Sosyoloji

Toplumsal Hafıza, Pablo Neruda ve Matematik

Birbirinden büyüleyici kısa hikayelerini topladığı Sum: Forty Tales from the Afterlives, (Ve…Sonraki Hayattan Kırk Öykü) ismini verdiği kitabında nörolog David Eagleman bir insanın gerçekten öldüğü zamanı, unutulduğu zaman olarak nitelendirir. Eagleman’a göre, beden toprağın altında ufalansa da, ruhlar gökyüzündeki bir lobide beklemeye devam eder. Bu ruhlar ancak isimleri dünya üzerinde son kez anıldığında ebediyete kavuşmuş olur. Çoğu insanın sevdikleri geldikleri gibi giderler. Ancak kimileri ise burada uzun süre beklemek zorunda kalır. Aslında Eagleman’in yaptığı iş, psikologların ve sosyal bilimcilerin toplumsal hafıza olarak isimlendirdikleri hafıza türüne başka bir gözle bakmaktan başka bir şey değil.

Beynimizde gerçekleşen hatırlamak ve unutmak eylemleri arasındaki ikili ilişki belleğimizi oluşturur. Beynimizin içindeki bu ilişki, çevremizle kurduğumuz ilişkilerden de etkilenmektedir. Dolayısıyla belleğimiz bireysel olarak, sadece kendi kendimize oluşturduğumuz bir yapı değildir. Bir bütün olarak doğayla ve diğer insanlarla kurduğumuz ilişkilerin hepsi hafızamızın oluşumunda etkilidir.

Bellek tanımlarındaki en önemli parametre toplumsal çerçevelerdir. Bireylerin kendi belleklerini oluşturduğu ortam, içinde bulunduğu toplumdur. Bir bütün olarak doğayla ve diğer insanlarla kurduğumuz ilişkilerin hepsi hafızamızın oluşumunda etkilidir. Bu yüzden belleğimiz ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal dönüşümlerden bağımsız olarak düşünülemez. İçinde yaşadığımız çevre bizi ve yaşamımızı da şekillendirir. Bu durum Toplumsal hafıza ayrıca toplumsal bellekkolektif hafıza ve kolektif bellek olarak bilinir.

Nasıl Hatırlıyoruz? Ve Hangi Hızda Unutuyoruz?

Arkadaşlarınızın ve sizin tekrar tekrar dinlediğiniz favori bir albümünüz veya şarkınız var mı? Herkes yeni bir film için çıldırıyor mu? Bir araştırma makalesi alanınızda bir canlanmaya neden oluyor mu? Bir şeyin nasıl zirveye çıkıp daha sonra kolektif bilincimizden dışarı sürüklendiği sorusu, sosyal bilimciler ve psikologların ilgisini çekmiştir. Şimdi matematik, fizik dünyasından araştırmacılar, bir şarkı, bir araştırma makalesi, bir icat veya bir spor yıldızı olsun, kolektif anılarımızın kaderinin hepsinin aynı matematiksel denklemle tanımlandığını göstermek için büyük veriyi kullandılar.

Toplumsal hafıza, bir grup insan tarafından hatırlanan bir şeydir. Bu tür anılar grubun belleğinde iki süreç tarafından oluşturulur ve korunur: Kimi zaman bu konular hakkında konuşan insanlar vardır. Buna iletişimsel hafıza denir. Bazen de bu bilgi fiziksel olarak kayıt altına alınır. Buna da kültürel hafıza denir. Toplumsal hafızamızdaki bir şeyin önemini gözlemlemenin bir yolu, ona ne kadar dikkat ettiğimizi ölçmektir. Günümüzde eğer bir şeyden bahsediyorsak, muhtemelen onu çevrimiçi aramış olmamız gerekir.

Araştırmacı Christian Candia ve ABD ve Şili’den meslektaşları, bu çevrimiçi dikkati ele aldılar. Bunun için 1700 ünlünün Wikipedia profili, 500 bin fizik makalesi ve 1.7 milyon patentin aldığı atıfları, 33 bin şarkının dinlenme sıklığı ve 15 bin film fragmanın izlenme sayısını incelediler. Büyük veri olarak bilinen olgunun bir parçası olan bu veri kümelerinin mevcudiyeti, araştırmacıların kültürel ürünlerin kolektif hafızalarımızda nasıl yükselip kaybolduğuna dair hipotezlerini test etmelerine izin verdi.

