İşte tanıdık bir senaryo. Yarın matematik sınavın var ve bunun için ders çalışman gerektiğini biliyorsun. Ama ne yazık ki sen de diğer bir çok öğrenci gibi düzenli çalışma tavsiyelerini dikkate almadın. Bu nedenle üzerinde yoğun bir baskı var. Belki de biraz gayret ederek beynine mümkün olan tüm bilgileri sıkıştırmayı denemelisin. Peki ama sınava son gün çalışmak işe yarar mı?

Sınavlarda başarılı olmak için bilgiyi hatırlamak ve doğru biçimde kullanmak gerektiğini hepimiz biliyoruz. Peki gerçekten, tek bir gecede yapılan yoğun bir tekrar, öğrenmenin etkili bir yolu mu?
Sınava Son Gün Çalışmak Hiç mi İşe Yaramaz?
Umutsuz durumlarda son gece ders çalışmak bir dereceye kadar işe yarar. Yani tüm bilgileri beyninize sıkıştırarak not ortalamanıza bir miktar katkı sağlayabilirsiniz.
Öğretmenin verdiği çalışma kağıtları, derste çözdüğü örnekler size sınavda ne çıkacağına dair zaten bir fikir verecektir. Ayrıca çoğu zaman kitaplarda konu özetleri de mevcuttur. Sosyal medya ve internet kullanımına kısa bir mola verip son gece bu konu özetleri ile öğretmenin sorması olası soru tiplerini birleştirerek (ve üç fincan kahve ile bir kaç çikolataya) bir çalışma yapabilirsiniz.
Ancak sınavda öğretmen sizden yorum tarzı bir soru isterse ya da sorduğu soru tipini değiştirirse başarılı olamazsınız. Çünkü öğrencilerin bir rutin haline getirdiği son gün çalışma, uzun vadeli bir öğrenme sağlamaz.

Sınava Girdiğimizde Neden Unutuyoruz?
Bilgiyi öğrenip daha sonra stresli bir ortamda hatırlamak, beyin için oldukça yorucu bir süreçtir. En iyi koşullarda bile, birini tanıştırırken iş arkadaşımızın adını aniden unutabildiğimiz olur. Baskı arttığında bu durum daha da belirginleşir. Yüksek stres altında beyin, normalde yapabildiği pek çok işi olması gerektiği kadar iyi yerine getiremez ve performans kolayca düşer.
Bilişsel psikolojide bilgiyi işleme biçimleri genellikle yüzeysel ve derin olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayrım, 1970’lerde ortaya atılan “İşleme Düzeyleri” kuramına dayanır. Bu kurama göre, bilginin derinlemesine işlenmesi, uzun süreli bellekte çok daha kalıcı izler bırakır.
Yüzeysel işlemlemede beyin, bilgiyi anlamından çok biçimsel özellikleriyle ele alır. Sözcüklerin görünüşü, sesi ya da tekrar edilmesi ön plandadır. Bu tür bir işlemleme genellikle kısa süreli bellekte kalır ve bilgi kısa zamanda unutulur.

Derin işlemlemede ise bilginin anlamı ve önemi merkeze alınır. Kavramlar arasında bağlantılar kurulur, yeni bilgiler mevcut bilgilerle ilişkilendirilir. Bu süreç, yalnızca hatırlamayı değil, gerçekten anlamayı da mümkün kılar. Bilgi anlamlı bir biçimde işlendiğinde, bellek izleri daha güçlü ve daha uzun ömürlü olur.
Sınava son gece çalışmanın öğrenmenize katlı sağlamayacağına ikna olduysanız, bu noktadan sonra vereceğimiz önerilere de göz atmak isteyebilirsiniz.
Verimli Çalışma Teknikleri Nelerdir?
Notları tekrar tekrar okumak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek için çoğu zaman yeterli değildir. Bu yöntem, pasif bir süreç olduğu için beynin bilgiyi derinlemesine işlemesini sağlamaz.
Bilgiyi daha etkili biçimde öğrenmenin yollarından biri, diyagramlar ve görsel notlar kullanmaktır. Zihin haritaları, örümcek diyagramları ve kavram haritaları, düz metin ya da madde listelerine kıyasla bellekte daha kolay yer eder. Bunun nedeni, görsel uyaranların anlam kurmayı ve ilişkileri fark etmeyi kolaylaştırmasıdır.
Notları tekrar tekrar okumak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek için çoğu zaman yeterli değildir. Bu yöntem, pasif bir süreç olduğu için beynin bilgiyi derinlemesine işlemesini sağlamaz.
Bilgiyi daha etkili biçimde öğrenmenin yollarından biri, diyagramlar ve görsel notlar kullanmaktır. Zihin haritaları, örümcek diyagramları ve kavram haritaları, düz metin ya da madde listelerine kıyasla bellekte daha kolay yer eder. Bunun nedeni, görsel uyaranların anlam kurmayı ve ilişkileri fark etmeyi kolaylaştırmasıdır.
Son Gece Çalışmak Yerine Uyuyun!
Sınava son gün ya da gece çalışmak aynı zamanda sınırlı bir uyku uyumak anlamına da gelecektir. Kalıcı anıların oluşmasında uyku temel bir role sahiptir. Son dakika tekrarları ise çoğu zaman kötü bir uykuya, hatta hiç uyuyamamaya yol açar. Bu noktada ortaya bir ikilem çıkar: Ya daha fazla bilgi ezberlemek için uykudan feragat edilir ya da uyku tercih edilerek çalışma süresi kısaltılır.
Araştırmalar açık biçimde şunu gösterir: Uykusuz kalmak, hafıza açısından kendi kendini baltalayan bir davranıştır. Uyku, öğrenilen bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılmasını sağlayan bellek pekiştirme sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Beyin, uyku sırasında farklı evrelerden geçer. Bunlardan en derin olanı, yavaş dalga uykusu olarak bilinir ve bu evrenin anıların kalıcı hâle gelmesi için özellikle önemlidir. Bu nedenle, sınava uykusuz girmek yerine, öğrenmenin ardından dinlenmek çok daha verimli ve akıllıca bir tercihtir.
Öte yandan, uykusuz ve yetersiz çalışmış hissederek sınav salonuna girmek her zaman felaket anlamına gelmez. Bulunulan ortam da, hafızayı harekete geçirir. Tanıdık bir mekân, çevredeki ipuçları sayesinde bilgilerin hatırlanmasını kolaylaştırır. Örneğin bir fen sınavının, derslerin işlendiği sınıfta yapılması, aynı sınavın yabancı bir salonda yapılmasına kıyasla hatırlamayı destekler.
Bu durum, çevresel yeniden canlandırma etkisi olarak bilinir. Kişinin bulunduğu yer, geçmişte öğrenilen bilgilerin çağrılmasına yardımcı olur. Hatta ders çalışırken masada duran bir kalem kutusunun, sınav sırasında da aynı şekilde masada bulunması bile, hafızayı tetikleyen küçük ama işe yarar bir ipucu olacaktır.
Sonuç Olarak
Bilgiyi daha iyi hatırlamak için bazı basit ama etkili alışkanlıklar büyük fark yaratır. Notları bilgisayarda yazmak yerine elle yazmak, bilgiyi işlerken zihni daha aktif hâle getirir ve öğrenmeyi derinleştirir. Sınavdan önce iyi bir gece uykusu almak, hafızanın güçlenmesi ve bilgilerin uzun süreli belleğe yerleşmesi açısından kritik önemdedir. Ayrıca son ana bırakmadan, gerçekçi bir tekrar planı hazırlamak ve erken başlamak hem stresi azaltır hem de bilgilerin kalıcı olmasını sağlar.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- Revising for exams – why cramming the night before rarely works. Yayınlanma tarihi: 27 Ekim 2016. Kaynak site: The Conversation. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AA.cgyhahre4
- Murre JM, Dros J. Replication and Analysis of Ebbinghaus’ Forgetting Curve. PLoS One. 2015 Jul 6;10(7):e0120644. doi: 10.1371/journal.pone.0120644. PMID: 26148023; PMCID: PMC4492928.
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel






Yayınlarınız hakkında bilgi almak istiyorum.