Biyografiler

Lillian Moller Gilbreth: Endüstri Mühendisliğinin 12 Çocuklu First Lady’si

Endüstri Mühendisliği tarihinin en önemli isimlerinden birisi olan Lillian Moller Gilbreth, 12 çocuk sahibi olmasına rağmen devrim niteliğinde başarılara imza atmıştır. Mühendisliğe ve topluma katkıları nedeniyle yaşamı boyunca bir çok ödül kazanmış bu başarılı kadını ve sevimli ailesini biraz daha yakından tanımalısınız.

Kısaca Lillian Moller Gilbreth

Lillian Moller Gilbreth (1878–1972) İngilizce dalında eğitim alarak California Üniversitesi’ne girdi. 1900’de mezun oldu ve üniversitenin ilk kadın mezuniyet konuşmacısı olarak ün kazandı. 1902’de (edebiyat alanında) yüksek lisans derecesi aldıktan sonra, psikoloji alanında doktora yapmaya başladı. Ancak bu plan, 1904’te Lillian ile Frank Gilbreth ile tanışıp evlendiğinde değişti. Frank Gilbreth, ısrarla büyük bir aile istiyordu. Bu durumda, Lillian Gilbreth kariyer arayışını böylesine büyük bir evin yönetimiyle birleştirip birleştiremeyeceğine ve nasıl olacağına karar vermek zorundaydı.

Ancak Frank Gilbreth, büyük bir aile arzusunun karısının kariyer hedeflerinin önüne geçmesini istemedi. Sonunda onu uygulamalı psikoloji alanındaki çalışmalarına devam etmeye ikna etti. Lillian Gilbreth, Brown endüstriyel psikoloji alanında 1915’te doktorasını tamamladı. Doktora tezi The Psychology of Management (1914) adlı bir kitap olarak yayınlandı. Lillian Gilbreth’in kocasından bağımsız olarak yazdığı dört kitaptan ilkiydi. Kitabında çalışanların makine ya da robot değil duyguları olan ve birbirinden etkilenen insanlar olduğuna dikkat çekmişti.

Lillian Moller Gilbreth ve Onun Büyük Ailesi

 Frank [en solda] ve Lillian [en sağda] Gilbreth 11 çocuklarıyla birlikte Mass, Nantucket Adası’ndaki yazlık evlerinde. Kaynak: https://spectrum.ieee.org/

Bu arada karı koca bir yönetim danışmanlık şirketi olan Gilbreth Inc’i kurdular. Yönetim danışmanları olarak verimlilik teknikleri geliştirmeye başladılar. Aileye büyümeye başladıkça aynı verimlilik teknikleri aile yaşamını yönetmede de kullanılmaya başlandı. Gilbreth ailesinin ev ortamı, daha sonra çocukları tarafından kaleme alınan Cheaper by the Dozen (1948) adlı kitapta detaylı olarak anlatılmıştır.

Kariyeri boyunca, Lillian Gilbreth, bazıları kocasıyla, bazıları kendi başına olmak üzere çok sayıda kitap ve makale yayınladı. Eserlerini çocukları uyurken geceleri kaleme alan Gilbreth, bazı eserlerini eşiyle birlikte yayınlarken bazılarında yalnızca eşinin adını kullanmıştı. Çalışmalarında, bilimsel yönetime insani bir yaklaşımı vurgulamıştı. Gilbreth, çalışma hayatında insana insan gibi muamele yapılması gerektiğini söyleyen öncülerden biri olarak tanınmaktadır. İşletmeler için makine geliştiren firmaları ve patronları ikna ederek eğer çalışanın verimli olmasını bekliyorlarsa çalışma ortamının insanlar için uygun koşulları sağlaması gerektiğini göstermiştir.

Fikirleri endüstri mühendisliği bölümlerinin müfredatını geliştirmeye yardımcı olmuş ve hangi iş türünde hangi insanların daha başarılı olacağına dair düşünülmesi gerektiğini fark ettirmiştir. Frederick Taylor, endüstri mühendisliğinin babasıysa, Lillian Gilbreth kesinlikle endüstri mühendisliğinin annesidir.

Lillian Moller Gilbreth; Görsel Kaynak: https://commons.wikimedia.org

Lillian Moller Gilbreth’in Zaman Yönetimi Stratejileri

Evleri onların ofisi ve laboratuvarı olmuştu. Çocukları, çalışmaları kapsamında tüm aile içi sorumlulukları paylaştılar. Bunlar tüm rutin ev işlerini kapsıyordu. Bir işi daha verimli ve daha kısa sürede nasıl yapacaklarını belirlemek için sürekli olarak çalışmalar yapıyorlardı. Her çocuk için yaşa uygun ev işleri çizelgeleri oluşturulmuştu. Daha akıllı değil, daha akıllıca çalışın” ifadesini biliyorsanız, Frank ve Lillian’ın peşinde olduklarını tam olarak buydu.

