Akademik çalışmalar genel bir okuyucu kitlesi tarafından okunmak ve anlaşılmak için yazılmamıştır. Ancak bazen kullanılan dil o alandaki uzman kişilerin bile anlamasını zorlayacak biçimde olur. Alan Sokal ilginç bir deneyle bunu kanıtlamıştır.

Alan Sokal Olayı Nedir?
Alan Sokal’ın 1996’da yaptığı aldatmaca, 1990’larda bilim insanlarıyla bazı beşerî bilimciler arasında süren “Bilim Savaşları” tartışmalarında önemli bir olaydı. Sokal bir fizikçiydi ve özellikle beşerî bilimlerde akademik standartların gevşediğini düşünüyordu. Ona göre bazı metinler, anlamlı olup olmamasından çok, kulağa karmaşık gelmesi ve doğru ideolojik dili kullanması sayesinde ciddiye alınıyordu.
Bunu test etmek için bilerek anlamsız, karmaşık ifadelerle dolu bir makale yazdı. Metin, bilimsel gibi görünen ama gerçekte saçma olan kavramlarla doluydu. Sokal, yazısında fiziksel “gerçekliğin” toplumsal bir inşa olduğuna inanıyormuş gibi yaptı.
Hatta π sayısının ve Newton’un evrensel kütleçekim sabiti G’nin bile değişmez gerçekler olmadığını ima etti. İnsanlığı “mutlak hakikat” ve “nesnel gerçeklik” baskısından kurtaracak bir “özgürleştirici bilim” anlayışına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Sokal’ın kendine sorduğu soru şuydu: “Eğer bir yazı yeterince süslü bir dil kullanıyor ve editörlerin dünya görüşüne hitap ediyorsa, içeriği anlamsız olsa bile yayımlanır mı?”
Cevap evet oldu. Kültürel çalışmalar alanında saygın bir dergi olan Social Text, bu makaleyi yayımladı. Sokal daha sonra yazının bir deney olduğunu ve bilerek anlamsız yazıldığını açıkladı. Böylece aldatmacanın amacı da ortaya çıkmış oldu.

Bu makale yayımlandıktan sonra Sokal, aldatmacayı bambaşka bir dergide kendisi ortaya çıkardı. Lingua Franca adlı dergi, akademik dünyayı konu alıyor ve özellikle tartışmalı olaylara yer vermeyi seviyordu. Sokal burada yayımlanan yazısında, kendi makalesini neden yazdığını açıkça anlattı.
Metni, “herhangi bir yetkin fizikçi ya da matematikçinin bunun bir parodi olduğunu hemen fark edeceği” şekilde kaleme aldığını söyledi. Buna rağmen Social Text editörlerinin, kuantum fiziği hakkında bir makaleyi, bu alanda bilgisi olan kimseye danışmadan yayımlamayı sorun etmediklerini vurguladı.

Alan Sokal Olayının Ardından
Sokal’a göre bazı postmodern yazarlar, tam olarak anlamadıkları bilimsel kavramları düşüncelerine dayanak yaparak bir tür “bilim istismarı” yapıyordu. Bunu göstermek için makalesinde postmodern fikirleri, fizikçilerin bile hâlâ çözmeye çalıştığı kuantum kütleçekimiyle ilişkilendirdi.
Ayrıca postmodern metinlerde mantıksal akıl yürütmeden çok alıntılara yaslanıldığını düşünüyordu. Bu nedenle yazısını, önde gelen postmodern düşünürlerden alınmış, bilerek anlamsız ve bağlamından kopuk alıntılarla doldurdu. Amaç, metnin ciddi görünmesine rağmen içinin boş olduğunu göstermekti.
Benzer aldatmacalar yıllar içinde tekrarlandı ve bu durum, Stanford Üniversitesi’nden sosyolog Robb Willer’in yürüttüğü bir deneye de ilham verdi. Willer, 2009 yılında öğrencilerinden Sokal’ın makalesini okuyup değerlendirmelerini istedi. Sonuçlar çarpıcıydı.
Yazarı saygın biri olarak algılayan öğrenciler, makaleyi hem kalite hem de anlaşılırlık açısından daha yüksek puanladı. Başka bir deyişle, yalnızca isim ve itibar, kurmaca ve anlamsız bir metnin bile daha değerli görülmesine yetiyordu.

2017’de, çevrim içi bir derginin editörü olan Helen Pluckrose, matematikçi James Lindsay ve felsefeci Peter Boghossian, akademik dünyayı hedef alan benzer bir deneye girişti. Toplumsal cinsiyet, feminizm, cinsellik, şişmanlık, sosyoloji ve benzeri alanlarda, bilerek saçmalıklarla dolu 20 kurmaca makale yazıp akademik dergilere gönderdiler.
Ancak bir gazetecinin şüphelenmesi üzerine Ekim 2018’de aldatmacayı açıklamak zorunda kaldılar. Gerçek ortaya çıkana kadar gönderilen 20 makaleden dördü yayımlanmıştı. Yayımlanan makalelerden biri, özel bir takdir ödülü bile almıştı.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- GÜNEŞ, B. (2003). PARADİGMA KAVRAMI IŞIĞINDA BİLİMSEL DEVRİMLERİN YAPISI VE BİLİM SAVAŞLARI: CEPHELERDEKİ FİZİKÇİLERDEN THOMAS S. KUHN VE ALAN D. SOKAL. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 1(1).
- The controversy around hoax studies in critical theory, explained. Yayınlanma tarihi: 15 Ekim 2018. Kaynak site: Vox. Bağlantı: The controversy around hoax studies in critical theory, explained
- Redetermining paradigmatic norms: is there any hope for academic writing? Yayınlanma tarihi: Kaynak site: Conversation. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AA.ufeduf4a7
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





