Eğer bir zaman makinesiyle 16. yüzyıl İngiltere’sine gitmeyi başarırsanız, üzerinizde mor renkli bir kıyafet olmamasına dikkat edin. Kraliçe I. Elizabeth, bir dönem kraliyet ailesinin yakın üyeleri dışındakilerin mor giymelerini yasaklamıştı. Çünkü Tyrian Moru, kraliyet, güç ve zenginliği simgeliyordu.

.
Fenike mitlerinden birine göre, Tanrı Melqart, güzel peri Tyrus’un kalbini kazanmak ister. Ona anlamlı bir armağan sunmak için sadık av köpeğini bugünkü Lübnan kıyılarına gönderir. Köpek geri dönerken ağzı morumsu bir renkle kaplanmıştır. Melqart, köpeğin dişleri arasında bir deniz salyangozu fark eder. Salyangozdan sızan yoğun mor sıvı, olağanüstü bir renkte parlar.
Tyrus bu renge hayran kalır. Melqart’a, aynı canlılıkta bir giysi yapabilirse onunla evleneceğini söyler. Melqart, salyangoz toplar, boyayı çıkarır ve Tyrus için göz alıcı bir giysi hazırlar. Böylece Tyrian moru ortaya çıkar. Fenikeliler de bu sayede mor boyayla ün kazanan tekstil ticaretinin temellerini atar.
Greko-Romen anlatılar bu efsaneyi daha sonra kendi biçimleriyle yeniden anlatır. Ancak bazı Sur sikkeleri, murex salyangozunun kabuğunu çiğneyen bir köpeği gösteren tasvirler taşır. Bu detay, anlatının tamamen kurgudan ibaret olmadığını düşündürür.
Başlangıçta Lübnan kıyıları, bu salyangoz türü açısından zengindir. Ancak artan talep, Fenikelileri yeni kaynaklar aramaya iter. Akdeniz’in farklı kıyılarına ve Akabe Körfezi’ne yönelirler. Yerel stoklar tükenince, başka coğrafyalarda yeni yerleşimler kurar ve mor boya üretimini denizaşırı topraklara taşırlar.
Tyrian Moru Nedir?

Mor boyanın nasıl üretildiğine dair en kapsamlı açıklamayı, MS 1. yüzyılda kaleme aldığı Naturalis Historia adlı eserinde Romalı doğa bilgini Yaşlı Plinius sunar. Plinius’a göre bu sürecin temel hammaddesi, Murex trunculus ve Murex brandaris adlı iki deniz salyangozu türünün mukus bezlerinden elde edilen opak bir sıvıdır.
Murex trunculus, “kraliyet mavisi” olarak bilinen mavi-mor tonlarda bir boya üretmekte kullanılırken; Murex brandaris, Tyrian moru elde etmek için tercih edilirdi.
Her iki boya da silinmez özelliğiyle dikkat çeker ve kolay kolay solmazdı. Bu nitelik, antik çağdaki renk maddeleri arasında son derece istisnaiydi. Öte yandan üretim süreci oldukça zahmetliydi ve yoğun, rahatsız edici bir koku yayardı. Yine de elde edilen sonucun değeri, bu zahmeti fazlasıyla telafi ederdi.
Her bir murex yalnızca birkaç damla değerli mukus sağladığı için, ticari ölçekte Tyrian moru üretmek büyük miktarda salyangoz gerektirirdi. Arkeologların hesaplamalarına göre, uzunluğu ortalama 0,6 cm olan 12.000 deniz yumuşakçası ancak 1,4 gram kadar boya sağlayabiliyordu.
Bu miktar, standart bir giysinin yalnızca kenarlarını boyamaya yetiyordu. Dolayısıyla küçük bir kumaş parçasını bile renklendirmek, binlerce hayvanın feda edilmesini gerektiriyordu. Bir giysinin tamamını Tyrian moruna boyamak ise gerçek anlamda bir servet sayılırdı.
Tyrian Moru Neden Kraliyetle İlişkilidir?

Tyrian moru, dönemin en değerli maddelerinden biriydi. Çoğu zaman kendi ağırlığı kadar gümüşe, hatta bazen altına eşdeğer bir fiyatla satılıyordu. Bu renk, krallar arasında bile son derece nadirdi ve büyük bir arzu nesnesi hâline gelmişti.
Mor boya, istisnasız şekilde kendi ağırlığı kadar gümüş karşılığında satıldığından, değeri sabit ama erişimi sınırlıydı. Bu yoğun talep, kurnaz tüccarları harekete geçirdi; piyasayı taklit tonlarla doldurarak daha düşük kaliteli, sahte varyasyonlar üretmeye başladılar.
Fenikelilerin ekonomik üstünlüğü zamanla sona erdi, ancak kurdukları mor tekstil endüstrisi varlığını sürdürdü. Mor kumaş, yüzyıllar boyunca yalnızca zenginlerin ve iktidar sahiplerinin erişebildiği bir lüks olmaya devam etti.
Hatta kimlerin mor giysi giyeceğini belirleyen yasalar çıkarıldı. Romalılar, murex ve diğer kabuklu deniz canlılarını kayaya oyulmuş havuzlarda yetiştirmek için kendi tekniklerini geliştirdi ve böylece üretimi yüzyıllar boyunca sürdürebildiler.
William Perkin ve Sentetik Mor Rengin Keşfi

Tyrian moruna benzeyen makul bir sentetik kopyayı, 1856 yılında henüz 18 yaşında bir İngiliz kimya öğrencisi olan William Henry Perkin keşfetti. Perkin, bulduğu boyaya “Mauveine” adını verdi. Ancak bu rengin ismi, 1859 yılında Fransızca’daki mor ebegümeci çiçeğinden esinlenilerek “leylak rengi” (mauve) olarak değiştirildi.
Perkin, elde ettiği buluşun potansiyelini hemen fark etti. Boyasına patent aldı ve sentetik bir boyayı ticarileştiren ilk kişi oldu. Kısa süre içinde mor, Viktorya dönemi İngiltere’sinde son derece popüler bir renge dönüştü. Artık yalnızca zengin ve soylu sınıflara özgü değildi; Perkin’in icadı sayesinde mor ilk kez geniş kitlelerin erişimine açıldı.
Bu başarıdan ilham alan birçok kimyager, organik moleküllerden sentetik boyalar geliştirmeye başladı. Boyanın keşfi sadece moda endüstrisini değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda organik kimya endüstrisinin büyümesini de hızlandırdı.
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
- In Ancient Rome, Purple Dye Was Made from Snails.Yayınlanma tarihi: 10 Ocak 2013. Bağlantı: In Ancient Rome, Purple Dye Was Made from Snails
- Why is the color purple associated with royalty?; Yayınlanma tarihi: 3 Temmuz 2011. Bağlantı: https://www.livescience.com/
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





