
Modern kitle imha silahlarından yüzyıllar önce Bizanslılar, Rum ateşi olarak bilinen güçlü bir silah kullanıyordu. Orta Çağ’daki Haçlılar, Doğu Roma İmparatorluğu’nun yaklaşık MS 673’ten 1180’li yıllara kadar Doğu Akdeniz’deki deniz savaşlarında kullandığı bu yakıcı silaha ignis graecus, yani “Yunan ateşi” adını verdi.
Bizanslılar Rum ateşinin formülünü büyük bir sır olarak sakladı. Bu nedenle tarif, Osmanlıların Mayıs 1453’te İstanbul’u fethederek Bizans İmparatorluğu’na son vermesinin ardından kayboldu.
O tarihten bu yana simyacılar, tarihçiler, kimyacılar ve deneysel arkeologlar bu gizemli Bizans silahının formülünü yeniden keşfetmeye çalışıyor. Peki Rum ateşi hakkında gerçekte ne biliyoruz?

Bizanslılar Rum ateşini nasıl kullanıyordu?
Game of Thrones dizisindeki Karasu Körfezi Savaşı’nda Lannister kuvvetleri, suyun üzerinde bile yanan ve neredeyse hiç söndürülemeyen Yaban Ateşi’ni kullanır. Yeşil alevler kısa sürede Stannis Baratheon’un donanmasını sarar ve savaşın gidişini Lannisterların lehine çevirir.
George R. R. Martin bu yıkıcı silahı tasarlarken gerçek tarihten esinlendi. Yaban Ateşi’nin ardındaki ilham, Bizans İmparatorluğu’nun yaklaşık bin yıl önce deniz savaşlarında kullandığı gizemli Rum ateşiydi.
Rum ateşi, Bizans gemilerinin pruvasına yerleştirilen pirinç ya da bronz bir borudan düşman gemilerine püskürtülen yanıcı bir sıvıydı. Bizanslılar bu düzeneğe siphōn, yani sifon adını veriyordu.

Sıvı, temas ettiği yüzeye yapışıyor ve suyun üzerinde bile yanmayı sürdürüyordu. Bu nedenle düşman askerleri alevleri kolayca söndüremiyordu. Günümüzdeki napalma benzetilen Rum ateşi, Bizans donanmasına rakipleri karşısında önemli bir üstünlük sağladı.
7. yüzyılda giderek güçlenen Arap donanmaları, Bizans İmparatorluğu için ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı. Arap denizciler hem denizcilik becerilerini geliştirmiş hem de gemilerinde üçgen biçimli latin yelkenini kullanmaya başlamıştı. Bu yelken, gemilerin rüzgâra daha dar bir açıyla ilerlemesini ve savaş sırasında daha kolay manevra yapmasını sağlıyordu.
Bizanslılar Rum ateşini tam da bu dönemde öne çıkardı. İmparatorlar, iktidarlarını ve kültürel üstünlüklerini koruyan bu tür teknolojileri Tanrı’nın kendilerine sunduğu bir ayrıcalık olarak gösteriyordu.
Rum ateşinin kökeni hakkındaki en önemli anlatılardan biri, 9. yüzyılın başlarında yaşayan keşiş ve tarihçi Theophanes’e dayanır. Theophanes’e göre silahı, Müslüman kuvvetlerinin ilerleyişi nedeniyle Suriye’deki Heliopolis kentinden kaçan Kallinikos adlı Yahudi bir mimar geliştirdi.
Theophanes’in “deniz ateşi” olarak adlandırdığı bu yeni silah, yaklaşık MS 673’te Konstantinopolis’i kuşatan Arap gemilerine karşı kullanıldı. Bizans donanması Rum ateşi sayesinde düşman gemilerinin önemli bir bölümünü yok ederek başkentin savunmasında büyük bir avantaj kazandı.
Bizanslılar Rum ateşinin sırrını nasıl korudu?
Bizans imparatorları Rum ateşinin formülünü devlet sırrı olarak sakladı. 10. yüzyılda hüküm süren VII. Konstantinos, hazırladığı yönetim kitabında yabancılara bu silahın tarifini öğretmemeleri konusunda yöneticileri açıkça uyardı.
Konstantinos’a göre Tanrı, Rum ateşinin sırrını bir melek aracılığıyla ilk Hristiyan imparator Konstantin’e öğretmişti. Bu nedenle Bizanslılar silahı yalnızca kendi başkentlerinde üretmeli ve hiçbir yabancı halka vermemeliydi. İmparator, sırrı açıklayan bir yöneticinin ilahi cezaya uğradığını anlatan bir hikâyeyle bu yasağı daha da güçlendirdi.

Rum ateşinin kesin içeriğini bugün hâlâ bilmiyoruz. Tarihçiler ve kimyacılar farklı karışımlar üzerinde çalışsa da hiçbir deney özgün tarifi kesin biçimde ortaya koyamadı.
2002 yılında Bizans tarihçisi John Haldon öncülüğündeki bir ekip, silahı yeniden üretmeye çalıştı. Araştırmacılar, Karadeniz ile Hazar Denizi arasındaki bölgelerde bulunan hafif ve kolay tutuşan bir ham petrol türünü temel aldı. Bizans İmparatorluğu geçmişte bu bölgelerin bir bölümünü denetliyordu.
Bu petrolün düşük yoğunluğu ve akışkan yapısı, onu sifonla püskürtmeye uygun hâle getiriyordu. Araştırmacılara göre Bizanslılar karışıma çam reçinesi ya da çam yağı da eklemiş olabilir. Reçine sıvının yüzeye yapışmasını sağlarken karışımın yanıcılığını da artırıyordu.
Ancak Rum ateşinin başarısını yalnızca kimyasal formül açıklamaz. Bizanslıların kullandığı pompalar, basınç sistemi, borular ve ateşleme yöntemi de en az karışım kadar önem taşıyordu. Formülü bilen ancak doğru düzeneğe sahip olmayan biri aynı sonucu elde edemezdi.
Sonuç Olarak
Bizanslılar Rum ateşini yüzyıllar boyunca başarıyla kullandı. Ancak imparatorluk toprak kaybettikçe gerekli hammaddelere erişimi zorlaştı. Pompa ve sifon sistemlerini kuran ustalar da bilgilerini yeni kuşaklara aktaramadı.
Yeni silahların ortaya çıkması Rum ateşinin önemini azalttı. Zamanla hem karışımın tarifi hem de onu püskürten düzenek unutuldu. Bizans İmparatorluğu 1453’te sona erdiğinde silahın sırrı çoktan kaybolmuştu.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- What Greek Fire Really Was; Yayınlanma tarihi: 17 mayıs 2022; Bağlantı: https://skeptoid.com/episodes/4832
- Haldon, J. & Byrne, M.. (1977). A possible solution to the problem of greek fire. Byzantinische Zeitschrift. 70. 10.1515/byzs.1977.70.1.91.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