Toplumsal Hafıza Çalışmasından Ne Öğrenmeliyiz?

Sonuçlar ilgi çekici. Zamanla bir şeyin aldığı popülerliği azalıyor. Bu, iletişimsel bellekteki zayıflamayı temsil ediyor. Sonuçta insanlar konuşma yerine bir şeyleri aramaya yatkınlık gösteriyorlar. Ancak bu aynı zamanda kültürel bellekte de bir zayıflamaya neden oluyor. Kayıtlı bilgilerden oluşan bu bellek her zaman artıyor, bu nedenle bir ürünün (şarkı, film, biyografi, kağıt) temsil ettiği kültürel hafızanın oranı ise azalıyor.

Daha önce, kolektif hafızanın zayıflaması matematiksel olarak üstel fonksiyonlarla modellenmişti. Ancak bu çalışmada araştırmacılar, iki üstel fonksiyonun toplamı olan ve bir periyot için çok hızlı bir oranda azalıp daha sonra daha yavaş bir oranda bozunmaya geçen iki üstel fonksiyon adı verilen bir şey kullandılar.

Kırmızı çizgi, iletişimsel bellek ile ilgili olan mor eğri ve kültürel bellekle ilgili olan mavi eğrisinin toplamıdır.

Sonucunda elde edilen verilere göre, her şey aynı zamanda aynı biçimde unutulmuyordu. İnsanlar 5-10 yıl sonra şarkılar, filmler, makaleler ve patentler hakkında konuşmayı bırakırken, sporcular hakkında çok daha uzun bir süre, yaklaşık 15-30 yıl boyunca konuşmaya devam ediyordu.

Bu Konunun Pablo Neruda İle Ne İlgisi Var?

Bulgular kişilerin ve olayların nasıl unutulduğuna da ışık tutuyor. Bir de Büyük veri kullanımına yönelik bu yeni yaklaşım, bir kolektif bellek modelini test etme olasılığını ortaya çıkarıyor. Ayrıca bu tarz çalışmalar bilgileri kolektif hafızamızda daha uzun süre tutmanın yollarını da önerebilir. Bu konunun Pablo Neruda ile ne ilgisi var diyeceksiniz. Aslında fazla yok.

Pablo Neruda ( 1904 -1973) veya doğum adıyla Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto, Şilili yazar ve şairdir. Çalışmayı yürüten araştırmacılar, toplumsal hafıza zayıflamasının iki ayrı safhasını modellemek için kullandıkları ikili-üstel fonksiyonu, Şili’li yazar Pablo Neruda’nın ikili sisteme dair yaptığı şairane bir açıklaması ile kıyaslmaıştı: Aşk çok kısa, unutmak ise çok uzun.

Neruda
Pablo Neruda, Şili’li yazar ve şair.

İçinde bulunduğumuz çevreye ve etrafımızda olan olaylara gösterdiğimiz ilgi ve bu ilginin devamlılığı, hatırlamak istediklerimize karar vermek suretiyle toplumun önceliklerini ve yapısını belirliyor. Dizelerin konuyla ilgisi hemen anlaşılmasa da, yapılan benzetme en azından Neruda’nın gökyüzü lobisindeki bekleyişini biraz daha uzatacak gibi duruyor. Ayrıca gündemde kalmaya devam etmek istiyorsanız, tek seferlik harikalar yerine sporda iyi olmak gerekiyor gibi görünüyor.


Göz Atmak İsterseniz


Kaynak ve İleri Okuma: 

Matematiksel

Fatma Ayca Cetinkaya

Matematik alanındaki lisans derecemi Ankara Üniversitesi'nden, yüksek lisans ve doktora derecelerimi Mersin Üniversitesi'nden aldım. Mersin Üniversitesi Matematik bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu