BİLİM TARİHİ

Ülkemizde Modern Tıbbın Kurucularından Olan Bilim İnsanı: Charles A. Bernard

Osmanlı’da III. Selim’den sonra tahta geçen II. Mahmut, III. Selim gibi yeniliğe, yenileşmeye önem veren bir padişahtı ve dünyayı takip etmeye çalışıyordu. Zaten kendisinin ölümüyle beraber de devam eden bir modernleşme süreci vardı.

Kabakçı Mustafa İsyanıyla tahttan indirilen III. Selim’in yerine tahta geçen IV. Mustafa da Alemdar Mustafa Paşa Olaylarında öldürüldüğü için sadece 1807-1808 arasında tahtta kalabilmiştir. O öldürüldükten sonra yerine geçen II.Mahmut’un ölümüyle beraber yani 1839 yılında Tanzimat Dönemi başlamıştı. II.Mahmut yaşadığı dönemde bilime oldukça önem vermişti.

Osmanlı Devleti’nin 19. yy padişahı II. Mahmut yaptığı yeniliklerle beraber bilimi geliştirmek için Mühendishaneler dışında Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’nin kurulmasını sağlayan adımları atmıştı.

O dönem bu tıp okulunun geliştirilmesi için Viyana’da tıp eğitimini tamamlayan Charles Bernard ülkemize davet edilmiş ve böylece, Charles Bernard’ın ülkemizle ilk ilişkisi kurulmuştu.

Charles Ambroise Bernard (1808-1844). Bernard Avusturyalı bir hekim. Ülkemizde, tıp alanında verdiği hizmetlerle beraber, adli otopsiyi ilk yapan kişi olarak bilinir. Kendisinin mezarı, İstanbul Beyoğlu’ndaki Santa Maria Draperis Kilisesi’ndedir.

***

1806 yılında Osmanlı’da “Tersane Tıbbiyesi” adlı bir tıp mektebi kurulmuştur. Tıp alanındaki eğitimi yaygınlaştırmaya çalışan bu mektep sonrası birçok mektep açılmaya başlanmıştır bu alanda..

1827 Mustafa Behçet Efendi önderliğinde İstanbul’da “Tıbhâne-i Amire”, 1832’de Cerrâhhane-i Amire açılmıştır. 1838 yılında bu iki bina birleştirilerek Mekteb-i Tıbbiye adını almış ve 1839’da Galatasaray’a taşınmıştır.

Mektebin başına Avusturyalı hekim Charles Ambroise Bernard getirilmiş ve mektebin ismi Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane olmuştur. Dr. Bernard ile birlikte tıp eğitimi açısından pek çok yenilik meydana gelmiştir. Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane tıp alanında modern anlamdaki ilk önemli okullardandır..

Avusturyalı hekim 1808’de, Prag’da doğup büyüdü. Devamında tıp öğrenimini Viyana’da ta­mamladı ve Czernowitz’deki bir piyade alayında yardımcı hekim olarak göreve başladı. Daha sonra II. Mahmud tarafından yeni kurulan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’yi planlaması için İstan­bul’a çağrıldı.

Charles Ambroise Bernard, burada araştırmaya ve laboratuvar çalışmasına dayalı çağdaş tıp öğretimini uygulamaya başlamasının yanı sıra ilk defa adli otopsi çalışmaları yapmıştır. Resmi izinle ilk kez başlattığı kadavra çalışması sayesinde, patoloji ve anato­mi alanında ilerleme kaydedildi.

Aynı zamanda saray hekimliği yapan Charles, ilaç kılavuzu hazırladı. Laboratuvar ve kütüphaneler kuran bilim insanı, bunların yanında ülkemizdeki kaplıcalara ayrı bir ilgi duyuyordu.

Galatasaray’daki Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’nin ilk müdürü Charles Bernard, Kaplıca Risalesi adlı eserini 1842’de Fransızca olarak yazmıştır. Daha sonra, çevirisi yapılan kitap herkese okutulmak üzere Tıbbiye Okulunun Matbaası’nda taş basması olarak çoğaltılmış ve 12 kuruşa satılmıştır.

Üç kısımdan oluşan eser, ılıcaların nasıl kullanılacağına, ne kadar süre banyoda kalınacağına, ne zaman ve ne sıklıkla banyo yapılacağına ve beslenmeye değinir.

***

Yaptığı çalışmalar sonrası yerli ve yabancı pek çok öğrenci ve bilim insanını Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’ye çeken Charles Bernard, ülkemizde yaptığı çalışmalardan ötürü daha sonra gelen padişah Abdülmecid tarafından ödüllendirilmiştir.

Dr. Bernard, 2 Kasım 1844’de sadece 36 yaşında iken İstanbul’da vefat ederek Santa Maria Draperis kilisesine gömülmüştür.

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine göre bilimden epey uzaklaştığımız mevcut süreçte böyle örnek insanları hatırlamamız gerekir.

Kendisinin mezarı Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndedir.

Kaynaklar

hhttp://docs.neu.edu.tr/library/nadir_eserler_el_yazmalari/TEZLER_YOK_GOV_TR/239410%20mekteb-i%20tibbiye%20bernard.pdf

hhttps://www.researchgate.net/figure/Karl-Ambros-Bernard-1808-1844-Professor-and-Director-of-the-Imperial-Medical-School_fig3_262976861

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu