SOSYAL BİLİMLER

Politik Görüşlerinizin Nasıl Oluştuğunu Merak Ettiniz mi?

Politik görüşlerimizin temelinde yatan şey genlerimiz mi ya da toplumsal ilişkilerimiz mi? Bu soru aslında uzun zamandır bilim insanlarının araştırmalarına temel oluşturuyor. Biz de yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir kaç sonucu sizlerle paylaşalım…

Politik Duruşumuzu Genler mi Belirliyor?

Siyaset bilimi uzmanı ve tıbbi genetik profesörü James Fowler, geçtiğimiz yıllarda genetik konusundaki uzmanlığını kullanarak, genlerimizin politik görüşlerimizi etkileyip etkilemediğini de görmek istedi. Bunun için öncelikle sosyal hayatımızı yönlendirdiği bilinen serotonin ve dopamin hormonlarına odaklandı.

Siyasi fenotipleri genlerle ilişkilendirme araştırmalarının ilkinde, serotonin üretiminde rol oynayan 5HTT adlı genin dini görüşlerde belirgin bir fark yaratabildiği anlaşıldı. Diğer bir araştırmada, farklı siyasi görüşleri savunan insanların, dopamin algılayıcı genlerden DRD2’nin farklı varyantına sahip oldukları görüldü.

Araştırmalara devam edildikçe, liberal yaklaşımın DRD4 adlı genle ilişkisi olduğu, bu genin yenilik arayışı ve bazen de anti sosyal eğilimlere sebep olabildiği fark edildi.

Örneğin maceracı ve özgür ruhlar olarak tanımladığımız dağcıların, özellikle de tek başına tırmanmayı tercih edenlerin birçoğunda bu gen varyantı aktif durumda oluyor. Fowler; “Gördük ki genin bu varyantına sahip insanların ergenlik çağında ne kadar çok arkadaşı olmuşsa, yani ne kadar sosyalleşmişlerse yetişkinlikte liberal görüşe yatkınlıkları o oranda artıyor. Ama DRD4’ün bu varyantına sahip olmayanlarda benzer bir bağlantıya rastlamadık.” şeklinde görüşünü iletiyor bizlere.

Fowler’ın çalışmaları, genler ve ideolojik kimlikler arasındaki bağlantıyı gözler önüne seren ilk araştırma olması açısından önemli.

Politik Duruşumuzu Toplum mu Belirliyor?

Dartmouth College tarafından yapılan bir araştırmaya göre de, temel bir insan ihtiyacı olan başkalarıyla iyi geçinmek, aşırı uçlardaki politik görüşleri savunan gruplaşmaların oluşmasına yol açıyor. 

Royal Society Open Science’da yayınlanan makalede incelenen ana fikir, insanların görüşlerini ve bağlantılarını, çevrelerindeki insanların görüşleriyle farklılığa düşmekten kaçınacak şekilde seçmeleri.

Benzer şekilde düşünen insanlardan oluşan gruplara katılmak sayesinde, kişiler aynı zamanda kendi görüşlerine uymayan fikirleri göz önüne almanın yarattığı psikolojik stresin ya da “bilişsel çelişkinin” de önüne geçiyor.

Çalışmayı yürütmek için ekip, insanların bilgileri ve belirli politik görüşlere riayet etmek için hissettikleri sosyal baskıları nasıl karşıladıklarını değerlendiren matematiksel bir model geliştirdi. Bu model, araştırmacıların ayrışmaların ve anlaşmazlıkların nasıl oluştuğunu ve bunun giderek nasıl şiddetli bir yandaşlığa ve kuvvetli bir kutuplaşmaya dönüştüğünü anlamalarına yardımcı oldu.

Ekip, gelecekte fikirler oluşturulurken belirli görüşlerin doğruluğunun nasıl devreye girdiğini ve delillerin hangi noktada önemli olmaya başladığını inceleyecek.

Belki ilerleyen yıllarda bu tip araştırmaların sayısı arttıkça, politik düşüncelerimizi şekillendiren güçlerin kökenlerini daha net görebiliriz. Anlaşılan o ki çatışmaları çözebilmek için önce insan doğasının gerçeklerine bakmakta fayda var.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

https://www.scientificamerican.com/article/the-genetics-of-politics/

https://www.dartmouth.edu/press-releases/social_relationships_more_important_than_hard_evidence_partisan_politics.html

Tuna EMREN, Ahlak Çatışması, Popular Science, Eylül 2016

Kapak Görseli Kaynağı: https://www.vox.com/2015/12/7/9790764/partisan-discrimination

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı