Papağanlar nasıl konuşur? Daha da önemlisi, konuştuklarında söylediklerinin anlamını gerçekten bilirler mi, yoksa yalnızca çok başarılı birer taklitçi midirler?

Doğada papağanlar sürüleriyle iletişim kurmak için öter, ıslık çalar, farklı sesler çıkarır ve uzun ötüşlerle birbirlerine seslenir. Son derece sosyal olan bu kuşlar, yiyecek bulmak, tehlikelere karşı birbirlerini uyarmak ve grup içindeki bağlarını sürdürmek için karmaşık iletişim sistemlerine güvenir.
Hatta araştırmalar, papağanların birbirlerine seslenirken “imza iletişim çağrıları” kullandığını gösteriyor. Bu durum, insanların birbirlerini isimleriyle çağırmasına benzer.
Ancak papağanlar insanlarla birlikte yaşadığında, çevrelerinde seslerini öğrenecekleri başka papağanlar olmaz. Bunun yerine, son derece özelleşmiş beyinleri sayesinde insan konuşmasını yakalamaya başlarlar. Peki papağanlar konuştuğunda söylediklerinin anlamını gerçekten bilir mi, yoksa yalnızca çok başarılı birer taklitçi midir?
Papağanlar Nasıl Konuşur?
Yanıt, papağanın bireysel özelliklerine ve nasıl eğitildiğine bağlıdır. Yine de araştırmalar, papağanların insan konuşmasını anlamada ve kelimeleri ya da ifadeleri uygun bağlamlarda kullanmada şaşırtıcı bir yeteneğe sahip olabileceğini gösteriyor.
Bu konuda en dikkat çekici örneklerden biri, Afrika gri papağanı Alex’ti. Alex; altıya kadar sayıyor, sıfır fikrini temel düzeyde kavrıyordu. Bir nesnenin rengini, şeklini ve malzemesini ayırt ediyordu. Birden fazla nesne arasında karşılaştırma yaparken de “daha büyük”, “daha küçük”, “aynı” ve “farklı” gibi ifadeleri kullanıyordu.
Ancak bu başarı tesadüfi değildi. Alex, kelimelerin belirli nesne ve kavramlarla ilişkili olduğunu anlayacak şekilde, sistemli bir yöntemle eğitilmişti.

Papağanlar Neden Sahiplerini Taklit Ediyor?
Papağanlar özellikle somut nesnelerle ilgili kelimeleri öğrenmede başarılıdır. Örneğin bir papağana yeterince sık “fıstık” der ve her seferinde ona fıstık verirseniz, kuş zamanla bu kelimenin fıstığı işaret ettiğini öğrenecektir.
Bunu test etmenin basit bir yolu vardır: Papağan “fıstık” istediğinde ona farklı bir yiyecek verirsiniz. Eğer verilen yiyeceği reddedip tekrar “fıstık” derse, o kelimenin neyi temsil ettiğini anlamış demektir.
Soyut ifadelerde ise süreç biraz farklı işler. Papağanlar “merhaba”, “özür dilerim” ya da “seni seviyorum” gibi sözlerin derin anlamını bizim gibi kavramayabilir. Ama bu sözleri hangi durumda kullanacaklarını öğrenirler. Bir papağan, insanlar odaya girdiğinde “merhaba” der ve ilgi görürse, bu sözü bir karşılama ifadesi olarak kullanmaya başlar.
Alex de “özür dilerim” sözünü benzer şekilde öğrenmişti. Bir şeyi kırdığında ya da başı derde girdiğinde bu ifadeyi söylüyordu. Büyük olasılıkla pişmanlık duymuyordu; fakat bu sözün gerginliği azalttığını anlamıştı. Bu yüzden papağanlar bazı kelimeleri yalnızca tekrar etmez. Onları durumlarla ilişkilendirir ve işe yaradıkları yerde kullanır.

Papağanlar Olasılık Hesabı Yapar mı?
Papağanların dikkat çekici becerileri yalnızca ses taklidiyle sınırlı değildir. Bazı türler, basit olasılık ilişkilerini de anlayabilir.
Önünüzde iki kavanoz olduğunu düşünün. Birinde çoğunlukla mavi şekerler, diğerinde ise mavi ve sarı şekerler eşit sayıdadır. Mavi şekeri seviyorsanız elinizi hangi kavanoza atarsınız? Büyük olasılıkla mavi şekerin daha fazla olduğu kavanozu seçersiniz.
Yeni Zelanda’nın zeki papağan türlerinden kealarla yapılan deneyler de benzer bir akıl yürütmeyi ortaya koydu. Araştırmacılar kuşlara siyah jeton seçtiklerinde ödül alacaklarını, turuncu jeton seçtiklerinde ise ödül alamayacaklarını öğretti. Sonra kuşlara farklı oranlarda siyah ve turuncu jeton içeren kavanozlar gösterdi. Kealar çoğu denemede siyah jeton çıkma ihtimali daha yüksek olan kavanozu seçti.
Kealar deneylerde yalnızca hangi kavanozda daha çok siyah jeton olduğuna bakmadı. Araştırmacılar kavanozun alt kısmını kapattığında, kuşlar sadece ulaşılabilen üst bölüme dikkat etti. Yani ödül getirecek jetonun nereden çıkabileceğini hesaba kattılar.
Bir başka deneyde ise iki araştırmacı devreye girdi. Araştırmacılardan biri jetonları rastgele seçti. Diğeri ise özellikle siyah jeton bulmaya çalıştı. Kealar bu farkı da ayırt etti ve siyah jeton seçme olasılığı daha yüksek olan kişiye yöneldi.
Sonuç Olarak
Bu sonuçlar, papağanların yalnızca ezber ya da taklitle hareket etmediğini gösterir. Bazı papağanlar oranları karşılaştırabilir, duruma göre karar verebilir ve insanların davranışlarından ipucu çıkarabilir. Bu nedenle papağan zekâsı, sandığımızdan çok daha esnek ve karmaşık olabilir.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Do parrots actually understand what they’re saying? Kaynak site: Live Science. Yayınlanma tarihi: Bağlantı: Do parrots actually understand what they’re saying?
- Bastos, A.P.M., Taylor, A.H. Kea show three signatures of domain-general statistical inference. Nat Commun 11, 828 (2020). https://doi.org/10.1038/s41467-020-14695-1
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



