Oppenheimer filmini izlediyseniz, ünlü fizikçinin savaş sonrası Sovyet casusu olmakla suçlandığını hatırlarsınız. Bu iddialar bugün çürütülmüş olsa da, atom bombası projesinde gerçekten casusluk yapan bilim insanları vardı. Bunlardan biri de Klaus Fuchs’tu.

1944 sonbaharında, Los Alamos’ta işler kritik bir noktaya gelmişti. Oppenheimer ve General Groves, iç patlama düzeneği üzerinde çalışacak yeni matematikçiler ve patlayıcı uzmanları bulmak için ülke genelinde yoğun bir arayışa girişti. Groves, gerekli kapsamlı testleri yürütmek üzere ordunun Özel Mühendislik Birimi’nden 600 personelin projeye atanmasını sağladı.
Ayrıca Los Alamos’taki sıkı güvenlik önlemlerini gevşetti ve daha önce bu çok gizli tesise girişini yasakladığı İngiliz bilim insanlarının da projeye katılmasına izin verdi. Ancak bu kararından daha sonra pişmanlık duyacaktı. İngiliz bilim insanları arasında, Almanya doğumlu ve daha sonra İngiliz vatandaşı olan genç bir fizikçi, Klaus Fuchs da vardı.
Tarihin en önemli atom casuslarından biri olarak anılan Klaus Fuchs, Manhattan Projesi’nde görev yapan önde gelen fizikçilerden biriydi ve 1949’a gelindiğinde İngiltere’nin nükleer programında kilit bir bilim insanı hâline gelmişti.
Ağustos 1949’da Sovyetler Birliği’nin atom bombası denemesinden kısa süre sonra çözülen bir Venona mesajı, ABD’den Moskova’ya bomba yapımına dair kritik bilgilerin gönderildiğini ortaya çıkardı. FBI, bu bilgilerin kaynağının Fuchs olduğunu belirledi.
Klaus Fuchs Gerçekte Kimdir?

Fuchs, 29 Aralık 1911’de Alman İmparatorluğu’na bağlı Rüsselsheim’da doğdu. Leipzig Üniversitesi’nde matematik ve fizik okudu. Bu üniversitede babası ilahiyat dersleri veriyordu. 1930’da Alman Komünist Partisi’ne katıldı. Daha sonra babasının Kiel Üniversitesi’ne profesör olarak atanması üzerine eğitimine orada devam etti.
1933 Eylülünde İngiltere’ye kaçtı. Bristol Üniversitesi’nde Nevill Mott’un yanında araştırma asistanı olarak çalıştı ve 1937’de fizik doktorasını tamamladı. Daha sonra Edinburgh Üniversitesi’nde Max Born ile çalışmaya başladı. Burada ikinci bir doktora derecesi aldı.

1939’da İngiliz vatandaşlığına başvurdu, ancak savaş başlayana kadar başvurusu sonuçlanmadı. Bu nedenle Temmuz 1940’ta Alman kökenli bir mülteci olarak gözaltına alındı ve Kanada’ya gönderildi. Max Born’un girişimleri sayesinde serbest bırakıldı. Ocak 1941’de Edinburgh’a dönerek çalışmalarını sürdürdü. Aynı yılın Mayıs ayında Rudolf Peierls onu “Tube Alloys” kod adlı İngiliz atom bombası projesine davet etti.
Ağustos 1942’de İngiliz vatandaşı oldu ve Resmî Sırlar Yasası’nı imzaladı. Buna rağmen komünist görüşlere yakınlığını korudu. Kısa süre sonra Sovyet istihbaratına, İngiltere’nin nükleer araştırmaları hakkında gizli bilgiler aktarmaya başladı.
1943’ün sonlarında Manhattan Projesi kapsamında Columbia Üniversitesi’ne gönderildi. Burada özellikle uranyum zenginleştirmede kullanılan gaz difüzyon yöntemi üzerinde çalıştı. 1944’ün başlarında KGB ajanı Harry Gold onunla temasa geçti ve Anglo-Amerikan atom bombası programına dair bilgi akışı bu yolla devam etti.

Klaus Fuchs Manhattan Projesi Esnasında da Casusluk Yapmaya Devam Etti
Fuchs, Ağustos 1944’te Los Alamos’a gönderildi. Burada Hans Bethe ve Edward Teller’ın yönetimindeki Teorik Bölümde çalıştı. Atom bombası patlamasının yaklaşık enerji verimini hesapladı. Özellikle içe patlama yöntemleri üzerine yoğunlaştı ve “Fat Man” adı verilen bombanın geliştirilmesinde rol aldı. 16 Temmuz 1945’te gerçekleştirilen Trinity denemesine de katıldı.
Los Alamos’ta bulunduğu süre boyunca Sovyetler Birliği adına casusluk yapmayı sürdürdü. En önemli bağlantısı, aynı tesisteki diğer casuslar için de kurye olarak çalışan Harry Gold oldu.
Fuchs yalnızca atom bombasına ilişkin bilgileri değil, hidrojen bombasına dair ayrıntılı verileri de Sovyetlere aktardı. Bazı uzmanlara göre bu bilgiler, Sovyetlerin kendi atom bombalarını beklenenden bir ila iki yıl daha erken geliştirmesini sağladı.
Savaşın ardından İngiltere’ye döndü. Harwell Atom Enerjisi Araştırma Merkezi’nde Fizik Bölümü başkanı olarak İngiliz atom bombası programında çalışmaya devam etti. Ancak casusluğu hemen ortaya çıkmadı. Savaşın bitiminden dört yıl sonra, ABD Ordusu’nun “Venona” projesi kapsamında çözülen şifreli mesajlar, Fuchs’un Sovyetler için çalıştığını ortaya çıkardı.

Ocak 1950’de tutuklandı ve 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aslında Manhattan Projesi’nde çalışan bazı bilim insanları da Sovyetler Birliği’ne ABD’nin atom bombası araştırmaları hakkında kritik bilgiler aktarmıştı. Bu nedenle Fuchs’un ifadesi, Harry Gold, David Greenglass ile Julius ve Ethel Rosenberg’in tutuklanmasına da yol açtı.
Fuchs, dokuz yıl hapis yattıktan sonra 23 Haziran 1959’da serbest kaldı. Ardından Doğu Almanya’ya giderek Helmholtz-Zentrum Dresden-Rossendorf bünyesindeki Merkez Nükleer Araştırma Enstitüsü’nde direktör yardımcılığı görevini üstlendi. 1979 yılında Karl Marx Onur Madalyası’nı aldı ve aynı yıl emekliye ayrıldı. 28 Ocak 1988’de, 76 yaşında Doğu Berlin’de hayatını kaybetti.
Sonuç Olarak
Klaus Fuchs, yaptıklarından hiçbir zaman pişmanlık duymadı. Diğer casuslardan farklı olarak Klaus Fuchs, faaliyetleri karşılığında hiçbir maddi kazanç elde etmedi. Onun motivasyonu asla para değildi. Bomba fiziğiyle ilgilenmeye başladığı andan itibaren, bu gücün tek bir devletin tekelinde olmasına karşıydı. Sovyetler Birliği’ne bilgi aktarmasının temel nedeni de buydu.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Szasz, F.M. (1992). The Strange Tale of Klaus Fuchs. In: British Scientists and the Manhattan Project. Palgrave Macmillan, London. https://doi.org/10.1007/978-1-349-12731-3_6
- How the Soviets stole nuclear secrets and targeted Oppenheimer, the ‘father of the atomic bomb. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AAI.d6adugyet
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



