Kimya

Fritz Haber: Buluşları İle İnsanları Besleyen ve Öldüren Adam

İnsanları ve buluşları çoğu zaman iyi ya da kötü, etik ya da etik dışı gibi keskin kategoriler içinde değerlendirme eğilimindeyiz. Oysa Fritz Haber’in öyküsü, dünyanın her zaman bu kadar siyah beyaz olmadığını hatırlatır.

Fritz Haber: Buluşları İle İnsanları Besleyen ve Öldüren Adam

Yaklaşık yüz yıl önce iki Alman kimyager, Fritz Haber ve Carl Bosch, havadaki azotu amonyağa dönüştürmenin bir yolunu geliştirdi. Bu buluş, modern gübrelerin temelini attı ve bugün dünya nüfusunun neredeyse yarısının hayatta olmasını mümkün kıldı. Ancak Haber’in tarihteki yeri bununla sınırlı değildir.

Tarımın ilk dönemlerinden itibaren çiftçiler, verimin zamanla düşmesini önlemenin yollarını aradı ve çözümün toprağa azot kazandırmaktan geçtiğini fark etti. Hayvan gübresi ve kompost azot sağlar. Ancak bu yöntemler çoğu zaman bitkilerin artan azot ihtiyacını karşılamaya yetmez.

Fritz Haber kimdir
Fritz Haber’in ilk amonyak sentezliyicisi. Fritz Haber Institute in Berlin, Germany

Atmosferin yaklaşık yüzde 78’i azottan oluşur, fakat bu azot bitkilerin doğrudan kullanabileceği bir biçimde değildir. Bu noktada kritik soru ortaya çıkar: Havada bolca bulunan bu azotu, bitkilerin yararlanabileceği bir forma dönüştürmek mümkün müdür? Fritz Haber bu soruya olumlu bir yanıt verdi.

Haber, laboratuvarda geliştirdiği yöntemle havadaki azotu amonyağa dönüştürmeyi başardı. BASF’te çalışan mühendis Carl Bosch ise bu yöntemi sanayi ölçeğine uyarladı. Bu gelişme modern tarımın temelini attı. Haber ve Bosch, bu çalışmaları sayesinde daha sonra Nobel Ödülü’ne layık görüldü.

Fritz Haber Neden Kimyasal Silahların Babasıdır?

Birinci Dünya Savaşı esnasında siperler iki taraf için de hayati bir koruma sağlıyor, ancak aynı zamanda cephede ilerlemeyi neredeyse imkânsız kılıyordu. Tam bu noktada Fritz Haber devreye girdi.

Fritz Haber
Haber (işaret eden) askerlere Birinci Dünya Savaşı’nda klor gazının kullanımı hakkında talimat veriyor. Kaynak: Archiv der Max-Planck

Almanya’nın en etkili kimyagerlerinden biri olan Haber, aynı zamanda orduyla doğrudan ilişkiliydi. Döneminin pek çok bilim insanı gibi o da güçlü bir vatanseverlik duygusuyla hareket ediyordu. Bilimsel otoritesi, askerî konumu ve bu ideolojik motivasyonun birleşimi, savaşın doğasını değiştirecek adımların atılmasına zemin hazırladı.

Haber, siper savaşında oluşan bu kilitlenmeyi aşmak için dönemi açısından son derece radikal bir çözüm önerdi: klor gazının kullanılması. Klor gazına maruz kalan askerlerin hiçbir koruması yoktu; siperleri terk etmezlerse boğularak ölecekleri açıktı. Haber bu argümanla Alman Yüksek Komutanlığı’nı ikna etti,

Haber, Batı Cephesi’nde Ypres yakınlarında siperlere yerleştirilen ilk klor gazı tüplerinin kurulumunu bizzat denetledi. Kendisi ve özel eğitimli birlikler, rüzgârın doğudan eserek gazı Müttefik siperlerine taşımasını bekledi ve 22 Nisan 1915’te tarihteki ilk büyük ölçekli gaz saldırısını başlattı.

Klor gazı insan vücuduyla son derece tepkimeye giren ve oldukça zehirli bir maddedir. Gözleri ve cildi tahriş eder; öldürücü olmasa bile düşük yoğunluklarda solunduğunda kalıcı akciğer hasarına yol açar. Yüksek miktarda klor solunması ise akciğerlerde sıvı birikmesine, yani pulmoner ödeme neden olur.

Klor bulutları Müttefiklere doğru ilerlerken panik yayıldı. Siperlere saklanmak işe yaramıyordu; çünkü havadan ağır olan yoğun klor gazı siperlerin içine doluyordu. On beş bini aşkın kayıp arasında yaklaşık beş bin asker yaşamını yitirdi.

Almanya’nın klor gazı kullanımı karşılıksız kalmadı. İngilizler ve Fransızlar birkaç ay içinde benzer silahları devreye soktu. Kloru, daha da zehirli olan fosgen gazı izledi.

Clara Immerwahr Ve Fritz Haber

Haber’in öyküsü birçok açıdan trajik bir biçimde sona erdi. 1 Mayıs’taki klor gazı saldırısının “başarısı” Almanya’da kutlanırken Haber eve döndü; ancak aynı gece eşi Clara, aralarında geçen ve büyük olasılıkla yaptığı işin ahlaki boyutuna dair olan bir tartışmanın ardından yaşamına son verdi.

Clara Immerwahr - Fritz haber
Fritz HClara ile Fritz Haber on dört yıl evli kalmıştı. Bu sürenin sekizinci yılında Haber, bugün birçok kişi tarafından 20. yüzyılın en önemli buluşlarından biri olarak görülen keşfini yaptı. Bu buluş olmasaydı, bugün dünya nüfusunun neredeyse yarısı hayatta olmayacaktı.

Clara Immerwahr, Almanya’da kimya alanında doktora alan ilk kadındı. Bu başarıyı büyük bir ısrarla elde etmişti; çünkü Breslau Üniversitesi kadınların derslere katılmasına izin vermiyordu. Clara, öğretim üyelerinden tek tek izin alarak dersleri misafir olarak izledi ve sonunda sınava girme hakkını kazandı.

Clara, evliliğin mesleki hayatını engellememesi gerektiğine inanıyordu. Ancak gerçek bambaşka çıktı. Eşi onu bir bilim insanı olarak değil, sosyal ortamlarda ev sahibesi olarak görüyordu. 20. yüzyıl başlarında Almanya’daki cinsiyetçi tutumlar farklı olsaydı, Clara Immerwahr’ın neler başarabileceğini hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ancak ne yapmayacağını biliyoruz. Kocasının aksine, kimyasal silahların öncüsü olmayacaktı.

Günümüzde bilimin sadece barışçıl amaçlar için kullanılmasını savunan, Clara Immerwahr anısına, 1991 yılından beri IPPNW Almanya tarafından Clara Immerwahr Ödülü veriliyor. 2014 yapımı bir filmde de Clara Immerwahr’in hayatı beyaz perdeye yansıdı.

Sonuç Olarak

Birkaç yıl sonra Haber, böcek zararlılarını yok etmek için hidrojen siyanüre dayalı bir sistem geliştirdi. Zyklon adıyla bilinen bu yöntem, daha sonra türevi olan Zyklon B’nin toplama kamplarında milyonlarca insanın katledilmesinde kullanılmasına giden yolu açtı. Bu kamplarda hayatını kaybedenler arasında Haber’in yakın akrabaları da vardı.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir