin düşük kalitesiydi. Bu durum hem motor gücünü hem de yakıt verimliliğini azaltıyor, sık arızalara neden oluyordu. General Motors’ta Charles Kettering’in ekibinde çalışan Thomas Midgley’nin görevi ise bu sorunu ortadan kaldıracak katkı maddelerini geliştirmekti. Kurşun, zehirli olduğu çok iyi bilinen bir maddedir. Ancak Thomas Midgley bunu görmezden gelmeyi tercih edecekti.
Basın toplantısında kuşkucu gazetecilerin karşısına çıkan Thomas Midgley, tetraetil kurşun içeren bir kabı eline aldı ve teatral bir biçimde ellerini bu sıvıyla yıkadı. “Hiçbir risk almıyorum,” dedi. “Bunu her gün yaparken de hiçbir risk almazdım.”
Oysa Midgley tam anlamıyla dürüst davranmıyordu. Kısa süre önce kurşun zehirlenmesi nedeniyle aylarca Florida’da tedavi görmüştü. Üstelik herkes onun kadar şanslı değildi.
Thomas Midgley Bizi Kurşunlu Benzinle Tanıştırdı
1924 yılının ekim ayında, New Jersey’deki bir Standard Oil tesisinde çalışan Ernest Oelgert, bir perşembe günü halüsinasyonlar görmeye başladı. Ertesi gün laboratuvarda dehşet içinde bağırarak koştu.
Cumartesi günü tehlikeli biçimde kontrolden çıkınca kız kardeşi polisi aradı; polis Oelgert’i hastaneye götürdü ve zorla zapt altına aldı. Pazar günü yaşamını yitirdi. Bir hafta içinde dört laboratuvar arkadaşı daha öldü; otuz beş kişi ise hastaneye kaldırıldı. Tesiste yalnızca kırk dokuz kişi çalışıyordu.

Aslında bu durum, benzine tetraetil kurşun eklenmesinde rol alan Standard Oil, General Motors ve DuPont için sürpriz sayılmazdı. Ohio’daki ilk üretim hattı, iki işçinin ölmesinin ardından kapatılmıştı. New Jersey’deki başka bir tesiste de ölümler gerçekleşmişti.
Bilim insanları ciddi biçimde endişeliydi. Otomobillerin egzoz gazlarını doğrudan kent sokaklarına saldığı bir ortamda, benzine kurşun eklemek gerçekten akılcı görünmüyordu. Buna karşın Thomas Midgley, bu kaygıları hafife alarak “ortalama bir caddede kurşun miktarının tespit edilemeyecek, hatta emilemeyecek kadar düşük olacağını” ileri sürdü. Ancak bu rahat tavır herhangi bir veriye dayanmıyordu.
Ernest Oelgert’in zehirlenen iş arkadaşları etrafında kopan medya fırtınası sürerken yayımlanan rapor, tetraetil kurşunu güvenli ilan etti. Ancak kamuoyu bu sonuca kuşkuyla yaklaştı. Bunun üzerine ABD hükümeti, Mayıs 1925’te Washington’da bir konferans düzenledi.
Konferansta iki karşıt görüş öne çıktı. Ethyl Corporation’ın başkan yardımcısı kurşunlu benzinli motor yakıtlarının geliştirilmesini uygarlığın gereği sayıyordu. Buna karşılık, Dr. Alice Hamilton, kurşunlu benzinin alınmaya değmez bir risk olduğunu savunacaktı.
Sonunda ABD hükümeti Alice Hamilton’ı ve Vitruvius’u görmezden gelmeyi seçti. Yaklaşık yarım yüzyıl sonra ise fikir değişti. 1970 tarihli Temiz Hava Yasası, otomobillerin kademeli olarak kurşunsuz benzine geçmesini başlattı.
Thomas Midgley’in Verdiği Zarar Bu Kadar Değil
1920’lerde buzdolapları, zaman zaman sızan tehlikeli gazlar nedeniyle çoğu ev için caydırıcı derecede risk taşıyordu. Midgley, kararlı, tutuşmayan, paslanmaya yol açmayan ve solunduğunda zarar vermeyen bir gaz geliştirmek için kolları sıvadı. 1930’da kloroflorokarbonları (CFC’leri) keşfetti. Yöneticiliğini yaptığı Kinetic Chemicals bu gazı kısa sürede Freon-12 adıyla ticari üretime soktu.
Freon gazı, ozon tabakasının incelmesine en büyük katkıyı yapan gazlardan biridir. Tek bir CFC molekülü, sera etkisini artırmada bir karbondioksit molekülünden yaklaşık on bin kat daha güçlü etki gösterir. 1973’te yasaklanmasına kadar geçen süreçte, CFC’lerin ozon tabakasının yaklaşık yüzde 20’sini yok ettiği anlaşıldı. CFC’ler ayrıca akciğerlere tutunarak astım, bronşit ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarının yaygınlaşmasına yol açar.
Thomas Midgley, ilerleyen yıllarda bu sonuçlara rağmen önemli ödüller kazandı. Amerikan Kimya Derneği ona 1941’de Priestley Madalyası’nı, 1942’de ise Willard Gibbs Ödülü’nü verdi. Sonunda, ilginç ve ironik ölümünün yaşandığı yıl olan 1944’te, aynı derneğin başkanlığına seçildi.
Midgley, yaptıklarının sonuçlarını görecek kadar uzun yaşamadı. 1940’ta, 51 yaşındayken çocuk felci geçirdi ve yatağa bağımlı hâle geldi. Bunun üzerine kendisini yataktan kaldırmak için bir makara sistemi tasarladı. Ancak bu düzenek sonunu hazırladı. 1944’te sistemin ipleri boynuna dolandı ve boğularak hayatını kaybetti.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- Thomas Midgley Jr.: The Man Who Harmed the World the Most. Yayınlanma tarihi: 6 Ağustos 2018; Bağlantı: https://interestingengineering.com/
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel







