Dünyamızın Çatısı: Atmosfer

Dünyamız bildiğiniz gibi atmosfer ile çevrili. Peki yaşam kaynağımız olan atmosferimiz hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz acaba?

Atmosferimiz güneş ışığını filtreler ve tehlikeli ışınların gezegenimize ulaşmasını önler. Böyle bir filtreleme olmasaydı gündüz süresince dünyamız çok ısınırdı. Geceleri ise bu filtre ısının kaçmasını önlüyor ve gece süresince hava çok soğuk olmuyor.

Atmosfer olmasaydı gezegenimizde yaşam mümkün olmazdı, ayrıca dünyamızı daha yaşanabilir kılan atmosfer tabakası sesleri duymamızı veya müzik dinlememizi sağlayan ses dalgalarını taşır.

Atmosfer gökkuşağı yaratır, gökyüzünün berrak günlerde maviye dönmesini ve battığında güneşin kırmızı olmasını sağlar.

Atmosferin Yapısı

Dünya yüzeyinin yakınındaki hava %77 azot (N) ve %21 oksijenden (O) oluşur. Ayrıca düşük miktarda karbondioksit (CO2) ve diğer gazlar (helyum, hidrojen vd.) da bulunur.

Karbondioksit yeşil bitkiler için çok önemlidir, çünkü yeşil bitkiler karbondioksit ve güneş ışığı kullanarak fotosentez yapar ve gıdalarını üretirler. Atmosferin daha yüksek tabakalarında daha fazla helyum ve hidrojen bulabilirsiniz.

Tüm gazlar doğa tarafından yaratılmaz, bazıları ise canlılar tarafından üretilir. Örneğin; metan gazı, çürüyen bitkiler ve hayvanlardan çıkarak atmosfere yükselir. Karbonmonoksit (CO) ve kloroflorokarbonlar (CFC’ler) endüstriyel faaliyetler nedeniyle atmosfere karışır.

Ağırlık ve Basınç

Genelde havanın bir ağırlığının olmadığını düşünürüz ama hiç de öyle değil. Dünya atmosferinin tüm ağırlığı yaklaşık 5.5 katrilyon tondur (55’in ardından 14 sıfır var!!!).

Hava molekülleri birbirini bastırdığı için hava deniz seviyesinde en ağır durumdadır.

Aynı zamanda hava bedenlerimize de basınç uygular ama vücudumuzun içinde de basınç olduğu için havanın üzerimizdeki bu baskısını hissetmeyiz.

Dünya yüzeyinden uzaklaştıkça atmosfer daha hafif ve daha açık hale gelir, çünkü hava molekülleri arasında daha fazla boşluk vardır. Havanın ağırlığı azalır ve hava basıncı da azalır.

Atmosferin Tabakaları

Troposfer

Troposfer, dünyanın yüzeyine en yakın katmandır ve atmosferin en iyi bildiğimiz kısmıdır. Deniz seviyesinden ekvatorun yaklaşık 19 km yukarısına, Kuzey ve Güney Kutuplarından sadece 9 km yüksekliğe kadar uzanır.

Troposferde yukarı yönlü hareket ettikçe hava soğur. Sıcaklıklar her 100 metrede bir yaklaşık 0.7°C ila 1°C düşer.

Atmosferin bu en alt kısmı hava durumumuzdan sorumludur. Okyanuslardan ve nehirlerden buharlaşan su, yağmur ya da kar üreten bulutları oluşturur. Troposferde yükseldikçe rüzgarlar sertleşir. Troposferin en tepesinde jet akıntıları olarak adlandırılan rüzgar akımları saatte 300 km‘ye kadar olan hızlara ulaşır.

Troposferde yukarı doğru çıktıkça hava tabakası incelir. İnsanlar troposferin yüksek bölgelerine çıkarken basınçlı giysiler giymeli ve oksijen maskeleri kullanmalıdır. Troposfer, dünya yüzey sıcaklıkların yumuşak tutulmasına yardımcı olur.

Stratosfer

Atmosferin ikinci katmanı stratosferdir. Dünya yüzeyinin 50 km yukarısına kadar uzanır. Ozon adı verilen bir gaz, sıcaklığın yükselmesine neden olur. Ozon, güneşten gelen ultraviyole ışığı emer ve onu ısıya dönüştürür. Ozon olmasa bu tehlikeli ışık dünyanın yüzeyine ulaşır ve canlılar üzerinde cilt problemlerine neden olurdu, bitki ve hayvanlara zarar verirdi.

Mezosfer

Mezosfer, stratosferin üstünden yaklaşık 80 km‘ye kadar uzanır. Bu tabakada hava daha da incelir ve sıcaklıklar daha da düşer. Sıcaklık, mezosferin üstünde -75°C’den daha düşük olabilir.

Termosfer

Termosfer, yeryüzünden 80 km ile 400 km arasında yukarıdadır. Bu tabakada sıcaklıklar hızla artar. En alt sıcaklıklarda donma noktasının altında, en üstte 1000°C’nin üzerine çıkabilir. Uydular, yeryüzünün bu yükseklikte yörüngesinde kurulurlar.

Egzosfer

Atmosferin en dış tabakasında olan eksozferde sıcaklıklar sabittir ve ortalama 1200°C’dir. Eksosferdeki moleküller birbirlerinden o kadar uzaktır ki normalde çarpışmazlar. Ekzosfer tabakası uzaya uzanır, güneşin atmosferi ve diğer gezegenlerin atmosferleri ile birleşir. Bu tabakada atomlar ve parçacıklar dünyanın kütle çekiminden kaçar ve uzaya süzülür.

Tükenen Atmosfer

Milyonlarca yıl boyunca atmosfer aynı kaldı. Örneğin, aktif bir yanardağdan küller ve sıcak gazlar çıktığında atmosfer tabakalarında değişiklikler gözlemlendi. Bu durum, güneş ışığını yıllarca engelleyebilir veya sıcaklıkların değişmesine neden olabilir.

Son yüzyıllarda insanlar da atmosferde büyük değişikliklere neden oldular.

• Giderek daha fazla otlayan hayvanlar metan gazı üretir.
• Kömür, petrol veya doğal gaz gibi fosil yakıtlar sera etkisine yol açan karbondioksit üretir. Bu gaz atmosferi yoğunlaştırır ve ısıyı hapseder.
• Klima, sprey kutuları veya yanan plastikten gelen CFC’ler (kloroflorokarbonlar) atmosfere karışır ve ozon tabakasını tehlikeye sokar.
• Sülfür dioksit (SO2) ve azot oksit (NO), endüstriler ve arabalar tarafından atmosfere yayılır. Bu gazlar havadaki su ile birleşerek asit yağmuru üretebilir. Gölleri kirletir, binalara ve diğer yapılara zarar verir.

Kaynak: https://www.english-online.at/geography/atmosphere/layers-of-the-atmosphere.htm

Etiketler

Busra Meral

Okumak, araştırmak, yeni şeyler öğrenmek, bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak ve paylaşmak benim için büyük keyif. Yazmak ise bambaşka bir dünya. Paylaştıkça her şeyin daha güzel olacağına gönülden inanıyorum."Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen, ya da ilmi seven ol. Sakın beşincisi olma, helak olursun." Nebiler nebisi Hz. Muhammed (sav)"Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." Francis Bacon
Başa dön tuşu