YAŞAM

Yanlış İkilem: Ya Siyahtır Ya da Beyaz Yanılgısı

Yanlış ikilem (false dilemma), sanki farklı seçenekler yokmuşçasına iki seçenekten birinin seçilmek zorunda olduğunun diretildiği önermelere verilen isimdir.

Örneğin, birinin C seçeneğinden bahsetmeden A veya B seçenekleri arasında seçim yapmamız gerektiğini söylediği bir durumda yanlış bir ikilem meydana gelir.

A: Ya benimsindir, B: Ya da kara toprağın, C: Hayat devam ediyor, herkes kendi yoluna gitsin.

Yanlış ikilemler “ya 0 ya 1” mantığı ile çalışır. Sunulan seçeneklerin birbirini dışladığını varsayar. Bu bağlamda, mevcut seçeneklerden sadece birinin seçilebileceği (veya doğru olabileceği) anlamına gelir.

Hayatta karşılaştığımız sorunların çözümü için pek çok seçenek vardır. Ancak yanlış ikilem hatalı düşünme biçiminde sanki diğer tüm seçenek yokmuş ve sadece iki seçeneğimiz kalmış gibi düşünme eğilimi gösteririz.

Yanlış ikilemler, insanların durumları yanlış anladıkları veya yanlış yorumladıkları zamanlarda ortaya çıkar. Ayrıca, yanlış ikilemler, karmaşık durumları yanıltıcı ikiliklere dönüştürerek aşırı basitleştirmek veya sorunları belirli bir duruşu kabul etmeye zorlayacak şekilde çerçevelemek gibi çeşitli şekillerde retorik amaçlar için kasıtlı olarak da kullanılabilirler.

Yanlış ikilemler çok yaygın ve potansiyel olarak güçlü olduğu için onları anlamak önemlidir.

Yanlış İkilemleri Anlama

Yanlış ikilemleri anlayabilmek için öncelikle elimizdeki verileri yorumlayabilmemiz gerekir. Bazı veriler sayısal yani niceldir. Örneğin kişinin ayakkabı numarası nicel bir veridir. Bir kişinin ayakkabı numarası için ya 37’dir ya da 38’dir diyemezsiniz.

Bir de nominal veriler vardır. Bu veriler kategoriktir. Bir kısmı ikili özellik taşır (Dikotom Veriler). Evli – bekar; var – yok; doğru – yanlış gibi. Nominal veri sayısının iki olması gerekmez. Bugünün tarihi nedir sorusunun örneğin yedi cevabı olabilir. Bu gruptaki verilerin hiç biri diğerinden daha fazla ya da daha az olma özelliğine sahip değildir. Yani aralarında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Sadece kategorileri yansıtırlar.

Eğer birinin diğerinden daha fazla ya da az olduğundan bahsediyorsak o zaman işin içine ordinal veriler karışır. Örneğin, insanları zayıf, balık etli, kilolu diye sınıflandırabiliriz. Burada veriler arasında belli bir sıralama söz konusu olacaktır.  Eğitim düzeyi, Sosyoekonomik ölçek skorları gibi araştırmalar ordinal verileri kullanır.

Yanlış ikilem eğilimi genelde nominal ya da ordinal veriler kullanıldığında gerçekleşir. Nominal değerler kullanılarak gerçekleştiğinde başta da söylediğimiz gibi seçenek sayısını sınırlandırarak karşımıza çıkar.

Anne: Yüklenme çocuğa, bırak istediği mesleği seçsin.

-Baba: Doktor olmasında serseri mi olsun?

Yukarıdaki diyalogda nominal değerler kullanılarak gerçekleşen bir yanlış ikileme şahit oldunuz…

Ordinal değerler kullanılarak gerçekleşen yanlış ikilemler ise genellikle uç noktalara odaklanır.

-Bana aşık mısın?

Duygularımın aşk olduğundan emin değilim.

O zaman benden hiç hoşlanmıyorsun.

Oldukça sık karşılaştığımız bir yanlış ikilem örneği daha verelim.

-Ya bizdensin, ya da onlardan!

Burada yanlış ikilem, olumsuz bir şekilde çerçevelenen tek bir alternatif olduğunu öne sürerek dinleyicileri belirli bir duruşu (konuşmacı ile birlikte olmak) kabul etmeye zorlamak için kullanılır. Yani yanlış ikilem haklı olmak ve muhatabını ikna etmekten ziyade başka amaçlara da hizmet edebilir.

Her İkilem Yanlış Değildir

Gerçekten de iki veya belli sayıda kategoriye sahip kavramlar elbette vardır. Örneğin bir matematik önermesi ya doğru olacaktır ya da yanlış. Bir telde ya elektrik vardır ya da yoktur. Bu tip kabul edilmiş gerçeklere dayalı argümanlarda yanlış ikilem safsatasına rastlanmaz.

Yanlış ikilem ile karşılaştığınızı düşündüğünüzde elbette karşınızdaki kişiyi ikna etme yolunu seçebilirsiniz. Özellikle, mevcut seçeneklerden iki veya daha fazlasının neden aynı anda seçilebileceğini (veya doğru olabileceğini) açıklarak bunu yapmayı deneyebilirsiniz.

Örneğin, ikinci örnekten yola çıkarak karışık duygulara sahip olmanın mümkün olduğunu anlatmaya çalışabilirsiniz. Yalnız şimdiden uyaralım bu pek kolay olmayacaktır.

Neden derseniz bu yazıya da göz atmanızı öneririz: İnsanları Düşüncelerinin Hatalı Olduğuna Neden İkna Edemeyiz?

Kaynaklar:

False Dilemmas and False Dichotomies: What They Are and How to Respond to Them; https://effectiviology.com/false-dilemma/

İstatistiksel Veri Tipleri; http://mustafaakca.com/istatistiksel-veri-tipleri/

Tevfik Uyar, “Safsatalar”, Destek Yayıncılık, Mart 2019

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu