Tarih

Göbekli Tepe: Geçmişten Günümüze Geometrik Yapılı Gizemli Bir Miras

Türkiye’nin güneydoğusundaki yaklaşık 11.500 yıllık bir kompleks olan Göbekli Tepe, dünyanın en eski tapınağıdır. Burası aynı zamanda dünyanın en çok araştırma konusu olan kazı alanlarından biridir. Yerel ve uluslararası alanda oldukça dikkat çeken bölgenin pek çok sırrı barındırdığı düşünülmektedir. Göbekli Tepe’nin T şeklindeki kireçtaşı megalitlerinden oluşan çemberleri, Stonehenge’in daha karmaşık bir yinelemesine benziyor. Yeni bulgulara göre, avcı-toplayıcılar dünyanın bilinen en eski tapınağını kesin bir geometrik plan üzerine inşa etmiş olabilirler.

Alman Arkeolog Klaus Schmidt (1953-2014) tarafından 1996-2014 yılları arasında yürütülen Göbekli Tepe kazı ve araştırma çalışmaları, Göbekli Tepe’nin oldukça eski bir tarihi olduğunu ortaya koymuştu. Devamında burası UNESCO Dünya Mirası listesine dahil oldu.

Göbekli Tepe, yaklaşık 11.000 ila 12.000 yıl önce inşa edildi. Bu tarih gezegende herhangi bir çiftçilik veya hayvan evcilleştirme kanıtı ortaya çıkmadan yüzlerce yıl öncesini işaret ediyor. Dolayısıyla bu devasa girişimin avcı toplayıcıların işi olduğu düşünülüyor.

Göbekli Tepe’nin Ardındaki Geometri

Araştırmacılar, dünyanın bilinen en eski tapınağı olarak da kabul edilen bu yapının, onu inşa ettiği düşünülen avcı-toplayıcılar tarafından gizli sembollerle donatıldığını ve geometrik ilkelerle tasarlandığını söylüyor. Ancak bu ilkelerin pek de amatörce olduğu düşünülmesin. Yeni araştırmalar; dünyanın en eski yerleşim yeri, höyük ve tapınağı olan, gizemli sütunları ve yapıları ile dikkat çeken Göbekli Tepe’nin mimarlarının, geometrik yapıların planlanmasında sanılandan çok daha deneyimli olduğunu gösteriyor.

Göbekli Tepe Araştırma ve Kazı Koordinatörü ve Almanya Arkeoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Lee Clare, Göbekli Tepe’de keşfedilen ve yaklaşık 16 ton ağırlığında ve 3 ila 6 metre uzunluğunda olan büyük T biçimli dikilitaşların dünyanın en eski anıtsal yapıları arasında olduğunu söylüyor. Bu dikilitaşlar, yuvarlak yapıların ortasında bulunuyor. Çapları 10-20 metre arasında değişen yuvarlak yapıların ise sadece 6 tanesinin keşfedildiği ve ancak 20 kadar yuvarlak yapının olduğu biliniyor.

Tel Aviv Üniversitesi’nden Arkeolog Avi Gopher’e göre arkeolojik bir harika olan Göbekli Tepe, mimari karmaşıklığı ile yaratıcıları için de oldukça sıra dışı sayılabilir. Göbekli Tepe’nin mimari yapısını ölçmek ve analiz etmek için mekansal bir algoritma kullanan araştırmacılara göre gizemli bölgenin mimarisi ayrı, ilintisiz yapılardan değil; tek bir plana göre birlikte tasarlanmış olabilecek bağlantılı duvarlardan, sütunlardan oluşmuş ve aynı anda inşa edilmiş gözüküyor.

Araştırmaların dikkat çekici detayları arasında, Göbekli Tepe’nin B, C ve D Yapıları olarak bilinen en önemli üç alanının merkez noktalarının, neredeyse mükemmel bir şekilde oluşturulmuş eşkenar üçgeni tarif ettiği ve geometrik bir bütün olduğu görülmektedir. Araştırmacılar, yapılar arasında hiyerarşik bir düzen olabileceğini ileri sürüyorlar. Arkeolog Gil Haklay yapıların hepsinin farklı boyutları ve şekilleri olduğunu ve bu nedenle tesadüfi bir eşkenar üçgen oluşturma olasılıklarının çok düşük olduğunu belirtip böyle bir bulguyu kesinlikle beklemediklerini ifade etti. Araştırmacılara göre yazının icadından binlerce yıl önce böyle bir ön planlama düzeyini gerçekleştirmek; geçici bir haritayı çizmek için zemine yerleştirilecek kamış ve benzeri işaretleyicilerin kullanımını gerektirecekti.

Bulgular ayrıca bu iddialı yapıları gerçekleştirmek için gereken kas gücü miktarının sanılandan çok daha fazla olabileceği anlamına da gelebilir. Araştırmacı yazarlar, Göbekli Tepe’nin karmaşık megalitik mimarisinin inşası için gereken organizasyon ve insan gücünün, önceki tahminlerle karşılaştırıldığında üç ile çarpılmasının gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, hala keşfedilmemiş bir hazine olan Göbekli Tepe’de sürekli yaşama dair izler bulunmasa da, bölgenin 200 km çapında bir alanda yaşayan insanların toplanma yeri olduğu düşünülüyor.

Bölgede iş bölümü ve uzmanlaşma bulgularının olduğu, hacimleri 160 litreyi bulan kaplara yapılan analizlerle alkol tüketiminin olduğu, çeşitli hayvan heykellerinin, motiflerinin ve kabartmalarının olduğu görülüyor. Göbekli Tepe’nin hala sadece bir kısmı – belki de yüzde 5 kadar – kazılmış durumda. Topraklarının altında daha birçok yapı muhtemel bizim keşfetmemizi beklemekte. Kimi araştırmacılar, Göbeklitepe’nin insanlık tarihindeki bir dönüm noktasını yansıttığını düşünse de Gopher Haaretz gibi kimileri de burayı bir başlangıç noktası olarak tarif ediyor. Bakalım bizler binlerce yıldır sessiz sakin kalarak dünyadan kendini saklayabilmiş Göbekli Tepe’yi rant avcılarından koruyabilecek miyiz dersiniz?

Kaynaklar:

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu