Mühendislik

Silikon Vadisi’ni Silikon Vadisi Yapan Hain Sekizli

Shockley Semiconductor’dan ayrılan sekiz mühendisin Fairchild Semiconductor’ı kurarak modern teknoloji dünyasının temellerini atma hikâyesi.

19 Eylül 1957’de sekiz genç bilim insanı ve mühendis, çalıştıkları yerden ayrılıp kendi yollarını çizme kararı aldı. Bu karar o dönemde büyük tepki çekti ve grup “Hain Sekizli” olarak anıldı. Ancak bu kopuş bir anda yaşanmadı. Hikâye, iki yıl önce büyük umutlarla kurulan Shockley Semiconductor’da başladı.

1955’te Shockley Semiconductor dışarıdan bakıldığında büyük bir fırsat gibi görünüyordu. Şirketin başında Nobel ödüllü William Shockley vardı. Kadrosunda ise sektörün en parlak genç bilim insanları ve mühendisleri yer alıyordu. Üstelik şirket, ileride Silikon Vadisi adını alacak bölgede kurulan ilk yüksek teknoloji girişimlerinden biriydi.

Ancak bu parlak görüntü uzun sürmedi. Shockley ile çalışmak, birçok kişi için kısa sürede hayal kırıklığına dönüştü. Çalışanlarını sürekli denetliyor, kararları tek başına alıyor ve ekibine güvenmiyordu.

Silikon Vadisi’ni Silikon Vadisi Yapan Hain Sekizli
William Shockley, 1956 yılında John Bardeen ve Walter Houser Brattain ile birlikte transistörü icat etmesiyle tanındı. Bu keşif sayesinde Shockley ve meslektaşları, 1956 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü.

Şirket içinde kendisine karşı bir hareket hazırlanıyor olabileceğinden bile şüphelendi. Bu yüzden dedektiflerle araştırma yaptırdı, hatta çalışanları yalan makinesi testiyle tehdit etti.

Sorun yalnızca yönetim tarzı değildi. Shockley iyi bir iş insanı da değildi. Baş yatırımcı Arnold Beckman’la sağlıklı bir ilişki kuramadı. Öfke patlamaları şirket içindeki gerilimi artırdı. Sürekli yeni projelere atlaması ise araştırma maliyetlerini büyüttü ve şirketin geleceğini riske soktu.

Hain Sekizli Nasıl Kuruldu?

Böylece Shockley Semiconductor’daki ortam giderek daha gergin, baskıcı ve verimsiz hâle geldi. Bu yapının uzun süre ayakta kalması mümkün değildi.

Sorunlar büyüyünce Julius Blank, Victor Grinich, Jean Hoerni, Eugene Kleiner, Jay Last, Gordon Moore, Robert Noyce ve Sheldon Roberts birlikte istifa etti. 19 Eylül 1957’de Fairchild Semiconductor’ı kurarak kendi yollarını çizmeye karar verdiler.

Hain Sekizli Nasıl Kuruldu?
Bu sekiz genç, ailevi sorumluluklarına rağmen, bildiklerini yapmaya kararlıydılar.

Shockley bu mühendisleri “ihanet edenler” olarak gördü. Basın da bu ifadeyi benimsedi ve grup “Hain Sekizli” adıyla anılmaya başladı. Ancak zaman, bu ayrılığın bir ihanet değil, teknoloji tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu gösterecekti.

İlk girişim, yedi mühendisin bir araya gelmesiyle başladı. Ancak yatırımcılar deneyimli bir lider görmek istiyordu. Eugene Kleiner bu çıkmazı aşmak için Wall Street merkezli Hayden, Stone & Co.’ya bir mektup yazdı. Mektubunda ekibi tanıttı, sahip oldukları teknik bilgi ve deneyimi anlattı. Ancak bir şirketi ayakta tutmak için teknik yetenek kadar liderlik de gerekiyordu.

hain sekizli
Kullandıkları silisyum (İngilizcesi silikon) miktarından ve ürettikleri silisyumlu malzemelerden ötürü bu bölgeye zamanla “Silikon Vadisi” dendi ve Robert Noyce ile arkadaşları, Silikon Vadisi’nin ilk sakinleri oldular. 

Bu yüzden ekip, hem güçlü bir mühendis hem de doğal bir lider olan Robert Noyce’u yanına aldı. Ayrıca, Fairchild Camera and Instrument’ın kurucusu Sherman Fairchild, yeni girişime yaklaşık 1,4 milyon dolarlık finansman sağladı. Anlaşmaya göre şirket başarılı olursa Fairchild, tam mülkiyeti satın alabilecekti.

Böylece Robert Noyce’un öne çıktığı ekip, Shockley’nin laboratuvarına oldukça yakın bir yerde Fairchild Semiconductor’ı kurdu. Şirket kısa sürede yarı iletken üretimini değiştiren yeniliklere öncülük etti.

1960 yılında Fairchild Semiconductor 

Sputnik, Uzay Yarışı ve Mikroçipe Giden Yol

Fairchild Semiconductor’ın kuruluşundan kısa süre sonra dünya başka bir kırılma yaşadı. Sovyetler Birliği, 4 Ekim 1957’de Sputnik uydusunu uzaya gönderdi. Bu olay ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki rekabeti uzaya taşıdı ve Amerikan hükümetini bilim ile teknolojiye daha fazla yatırım yapmaya zorladı.

Bu yarış, yarı iletken sektörünü doğrudan etkiledi. Roketlerde, uydularda ve askeri sistemlerde kullanılacak elektronik donanımların daha küçük, daha hafif ve daha güvenilir olması gerekiyordu. Bu yüzden gelişmiş transistörlere olan ihtiyaç hızla arttı.

ilk-bilgisayarlar
İlk bilgisayarlar neredeyse bir oda büyüklüğündeydi. Bileşenler küçüldükçe, daha yoğun, daha hızlı ve daha ucuz hale geldikçe, başta bilgisayarlar ve cep telefonları olmak üzere birçok ürün ve hizmetin gücünü arttı.

Sorun yalnızca daha iyi transistör üretmek değildi. Mühendisler, yüzlerce hatta binlerce parçadan oluşan devreleri çok daha küçük alanlara sığdırmak zorundaydı. Bu ihtiyaç, mikroçip ya da teknik adıyla entegre devre fikrini güçlendirdi.

Mart 1959’da Texas Instruments mühendisi Jack Kilby, karmaşık bir elektronik devreyi tek bir çip üzerinde toplamanın yolunu gösterdi. Bu, entegre devre tarihinde önemli bir adımdı. Ancak Kilby’nin çözümü hâlâ pratik üretim açısından bazı sınırlara sahipti.

Kısa süre sonra Fairchild Semiconductor’daki Robert Noyce farklı bir yaklaşım geliştirdi. Noyce, Jean Hoerni’nin planar üretim sürecinden yararlanarak devre elemanlarını tek bir silikon çip üzerinde daha kullanışlı biçimde birleştirmenin yolunu açtı. Bu yöntem, entegre devreyi yalnızca teknik bir fikir olmaktan çıkarıp seri üretime uygun bir teknolojiye dönüştürdü.

Silikon Vadisi Giderek Teknolojinin Kalbi Oldu

Fairchild’in etkisi bununla sınırlı kalmadı. Şirketten ayrılan çalışanlar daha sonra Intel, AMD ve National Semiconductor gibi teknoloji devlerini kurdu ya da yönetti. Zamanla Fairchild’den doğan şirketlerin sayısı yüzleri, ardından binleri buldu. Bu nedenle birçok tarihçi, Silikon Vadisi’nin gerçek başlangıcını Fairchild Semiconductor’ın kuruluşuyla ilişkilendirir.

Öte yandan Shockley Semiconductor bir daha toparlanamadı. William Shockley şirketi kapattıktan sonra Stanford Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine geçti. Fairchild’i kuran “Hain Sekizli” ise doğru zamanda doğru yerde bulunan, doğru teknik bilgiye ve vizyona sahip bir ekip olarak teknoloji tarihine geçti.

Peki mikroçipi kim icat etti? Bu soru uzun yıllar tartışıldı. Jack Kilby, entegre devre fikrini ilk gösteren isimdi. Ancak Robert Noyce aynı fikri daha kullanışlı ve üretime daha uygun bir yöntemle geliştirdi. Kilby’nin çözümü çığır açıcıydı; Noyce’un yaklaşımı ise ölçeklenebilir üretimin önünü açtı.

Bu durum Texas Instruments ile Fairchild Semiconductor arasında yıllarca süren bir patent savaşına yol açtı. Sonunda iki şirket karşılıklı lisans anlaşması yaptı. Böylece Kilby ve Noyce, entegre devrenin ortak öncüleri olarak kabul edildi.

8/19/1982. Jack Kilby, ürettiği mikroçiplerden birini elinde tutuyor. Masasının üstünde de çip teknolojisi gelişmeden önce kullanılan devre platformu duruyor.

1968’de Robert Noyce ve Gordon Moore yeni bir adım attı ve Intel’i kurdu. Intel kısa süre içinde bilgisayar endüstrisinin en önemli şirketlerinden biri hâline geldi. 1971’de tanıtılan Intel 4004, dünyanın ilk ticari mikroişlemcilerinden biri olarak bilgisayar tarihinde yeni bir dönemin kapısını açtı.

Sonuç Olarak

Bugün Robert Noyce çoğu zaman “Silikon Vadisi’nin Başkanı” olarak anılır. Hain Sekizli’nin etkisi ise Fairchild ve Intel’le sınırlı kalmadı. Bu ekipten ve Fairchild çevresinden doğan şirketler, Silikon Vadisi’nin girişimci kültürünü şekillendirdi. Bir laboratuvardan ayrılan sekiz mühendis, yalnızca kendi yollarını çizmedi; modern teknoloji dünyasının yönünü de değiştirdi.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Laws, David. (2010). A Company of Legend: The Legacy of Fairchild Semiconductor. Annals of the History of Computing, IEEE. 32. 60 – 74. 10.1109/MAHC.2010.12.
  • Fairchild Semiconductor And The Men Who Helped Invent ‘Silicon’ Valley. Yayınlanma tarihi: 28 Kasım 2023. Kaynak site: Forbes. Bağlantı: Fairchild Semiconductor And The Men Who Helped Invent ‘Silicon’ Valley
  • Gurimskaya, Yana. (2012). Behavior of some metallic impurities in germanium : investigation by transient spectroscopy methods. Deep Level Transient Spectroscopy-Minority Carrier Transient Spectroscopy – Laplace Deep Level Transient Spectroscopy.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir