Nükleer Savaş Çıkarsa Ne Olur? Olası Etkilerden Kurtulabilir miyiz?

Yaklaşık 80 yıl önce, Ağustos 1945’te Amerika Birleşik Devletleri, Japon şehirleri Hiroşima ve Nagazaki’ye iki atom bombası attı. Bunun sonucunda 210.000 kişi hayatını kaybetti. Bu, Atom Çağı olarak bilinen ürkütücü yeni bir çağın başlangıcı oldu. O günden sonrada nükleer silah tehdidi günümüze kadar ortadan kalkmadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgali bunu bir kez daha görünür kıldı. 27 Şubat 2022’de Vladimir Putin, komşu ülke Ukrayna’ya askeri saldırılar başlattıktan sonra Rus nükleer kuvvetlerinin yüksek alarma geçirilmesini emretti.

Nükleer patlamalar türümüzün tanık olduğu en güçlü ve yıkıcı olaylardan biridir. Nükleer bombaların gücü kiloton (kT) ve megatonla (MT) ölçülmektedir. Bu ön ekler (kilometre, megabyte vs.) bin ve milyon anlamına gelir ve bombanın standart bir patlayıcı olan TNT (trinitrotoluen) cinsinden eşdeğerini gösterir. Hiroşima’ya ve Nagazaki’ye atılan bombalar 15-20 kT idi.

Dünya’da bugüne kadar üretilen en büyük ve en etkili nükleer bomba olan Çar Bombası (Tsar Bomb) olarak bilinmektedir. RDS-220 veya RDS-202 olarak da adlandırılan bu bomba Soğuk Savaş sırasında Sovyetler Birliği liderlerinden Nikita Kruşçev’in emri ile üretilmiştir. Bu bomba 30 Ekim 1961’de test edilmiş bir hidrojen füzyon bombasıdır. Bu bombanın fiziksel ağırlığının 27 ton olmasına rağmen 50 milyon ton patlayıcıya eşdeğer olduğu ve bunun da 2. Dünya Savaşında, 6 yıl boyunca tüm tarafların kullandığı toplam bomba miktarının 10 katı olduğu düşünülürse bu silahların gücü daha iyi anlaşılacaktır.

Tarih boyunca nükleer silah fikri birçok kişiyi korkutmuştur. Modern versiyonların ölçeğini fark ettiğinizde, nükleer savaş başlıkları daha da korkunç hale geliyor.

Dünyada nükleer silahı olduğu bilinen 9 ülke vardır. Bunlar Çin, Fransa, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore, Pakistan, Rusya, ABD ve İngiltere’dir. Kesin rakamlar gizli olsa da, toplamda yaklaşık 19.000 nükleer savaş başlığı olduğunu tahmin edilmektedir.

Nükleer Savaş Dendiği Zaman Ne Anlaşılması Gerekir?

Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir. Tarihte nükleer silahlar sadece 2 kere ve tek taraflı olarak Amerika Birleşik Devletleri tarafından Japonya’ya karşı kullanılmıştır. Günümüzde ise bu terim nükleer silaha sahip ve karşıt devletlerin birbirlerini tehdit etmesi durumunda kullanılmaktadır.

Rusya’nın 5 bin 997 savaş başlığı -nükleer patlamayı tetikleyen mekanizması- var. Ama bu sayıya ıskartaya ayrılmış ya da söküm emri verilmiş 1500 civarında başlık da dahil. Geriye kalan 4 bin 500 civarındaki savaş başlığının çoğunun ise balistik füze ya da roketler. Bunlar uzun mesafeyi vurabilen stratejik nükleer silahlardır. Nükleer savaş dendiğinde anlaşılması gerek bu silahların kullanımıdır. Orta ve uzun menzilli füzelerin tek kullanımlık, sesten 10 kat daha hızlı, pilotun eğitim ve becerilerinden bağımsız olması askeri açıdan tercih sebebidir.

Uzmanlar şu anda yaklaşık 1500 savaş başlığının kullanılmaya hazır bir şekilde karadaki üslerde ya da denizaltılarda konuşlandırılmış olduğunu tahmin ediyor.

Bomba Patlayınca Neler Olur?

Enerjinin yaklaşık %40’ı termal radyasyon, yani ısı olarak yayılacaktır. Bunu 1-2 saniyeliğine Güneş’in yeryüzüne, hemen başımızın üstüne inmesi gibi yorumlayabiliriz. Bu ışık, bakanları geçici ya da kalıcı olarak kör eder. İnsanları ve yanacak her şeyi yakar. Ancak patlama merkezinden biraz uzaktaysanız ve bir malzemenin örneğin betonun gölgesindeyseniz, bu saniyeleri atlatıp bu etkiden bir derece korunabilirsiniz.

10kT gücünde bir bombanın, havada patlatıldığını düşünelim. Pergelin bir ucunu haritada bombanın tam altına denk gelen noktaya koyalım. Pergeli 600 metreyi gösterecek şekilde açalım. Çizeceğimiz dairenin içi şok dalgasının etkisiyle tamamen dümdüz olacaktır. Şimdi pergeli 1,8 km açalım. Bu bölgede doğrudan termal ışımaya maruz kalanların yüzde doksanı 3. derece yanıklardan dolayı bir kaç saat içinde ölecektir.

Enerjinin yaklaşık %45’i aniden ısınan havanın genişlemesi sonucu oluşan şok dalgasıdır. Bu etki, konvansiyonel patlayıcıların oluşturduğu etkiye benzer, ama çok daha geniş bir alanı kaplar. Bu şok dalgasının yıkıcı etkisinin maksimum olması için bombalar havada, yerden bir kaç kilometre yukarıda patlatılır. Geriye kalan enerji nükleer radyasyon ve nükleer serpintiye dönüşür.

Nükleer Savaş Olursa Ne Olur?

Tek bir nükleer silahın patlamasının yarattığı şok dalgası ve ısı milyonlarca insanın hayatını anında sonlandıracaktır. Ancak nükleer bir savaşı takip edecek olan yıkım daha da büyüktür. Bunun ilk nedeni nükleer serpintidir. Patlayan bombalardan çıkan radyoaktif toz atmosfere yükselir. Ardından düştüğü yerden dünyanın geniş bölgelerine yayılır. Bunun anlamı da tüm dünyada radyasyon seviyelerinin yükselmesidir.

Ancak daha az bilinen bir sorun daha vardır. Bunun da olası bir nükleer savaşın en ciddi sonucu olduğuna inanılmaktadır. Bir ateş fırtınasından yanan şehirlerin üzerinde büyük duman ve kurum sütunları yükselir ve stratosfere kadar ilerler. Bu büyük yükseklikte – bulutların çok üzerinde – yağmur yağmaz. Bunun anlamı yıllarca orada kalacak, gökyüzünü karartacak ve böylece gezegeni soğutacak olmasıdır.

Büyük ölçekli bir nükleer savaşı takip edecek nükleer kış, dünyanın birçok bölgesinde  sıcaklıkların 20, hatta 30 santigrat derece düşmesine neden olur. Sonunda kıtlık süreci başlar. Bunun da anlamı milyarlarca insanın açlıktan ölmesidir. Kısacası bir nükleer savaş sadece saldırıya uğrayan ülkeye zarar vermez. Saldırgan dahil tüm ülkeleri harap eder. 

Bir Nükleer Savaş Olası mı?

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana toplam silah sayısı, 1986’da tahmini 70.300 iken günümüzde yaklaşık yüzde 80 düştü. Ancak hala çok sayıda nükleer bomba var. Demokratik veya otoriter hiç bir lider, tüm halkının varlık yokluk meselesi değilse, nükleer silahı ilk kullanan olmayı göze alamayacaktır. Çünkü bu, ülkesinin gelecek yüzyıllar hatta binyıllar boyunca, dünyaya kıyameti getiren ülke olarak damgalanmasına yol açabilecektir.

Ama şunu da gözden uzak tutmamak gerekir ki, bir tabu bir kere çiğnendikten sonra ikinci kez çiğnemek için çok daha düşük bir psikolojik bariyeri aşmayı gerektirir. Uzmanlar, stratejik bir bakış açısıyla, Rusya’nın nükleer silah kullanması için hiçbir neden olmadığını düşünüyor. Ancak Putin’in kendisinin en büyük belirsizlik kaynağı olduğunu da ekliyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • What If We Have A Nuclear War?; https://www.youtube.com
  • How Far Away Would You Need to Be to Survive a Nuclear Blast?; Yayınlanma tarihi: 3 Mart 2022; Bağlantı: https://ourworldindata.org/nuclear-weapons-risk
  • Nuclear weapons: Why reducing the risk of nuclear war should be a key concern of our generation; Yayınlanma tarihi: Bağlantı:
  • How far away would you need to be to survive a nuclear blast?; yayınlanma tarihi: 28 Şubat 2022; Bağlantı: https://interestingengineering.com/
  • Tsar Bomba, Russia’s weapon of mass destruction: 3,800 times more powerful than an atomic bomb; Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2022; Bağlantı: https://www.marca.com/
  • The Terrifying Power of Nuclear Weaponry; Yayınlanma tarihi: 9 Ekim 2016; Bağlantı: https://interestingengineering.com/
  • How to think about the risk of nuclear war, according to 3 experts; Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2022; Bağlantı: https://www.vox.com/
  • Emre Sermutlu; Nükleer Satranç; Bilim ve Teknik Ağustos 2013

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu