EĞİTİM

Çocukları Geleceğe Hazırlamak İçin Okuldan Talep Edilmesi Gereken 6 Beceri

Örgün eğitimin amacı, çocukları geleceğe hazırlamak. Peki, nasıl bir gelecek bekliyor onları? O gelecekte çocuklar hangi becerilere sahip olmak zorunda kalacak?

Harvard Innovation Lab’den Toni Wagner, bu sorulara yanıt arayan bir uzman. Oldukça yaygın kabul gören Wagner’in sistemine göre, çocuklarımızın dünyada rekabet edebilmek için sahip olması gereken 6 temel beceri var.

O nedenle her anne baba, okullardan şu 6 beceriyi öğretmesini talep etmeli. Peki, nedir bu beceriler?

1- Eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi

Var olanı olduğu gibi kabul eden, her şeye “Evet” diyen birinden ne mucit olur ne de kaşif. Prof.Dr. Ayşe Bilge Selçuk ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’deki anneler çocuklarında en fazla şu özellikleri arıyor: Uslu olma, saygılı olma, söz dinleme.

Bu özellikler koşulsuz itaat içeriyor. İçinde eleştirel düşünme, itiraz etme yok. Oysa içinde bulunduğumuz devir soruların çoğaldığı, yanıtların eskidiği bir dönem. Her alanda eleştirel düşünenlerin ileri gittiği bir devir. Gerek beşeri gerekse de ekonomik gelişim için itiraz eden yeni nesillere ihtiyacımız var. İtaat edenlerin ne yenilik ne de inovasyon yapamayacağı çok açık.

2. Hayatın farklı katmanları arasında işbirliği kurma becerisi

İnsanlık tarihinin en büyük insan hareketiyle karşı karşıyayız. Hem ülkeler içinde hem de ülkeler arasında müthiş bir göç hareketi var. Doğduğu kültürde yaşayanların sayısı hızla azalıyor. Kendi mahallesini terk etmeyenler, bir süre sonra kendini tekrara düşüyor.

Bütün bu insan hareketliliği içinde hayatın farklı katmanlarından gelen bireylerin huzur içinde bir arada yaşaması, ortak amaçlar için işbirliğine girmesi her zamankinden daha önemli bir ihtiyaç haline geldi.

O nedenle önümüzdeki zaman, bu işbirliğine yatkın olanların daha başarılı olduğu bir dönem olacak. Eğitimden iş dünyasına artık sadece bireysel meziyetlere değil, takım çalışmasına bakılıyor.

Bir OECD araştırmasında 15 yaşındaki gençlerin ortaklaşa, yani takım halinde problem çözebilme becerisini ölçüldü. Gençler kendilerinden farklı olanlarla takım kurup problem çözebiliyor mu? Kendine benzemeyeni dinleyebiliyor mu? Bireysel olarak değil, takım halinde ortak bir hedefe gidebiliyorlar mı?

Bu sorulara yanıt arayan araştırmada 32 OECD ülkesi arasında açık ara en son sırada aldık.

3. Zihinsel çeviklik ve esneklik

Değişen koşullar ve veriler doğrultusunda fikrinizi değiştirebiliyor musunuz? Yargılarınızı hayatla sınadığınızda esneklik gösteriyor musunuz? Veriye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu, yeni bilimsel çalışmaların her gün bildiklerimizi gözden geçirmemize sebep olduğu bir çağda sabit fikirli olanların ileriye gitmesi çok zor. Bu çağ, zihinsel esneklik çağı.

Bizim biraz da sınav sistemiyle beslenen “doğru şık” hastalığımız çocuklarımızın zihinsel çeviklik ve esneklik becerisi kazanmalarının önündeki en büyük engel. Tek bir fikre verilerden bağımsız saplanıp kalanların, fikir değiştirmeyi zayıflık olarak görenlerin çok zorlanacağı bu çağda çocuklarımıza zihinsel esneklik kazandırmak zorundayız.

4. İnisiyatif alma ve girişimcilik

Sesini çıkartanın susturulduğu bir ortamda inisiyatif almak zor, yeni bir şeye girişmek daha da zor. Ama içinde bulunduğumuz küresel rekabet ortamında tutunabilmemiz için çocuklarımıza önce evde, sonra okulda olmak üzere inisiyatif almayı öğretmemiz gerek.

Fikirlerini ifade etmeleri için onları teşvik etmek, onların yeni projelere girmelerine destek olmak gerekiyor. Deney yapmaktan iş kurmaya her alanda çocuklarımızın kendi hayallerini gerçekleştirmelerine önce evde, sonra okulda zemin hazırlamalıyız. Bu beceriyi erken yaşlarda kazanmayan çocukların ileride yeniliklere öncülük etmesi çok zor.

5. Sözlü ve yazılı iletişim

Bilmek artık yetmiyor. Google’ın var olduğu bir ortamda herhangi bir veriyi ezberden tekrar etmek, kendi başına kıymetli bir meziyet değil. Bu dönem, bildiğini iyi ifade etme devri. Hem sözlü olarak grup çalışmalarında hem de yazılı olarak kendini iyi ifade etmek başlı başına özgün bir beceri seti.

Sadece bilen değil, bildiğini anlaşılır şekilde ifade eden bireylere ihtiyacımız var. Kendini ifade edemeyen, bunu gerektiğinde bir metne dökemeyenler zaten her devirde oldukça zorlanıyordu, şimdi daha da çok zorlanacaklar.

6. Bilgiye ulaşma ve işleme becerisi

Bu çağda ihtiyaç duyulan bir diğer beceri, bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmak, daha da önemlisi pek çok farklı kaynaktan elde edilen bilgiyi etkili bir şekilde analiz etmek. Bilgi hamallığına değil, bilgi işleme ustalığına ihtiyacımız var.

Sizce bizim okullar bu becerileri ne oranda kazandırıyor çocuklarımıza? Bizler anne baba olarak evde çocuklarımızın bu becerileri kazanması için ne kadar çaba harcıyoruz?

Çocuklarımızı sadece kendimiz için ya da sadece kendi ülkemizdeki rekabet için yetiştirmiyoruz. Onları birer dünya yurttaşı olarak da yetiştiriyoruz.

O nedenle onların karışacağı dünyada bu yukarıda sıraladığımız becerilere sahip olanlar bir adım ileri gidecek. Bizim çocuklarımıza bu becerileri kazandırmamız işte bu nedenle önemli.

Kaynak: Prof. Dr. Selçuk Şirin, Yetişkin Çocuklar, syf:140 – 143, © Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş. ISBN: 978-605-09-6037-2

Matematiksel

Başa dön tuşu
Kapalı