Bu sorunun hızlı yanıtı basit bir “hayır”dır. Fransa’nın devrim öncesi son kraliçesi Marie Antoinette, Parisli köylülerin ekmek alamayacak kadar yoksul olduğunu duyduğunda “Ekmek yoksa pasta yesinler” demedi. Belki de daha iyi soru şudur: Neden onun söylediğini düşünüyoruz?

Zengin ya da güçlü biri, bir siyasetçi ya da bir milyarder, uygunsuz ya da dünyadan kopuk bir şey söylediğinde, biri hemen Marie Antoinette’e ne olduğunu hatırlatır.
Fransa halkı açlık çekiyordu ama kraliçe olarak o, gerçeklikten o kadar uzaklaşmıştı ki insanların yiyecek alamadığını anlayamıyordu. Yoksulların ekmek alamadığını duyduğunda, “Ekmek yoksa pasta yesinler” diye karşılık verdi. Bu elbette halkı öfkelendirdi. Ardından Fransız Devrimi süreci başladı.
Ancak bu sözün Marie Antoinette’e ait olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Üstelik sözün aslında, Marie Antoinette hâlâ Avusturya’da küçük bir kızken başka bir prenses tarafından söylendiğini gösteren güçlü kanıtlar bulunur.
Hatta yoksulların durumuna fazlasıyla önem verdiğini ve tanık olduğu yoksulluk ile açlık konusunda kaygılar taşıdığını gösteren yazıları vardır. Avusturya İmparatoriçesi annesi Maria Theresa’ya 22 Haziran 1775’te yazdığı bir mektupta şöyle der:
İki ay önceki ayaklanmalara rağmen ve ekmek fiyatları ne yazık ki yüksek seyretmeye devam ederken bu kadar iyi karşılanmak hem şaşırtıcı hem de umut verici. Acı çeken insanların bize bu kadar iyi davrandığı bir durumda, onların mutluluğu için daha çok çalışmamız gerektiği açıktır.
“Ekmek Yoksa Pasta Yesinler” Sözü Neden Yanlış Anlaşıldı?

Sözün kaynağı, Jean-Jacques Rousseau’nun İtiraflar adlı eserinin altıncı kitabında yer alır. Rousseau burada, halka ekmek kalmadığını duyan “büyük bir prensesin” şöyle söylediğini aktarır. “O hâlde brioche yesinler.” Brioche aslında bol tereyağlı, yumurtalı bir ekmektir. Rousseau bu prensesin adını vermez. Hatta hikâye, onun bir yerlerde duyduğu bir fabl ya da anekdot gibi görünür.
Metin 1766–1767 yıllarında yazılmış, 1782’de yayımlanmıştır. Marie Antoinette ise 1755 doğumludur. Yani bu söz ilk kez kayda geçtiğinde o henüz Avusturya’da yaşayan on bir yaşında bir çocuktur. Dolayısıyla Rousseau’nun bahsettiği “prenses” olması mümkün değildir. Kaldı ki bir çocuğun böyle bir şey söylemesi bile bağlamdan kopuk olurdu.
Hikâyenin kökeni muhtemelen daha da eskidir. Zenginlere yönelik benzer söylentilerin yüzyıllardır dolaştığını düşünmek zor değil. Jin Hanedanlığı kroniklerinde, halkın pirinç yokluğundan aç kaldığı söylenince İmparator Hui’nin, “Etli lapa yesinler,” diye karşılık verdiği yazılıdır. Bu, Marie Antoinette’in doğumundan yaklaşık bin beş yüz yıl öncesine ait bir anlatıdır.

Bu benzerlik hikâyenin çok eski bir kalıba dayandığını düşündürüyor. Belki de tarih boyunca güçlü kişileri eleştirmek için kullanılan popüler bir söylenti biçimidir.
Sonuç Olarak
Ayrıca bu sözün ona atfedildiği ilk tarih, idamından onlarca yıl sonradır. Oysa yaşamı boyunca hakkında çok daha ağır ve akıl almaz iftiralar ortaya atılmıştı. Kadınlarla ve sayısız erkekle yasak ilişkiler yaşadığı, çocuğunu zehirlediği, hatta tüm Fransa’yı yok etmeyi planladığı bile söylenmişti. Yine de kimse, ekmekle ilgili bu cümleyi ona yakıştırmamıştı.
Gerçekler aksini gösterse de sözün Marie Antoinette’e atfedilmesi sürer. Bu durum, büyük olasılıkla ifadenin, yıkılmak üzere olan adaletsiz bir düzenin simgesi hâline gelen şımarık kraliçe algısına kusursuz biçimde uyum sağlamasından kaynaklanır. Bu uyum, tarihsel gerçeği geri plana iter ve sözün kalıcı bir efsaneye dönüşmesine yol açar.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Did Marie-Antoinette Really Say ‘Let Them Eat Cake’?. Yayınlanma tarihi: 31 Ağustos 2018. Kaynak: History.com. Bağlantı: Did Marie-Antoinette Really Say ‘Let Them Eat Cake’?
- Did Marie Antoinette really say ‘Let them eat cake’?. Yayınlanma tarihi: 11 Nisan 2021. Kaynak: Livescience.com. Bağlantı: Did Marie Antoinette really say ‘Let them eat cake’?
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