Gilbreth, kendisi yapmasa da, ev işinin karşılığı ödenmemiş bir emek olduğunu düşünüyordu. 1920’lerde bu emeği en aza indirgemek için çalışmalar yapmaya başladı. Günümüzde kullandığımız pratik ev içi aletlerin bir çoğu onun bu çalışmalarının neticesinde ortaya çıkmıştır. Görsel kaynak: https://nationalpost.com

17 yılda 12 çocuk sahibi olan Gilbreth ( Çocuklarından birini kaybetmiştir), “The Home-Maker and Her Job” yanı sıra “Management in the Home” kitaplarıyla zaman ve enerji tasarrufuyla daha mutlu bir hayata yönelik önerilerini kitap haline getirmiştir. Kitaplarında iş hayatında önerdiği verimlilik yöntemlerinin ev hayatında da kullanılabileceğini göstermiş ve bilim insanı olmanın ötesine geçip saygı duyulan ve rol model olarak anılan biri haline gelmiştir.

Lillian Gilbreth’ın kocasıyla gelişen işbirliği, 1923’te Frank Gilbreth’ aniden öldüğünde sona erdi. Lillian Gilbreth, bir danışmanlık mühendisi ve yönetim uzmanı olarak çalışmaya devam etti, araştırmalar yaptı ve konferanslara katılmaya devam etti. Kennedy ve Johnson dönemlerinde ABD başkanlarına danışmanlık da yapan Lillian Moller Gilbreth, sivil savunma, engellilerin rehabilitasyonu ve kadınlara yönelik ürünlerin geliştirilmesi gibi birçok konuda yeni fikirlerin gelişmesine katkı sağladı.

1935’ten 1948’e kadar sadece Purdue Üniversitesi’nde profesörlük yapmakla kalmadı, aynı zamanda Pennsylvania’daki Bryn Mawr Koleji’nde ve New Jersey’deki Rutgers Üniversitesi’nde dersler verdi. 1941’den 1943’e kadar endüstriyel ilişkiler öğretmenliği yaptı ve New Jersey, Newark College’da Mühendislik Bölümü başkanlığını sürdürdü.

Johnson&Johnson gibi kadın odaklı faaliyet gösteren firmalarda hem işletme süreçlerinin iyileştirilmesine hem de savaş dönemi gibi zor bir süreçte ürün pazarlamasına katkı sağladı. Çalışmalarını tek bir yazıda toparlamanın mümkün olmadığı bu öncü kadın bizlere hem anne hem de başarılı bir bilim insanının nasıl olabileceği konusunda önemli ipuçları verdi.

Kaynaklar:

  • Alice E. Smith; Women in Industrial and Systems Engineering; Springer; ISBN 978-3-030-11865-5
  • Robert B. Lawson, E. Doris Anderson, Antonio Cepeda-Benito; A History of Psychology; Globalization, Ideas, and Applications; Routledge; 2nd edition;

Matematiksel

Fatma İnce

Son günlerde doğrusal olup olmadığı tartışılan zaman kavramı, telafisi mümkün olmayan en kıymetli kaynaklarımızdan biri olarak, bizi hayata geliş amacımızı bulmak için zorlamaktadır. Günlük hayatın koşuşturması içinde hızla akıp giden hayat, sınırlı bir süre içinde keşfedilmesi gereken birçok fırsatı aynı anda sunmaktadır. Hayatı keşfederek ve hakkını vererek yaşayabilmenin en önemli anahtarlarından biri kendinizi tanımaktır. Bu nedenle, her şeye ve herkese vakit ayırırken en kıymetli varlığımızı ihmal etmemek için kendimize yatırım yapmamız gerekmektedir. Bilgi birikimi artırmak ve bunu isteyen kişilerle paylaşmak kişinin kendisini geliştirerek başkalarına fayda sağlayabilmesinin en güzel yöntemlerinden biridir. Bu nedenle, belirli bir süreyi kapsayan yaşamın her anının farkında olmak yani farkındalık her şeyin başlangıcıdır. Kişisel farkındalık ve kendini keşfetme sürecinde bilgi alışverişi yaparak bu serüveni benimle paylaşmanız dileğiyle, iyi okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu