Psikoloji

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizliği Gerçekten Öğrenir miyiz?

Bazen kendimizi, olumsuz bir durumu değiştiremeyeceğimizi düşündüğümüz bir zihinsel durumda buluruz. Bu ruh hali uzun süre devam ederse, öğrenilmiş çaresizlik ortaya çıkar; kişi artık koşullarını değiştirmeyi denemekten bile vazgeçer.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizliği Gerçekten Öğrenir miyiz?

1967’de Pennsylvania Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, tartışmalı bir psikoloji deneyi gerçekleştirdi. Ekip, hayvanların ve dolaylı olarak insanların olumsuz deneyimlerden nasıl öğrendiğini anlamayı amaçlıyordu.

Deneyde, araştırmacılar köpekleri bir askı düzeneğine yerleştirerek arka bacaklarını boşluklardan sarkıttı. Ardından bu bölgelere, aralıklı şekilde elektrik şokları uyguladı.

Bazı köpeklerin önüne, burunlarıyla ulaşabilecekleri bir kol yerleştirildi. Köpekler bu kolu ittiklerinde şoklar duruyordu. Çoğu köpek kısa sürede bu ilişkiyi fark etti ve kontrolü ele aldı.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizliği Gerçekten Öğrenir miyiz?
İlk deneyde buna benzer bir mekanizma vardı.

Diğer bazı köpeklerin önünde de aynı kol vardı, ancak bu kez işlevsizdi. Köpekler ne yaparlarsa yapsınlar, şoklar devam etti. Sonucunda köpekler zamanla tepki vermeyi bıraktılar. Bu durum, “öğrenilmiş çaresizlik” kavramının ortaya çıkmasına yol açtı.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Yirmi dört saat sonra araştırmacılar, köpekleri bu kez “shuttle box” denilen başka bir ortama aldı. Kutunun ortasında, alçak bir engel vardı. Bölmelerden biri elektrik şoku veren metal bir zeminle kaplıydı; diğeri ise güvenliydi. Köpekler önce beş dakika boyunca kutuda serbestçe dolaştı. Ardından şoklar başladı. Kaçmak için tek yapmaları gereken şey, engelin üzerinden diğer tarafa geçmekti.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Çaresizliği Gerçekten Öğrenir miyiz?
Seligman çalışmalarına başladığında, çalışmalarını yaptığı laboratuvar,  Ivan Pavlov’un köpeklerle çalışmalarını yaptığı yerdi.

Araştırmacılar iki grubun bu teste çok farklı tepkiler verdiğini gözlemledi. Bir gün önce kolu kullanarak şoku durdurabilen köpeklerin tamamı kısa sürede engeli aşıp güvenli bölmeye geçti. Buna karşılık, şokları durdurma şansı verilmeyen köpeklerin çoğu kaçmayı bile denemedi. Oldukları yere uzandılar ve araştırmacılar müdahale edene kadar şoklara maruz kaldılar.

Çaresizlik İle Baş Etmeyi Öğrenmek Mümkün mü?

Bu kuram, onlarca yıl boyunca fareler, maymunlar ve insanlar üzerinde yapılan tekrarlayan deneylerle geçerliliğini korudu. Aynı çaresiz davranış örüntüsü, hem hayvanlarda hem de insanlarda defalarca gözlemlendi. Zamanla, klinik depresyonu açıklayan en çok başvurulan çerçevelerden biri haline geldi.

Kurama göre, yaşamın birden çok alanında — evde, okulda, işte, sağlıkta, maddi koşullarda ya da ilişkilerde — sonuçları denetleyemediğimizi deneyimlediğimizde, çabalamayı öğrenerek bırakırız. Beyin bize adeta “uğraşma” mesajı verir. Bu durum; içe kapanmayı, edilgenliği ve depresif bir ruh halini besler. Tıpkı shuttle box’taki köpekler gibi, kaçma olanağı olsa bile harekete geçmeyiz.

Ancak psikoloji alanında beklenmedik bir gelişme yaşandı. Pennsylvania Üniversitesi’ndeki deneyde yer alan araştırmacılardan biri olan Steven F. Maier, o dönemde doktora öğrencisiyken alan değiştirdi ve sinirbilimci oldu. Yıllar sonra, kurulmasına katkı sunduğu bu kurama geri dönmeye karar verdi. Bu kez konuya nörolojik açıdan yaklaştı.

Ventromedial prefrontal korteks (vmPFK) prefrontal korteksin bir parçasıdır.

Öğrenilmiş çaresizlikte hangi beyin devrelerinin, reseptörlerin ve nörotransmitterlerin rol oynadığını incelemeye başladı. Beyinde gerçekte neler olup bittiğini gördüğünde ise çarpıcı bir sonuca ulaştı: İlk kuram ters yönde işliyordu.

Bu yeni araştırmalar ayrıntılı ve karmaşık. Ancak çıkarılması gereken temel sonuç nettir. Psikologlar artık şunu biliyor: Olumsuz deneyimler karşısında pasif kalmak, savunmaya çekilmek ya da en kötüsünün geçmesini beklemek, sonradan öğrenilen bir davranış değildir. Bu tepki, biyolojik olarak en derine yerleşmiş, en içgüdüsel yanıtımızdır.

Stres karşısında sıkça sözü edilen “savaş ya da kaç” tepkisi gerçektir. Ancak tüm bu tepkilerden önce gelen daha temel bir yanıt vardır: donakalmak. Evrim, ilk aşamada bu tepkiyi tercih etmiştir.

Sonuç olarak

Bu nedenle donup kalmamak için öğrenmemiz gereken şey açıktır. Karşı koyabileceğimizi öğrenmeliyiz. Uzaklaşabileceğimizi öğrenmeliyiz. Yardım isteyebileceğimizi ve başkalarına destek verebileceğimizi öğrenmeliyiz. Beyin, kontrolün mümkün olduğunu kendiliğinden varsaymaz; bunu ancak deneyimle kabul eder.

Beyin, etkili olabildiğini deneyimledikçe pasiflikten çıkar. Mücadele edebileceğini, uzaklaşabileceğini ya da destek isteyebileceğini öğrendiğinde farklı tepkiler üretir. Bu nedenle ruhsal dayanıklılık, doğuştan gelen bir özellik değil, öğrenilen bir beceridir. Değişimin ilk adımı, harekete geçmenin mümkün olduğunu bizzat yaşamaktır.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Do we have the power to overcome our ‘learned helplessness’? Yayınlanma tarihi: 6 Şubat 2012. Kaynak site: Conversation. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AA.cc4yjk56v
  • Debunked: “learned helplessness,” a theory developed from a cruel animal experiment. Yayınlanma tarihi: 24 Mart 2022. Kaynak site: Big Think. Bağlantı: Debunked: “learned helplessness,” a theory developed from a cruel animal experiment
  • Maier SF, Seligman ME. Learned helplessness at fifty: Insights from neuroscience. Psychol Rev. 2016 Jul;123(4):349-67. doi: 10.1037/rev0000033. PMID: 27337390; PMCID: PMC4920136.
  • Suzuki, Y., Tanaka, S.C. Functions of the ventromedial prefrontal cortex in emotion regulation under stress. Sci Rep 11, 18225 (2021). https://doi.org/10.1038/s41598-021-97751-0

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.