Psikoloji

Felaket Kaydırması (Doomscrolling) Nedir? Neden Vazgeçemiyoruz?

Bu aralar felaket haberleriyle yatıyoruz, felaket haberleri ile uyanıyoruz. Olan biten hakkında bilgi edinmek istediğimizde de sosyal medyada geziniyoruz. Bu esnada başparmağımız sürekli olarak ekranda yukarı ve aşağı hareket ediyor. Okuduklarımız karşısında dönem dönem kalp atışımızın arttığını ve sinirlerimizin bozulduğunu hissetsek de sanki biri bizi zorluyormuş gibi bunu yapmaya devam ediyoruz. Bu yaptığımız eylemin 2018’den beri bir karşılığı var: Doomscrolling (Dilimize felaket kaydırması biçiminde çevrilebilir.)

Kısaca tanımlamak gerekirse doomscrolling olumsuz haberlerin takip edilmesine ayrılmış aşırı miktarda ekran süresi harcama eylemidir. 2020 ve 2021 yılı bir mola vermemize pek de izin vermedi. Tüm dünyayı etkisi altına alan ve halen devam eden Covid-19 pandemisi, orman yangınları, sel felaketleri, insan hakları ihlalleri…Gerçekten olumsuz haberlerden dolayı boğulmak üzereyiz. Bunun sonucunda Oxford Sözlüğü, 2020’de ‘Doomscrolling’i yılın kelimesi yaptı. Kelime yeni ancak arka plandaki davranışımız yeni değil.

Olumsuz haberlerin artışı Doomscrolling’in etkiliyor.

Neden Kötü Haberleri Bu Kadar Çok Takip Ediyoruz?

Doomscrolling eyleminin arka planındaki temel neden “belirsizliğe tahammülsüzlük” olarak bilinen insan davranışıdır. Trajik haberlerin hiç bitmeyecek gibi göründüğü kargaşa zamanlarında, günlük yaşamla ilgili belirgin bir belirsizlik duygusu vardır. Bilmediğimiz her şeye cevap bulabilirsek kendimizi daha iyi hissedeceğimizi düşünürüz. Medya da bu dürtümüzden elbette haberdardır. Bu yüzden kötü haberlerin ve sansasyonel manşetlerin yüzdesi iyi veya rahatlatıcı olan haberlerden daha fazladır.

Başka bir deyişle, olumsuzluklara daha fazla dikkat ediyoruz. Aynı durum geçmişte de geçerli idi. Sonuçta bir zamanlar olası bir tehdit ölüm anlamına gelmekteydi. Bu hayatta kalma içgüdüsü, olumsuz haberlere aşırı derecede odaklanmamıza neden olarak içimizde devam etmiş olabilir.

Belirsizliğin neden olduğu korkunun üstesinden gelmek için , güven verici bir açıklama bulmak umuduyla olduğunca fazla bilgi toplama ihtiyacı hissediyoruz. Bu çabada da, olumsuz manşetlerin tuzağına düşüyoruz.

Doomscrolling psikolojiyi de olumsuz şekilde etkiliyor

Kötü haberlere odaklanma eğilimimizin psikolojimizi olumsuz etkilemesi aslında pek de şaşırtıcı değil. Konu ile ilgili bir çok araştırma mevcut. Araştırmaların birinde, sabahları üç dakika olumsuz haber izleyen katılımcıların, altı-sekiz saat sonra kötü bir gün yaşadıklarını bildirme olasılıklarının %27 daha fazla olduğu ortaya kondu. Nispeten, çözüm odaklı haberleri izleyen grup ise, %88 oranında iyi bir gün geçirdiğini bildirdi. 2013’teki Boston Maratonu Bombalamalarından sonra yapılan bir çalışma yaklaşık 4500 Amerikalının haber tüketimini izledi. Çalışma, altı saatten fazla medyada haber tüketen kişilerin, haberleri çok fazla izlemeyenlere göre akut stres geliştirme olasılığının dokuz kat daha fazla olduğunu buldu.

Çalışmalar ayrıca, kötü haber tüketimi ile daha yüksek düzeyde kaygı, depresyon, stres ve hatta travma sonrası stres bozukluğuna benzer semptomlar arasında bir bağlantı olduğunu ileri sürüyor. Uzmanlar ayrıca felaket kaydırmanın yani doomscrolling’in uyku düzenini bozabileceğini, dikkati azaltabileceğini ve aşırı yemeye neden olabileceğini de belirtiyor.

Günümüzde haberlerden kaçmak neredeyse imkansız. Ayrıca bilgi, neler olup bittiğine dair bize net bir bakış açısı sağlar ve faydalı görüşler oluşturmamıza yardımcı olur. Ancak çok fazlası stres seviyemizi yükselterek, kendimizi normalden daha kötü hissetmemize neden olabilir. Sosyal medya bağımlılık yapacak ve saatlerce gezinmemizi sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu bağımlılık yaratan tasarım olumsuzlukla birleştiğinde kıyametin tarifi haline dönüşür. Bu nedenle, psikologlar, her gün olumsuz haberlerle dolu geçirdiğimiz saatleri takip etmemizi ve olumsuz haber tüketimini sınırlandırmamızı öneriyorlar.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • Doomsurfing and doomscrolling mediate psychological distress in COVID-19 lockdown: Implications for awareness of cognitive biases; https://onlinelibrary.wiley.com/
  • Cross-national evidence of a negativity bias in psychophysiological reactions to news; https://www.pnas.org

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu