Düdüklü Tencerenin Mucidi: Denis Papin

Denis Papin (1647-1712) düdüklü tencereyi icat eden, silindir ve pistonlu buhar makinesi fikrini ortaya atan Fransız fizikçidir.. Kendisi, çağdaşları gibi birden çok bilim alanıyla ilgilenmiş ve çok çeşitli çalışmalar yapmıştır.

Papin tıp eğitimi alsa da fiziğe duyduğu ilgi çok daha fazla olduğu için bu alanda çalıştı. Bu ilgisi onu bu alandaki insanlarla bir araya getirdi. Papin, Hollandalı fizikçi, matematikçi, saat bilimci ve bilim insanı Christiaan Huygens ile tanıştı. Ona hava pompası deneyleri konusunda yardımcı oldu. Daha sonra Huygens için asistanlık yaptı.

Huygens’in önerisiyle, İngiliz fizikçi, doğa filozofu, kimyager, modern anlamda ilk “element” tanımını yapan, “Boyle – Mariotte Yasası” ile dikkat çeken (gazın basıncıyla hacmi arasında bir bağlantı olduğunu açıklayan yasa), Kuşkucu Kimyager kitabının yazarı Robert Boyle ile çalışmak için 1675’te Londra’ya gitti.

Papin burada bir süre sonra da düdüklü tencereyi icat etti (1679). Suyun kaynama noktasını önemli ölçüde artırarak, yüksek bir basınç oluşana kadar buharı saran ve sıkıca kapanan bir kapağa sahip olan cihazın emniyet valfi patlamaları önledi.

İlk biçimi ile otoklav yani buharlı sterilizatörün temeli de “The Marmite de Papin” ya da “Papin Digester” adıyla anılan düdüklü tencereye dayanır.

Otoklav, daha sonra mikrobiyolojide sterilizasyon amacıyla 1880’li yıllarda Charles Chamberland tarafından yapılmıştır.

Papin’in bu çalışmalarıyla Endüstri Devrimi’nin ortaya çıkmasını sağlayan buhar motorunun temelleri farklı yollarla atılmış oldu.

1698 yılında, İngiliz mühendis Thomas Savery (1650-1715), ilk ticari olarak satılan buhar makinesini yaptı.. İskoç mucit ve mühendis James Watt (1736-1819) ise modern buhar makinesinin geliştiricisi oldu. Bu makinelerle Endüstri Devrimi’nin hayata geçmesini sağladılar. Böylece  Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllardaki yeni buluşların ve buhar gücüyle çalışan makinelerin üretimde kullanılması başladı ve Avrupa’da sermaye birikiminin artması sağlandı.

1705’te Alman fizikçi ve filozof Gottfried Wilhelm Leibniz, Papin’e İngiltere’den Thomas Savery tarafından yapılan ilk pratik buhar makinesinin bir taslağını gönderdi. Bu taslak Papin’in gelecek çalışmalarını etkiledi ve Ars Nova ad Aquam Ignis Adminiculo Efficacissime Elevandam’da (1707; “Buhar Kullanarak Su Pompalamanın Yeni Sanatı”) sonuçlandırabildi. 1709 yılında, insan gücüyle çalışan bir çark botu inşa etti.

Papin aynı yılda buharlı gemilerde kendi geliştireceği bir makineyi kullanmayı düşündü. Papin, Londra’da Royal Society’den buharlı gemisi için parasal destek istedi. Yapacağı makinenin İngiliz Bilim İnsanı Thomas Savery’ninkinden üstün olacağını öne sürdü. Ancak isteği kabul edilmedi.

Papin bu durumun üstüne ölene dek gizlilik içinde yaşadı. Londra’da, yoksulluk ve yalnızlık içinde 1712’de öldü. Daha sonrasında gelen bilim insanları ise onun çalışmalarından esinlenerek pek çok icatı maddi desteklerle birlikte hayata geçirebildiler.

Kaynaklar

https://www.britannica.com/biography/Denis-Papin

https://www.biyografi.net.tr/denis-papin-kimdir/

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 8 veya 9 adet günlüğüm var.Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olan insanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum..Bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı