Mavi Işık Nedir ve Bizi Nasıl Etkiler?

Çoğumuz için, aksiyon dolu ve yorucu bir gün, tipik bir rahatlama rutini ile sona erer. Yatakta ışıklar kapalı, elimizdeki telefonlar ile kıvrılırız. Uykudan önceki bu saatlerde kimimiz anlamsız videolarda gezinerek zaman geçirip uykumuzun gelmesini beklerken kimimiz de bilimsel yazılara göz atar. (Umarız!). Ancak karanlıkta telefonunuzu, tabletinizi veya dizüstü bilgisayarınızı kullanmanın pek de iyi bir fikir olmadığını biliyor muydunuz? Çünkü tüm bu cihazlar, gözlerimiz için oldukça zararlı olan mavi ışık yayar.

Mavi Işık Nedir?

450-470 nm aralığındaki mavi ışığın, melatonin baskılanması için bir sinyal görevi görerek uyku kalitesini olumsuz etkilediği bulunmuştur. görünür ışığın en uzun dalga boyuna sahip olan kırmızı ışık, uyku yeteneğinizi en az bozan ışıktır. Kaynak: Freepik

Mavi ışık, hem yapay hem de güneş tarafından doğal biçimde yayıldığı için aslında her yerdedir! Gördüğümüz her şey, nesnelerin yüzeylerinden yansıyan ve gözlerimiz tarafından işlenen ışınların sonucudur. Ancak gözlerimiz, yalnızca görünür spektrum denilen belirli bir dalga boyu aralığındaki ışığı görebilmektedir. Bu da 380 ila 720 nanometre (nm) arasında dalga boyuna sahip ışınları görebileceğimiz anlamına gelir. Nanometre ne kadar küçükse dalga boyu o kadar kısadır.

Bu görünür ışık spektrumu, dalga boyuna göre üç kategoriye ayrılmaktadır. Kısa (mavi), orta (yeşil) ve kırmızı (uzun). Mavi ışık 380 nm’de başlar ve 500 nm’de biter. Kısa dalga boyu, daha yüksek frekansta olur. Mavi, görünür spektrumdaki en kısa dalga boyuna sahiptir. Bu nedenle de en fazla enerjiye sahip ve en zararlı olanıdır. Buna uzun süre maruz kalmak retinayı yavaşça bozar.

Biyolojik Saat
Melatonin, vücudun uykuya hazırlanırken salgıladığı bir hormon olduğu için, bastırılması, sirkadiyen ritminizi bozarak içsel biyolojik saatinize müdahale eder ve aksi halde uyumayı tercih etseniz bile uyanık kalmanıza neden olur.

Mavi Işık ve Sağlığımıza Etkisi

Sirkadiyen ritimler, tüm canlı organizmaların sahip olduğu içsel biyolojik saatlerdir. 24 saatlik döngülerde canlıların fizyolojik ve davranışsal faaliyetlerini koordine eder. Sirkadiyen ritim, ışık yoğunluğundan ve ortam sıcaklığından etkilenebilir. Sirkadiyen ritmimizi düzenleyen iki ana hormon vardır: melatonin ve serotonin. İlki aynı zamanda uyku hormonu olarak da adlandırılmaktadır. İkincisi ise “mutlu” veya “iyi hissetme” beyin kimyasalı olarak bilinir.

Güneşten gelen mavi ışık, melatonin salgılanmasını engelleyerek Sirkadiyen ritmimizi düzenler. Bu nedenle bu zararlı değil tam tersine faydalıdır. Ancak sorun, her gece baktığımız parlak ekranlarda yatıyor. Bir çalışma, yatmadan önce fiziksel bir kitap okumakla e-kitap okumak arasındaki farkı karşılaştırdı. E-okuyucu kullanan katılımcıların uykuya dalmasının daha uzun sürdüğü, sabahları da daha zor uyandığı gözlendi. Bunun olası nedeni, mavi ışığına maruz kalmanın melatonin üretimini engellerken zihinsel uyanıklığı artırması olarak düşünüldü.

Biz insanlar binlerce yıldır doğal güneş ışığına adapte olduk. Göz merceğimiz kendini korumak için yüksek oranda kısa dalga boylu ışığı emen belirli enzimlerle birlikte belirli koruyucu yapısal proteinlere sahiptir. Yine de yıllar geçtikçe bu proteinler ve enzimler kısa dalga boyundaki ışığı emdikçe, göz merceğimiz daha bulanık ve daha az şeffaf hale gelir. Bu durum katarakt olarak bilinmektedir. Ayrıca, mavi ışığa maruz kalma, göz hücrelerinde reaktif oksijen moleküllerinin (serbest radikaller) oluşumuna bile yol açabilmektedir. Bu da katarakt oluşumuna katkıda bulunacaktır.

Mevcut Durumu Düzeltmek için Ne Yapabiliriz?

Ekranların yaydığı mavi ışık miktarını azaltmak nispeten basittir ve sizin için fazla çaba gerektirmez. Bunu, cihazlarınızdaki ayarları değiştirerek (yerleşik bir işlev varsa) veya mavi ışığı filtrelemenize izin veren bir uygulama kullanarak yapabilirsiniz.

Araştırmalar ilerledikçe ve teknoloji şirketleri de durumun önemini anladıkça, cihazlara filtreler eklemeye başladılar. Dizüstü bilgisayarlar artık ekran görüntüleri için bir gece modu seçeneğiyle birlikte geliyor. Bazı telefon modellerinde yerleşik bir filtre bulunmaktadır. Ancak, telefonunuzda yerleşik bir filtre yoksa bazı uygulamalar bu eksiği gideriyor. Gece geç saatlerde maruz kaldığınız mavi ışığın çoğunu engelleyerek uyku kalitenizi önemli ölçüde artıracaktır. Ek olarak, ekranlarınızdaki filtreyi kullanmanın ek bir avantajı, ekranlarınıza nispeten karanlık bir ortamda bakma eğilimindeyseniz daha az göz yorgunluğu yaşamanızdır.

Ekranlara ek olarak, özellikle de floresan ampuller ve LED ışıklarda aynı zararı verebilmektedir. Bu nedenle uykuya dalmadan önce bu tarz ışık kaynaklarından da mümkün oldukça uzak durmak önemlidir. İmkan yok ise en azından ayarını azaltarak sağlığımıza küçük de olsa bir fayda sağlayabiliriz. Son olarak, söylemesi yapmaktan daha kolay olsa da yatmadan önce elektronik cihazlardan uzaklaşmak en basit kaçınma seçeneğidir. Ama yok imkansız diyorsanız en azından bir gece lambası yakıp, elektronik cihazınızdaki filtreyi etkinleştirerek zararı azaltabilirsiniz.


Kaynak ve İleri Okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu