İlginç Sorular ve Bulmacalar

Dairesel Mantıksızlık: Ebbinghaus İllüzyonu

Görsel illüzyonlar inandırıcıdır ve adeta görsel algısal sistemimiz bizimle alay etmektedir. Bu illüzyonlardan en iyi bilineni Ebbinghaus illüzyonu diğer bir adıyla Titchener daireleri ismi ile tanınan göreceli büyüklük kavramını ele alan bir görüş illüzyonudur. Hikayesini aktarmadan önce illüzyonu sizlerle paylaşalım ve meşhur soruyu soralım. Aşağıdaki görsel de merkezdeki turuncu dairelerden hangisi daha büyüktür?

Bir çoğunuzun muhtemel bildiği gibi cevap ikisi de değil. Çünkü merkezdeki daireler aynı boyutta. Peki, bunun sebebi nedir? İllüzyonda merkezdeki dairenin etrafındaki küçük daireler merkezdeki daireyi algısal olarak büyütme işlevi görmektedir ve bu küçük dairelerin sayısı arttıkça merkezdeki daireyi büyük görmede bir artış olmaktadır. Diğer taraftan merkezdeki dairenin etrafındaki büyük daireler merkezdeki daireyi küçültme işlevi görmektedir ve aynı şekilde büyük dairelerin sayısının artışı merkezdeki dairenin olduğundan daha küçük algılanmasına neden olmaktadır.

Beyin araştırmacıları Ebbinghaus illüzyonu denilen bu etkinin beynimizin derinliği algılayış biçiminden kaynaklandığını düşünüyor. Ömrümüz boyunca nesnelere baktığımızdan, küçük nesnelerin daha uzakta, büyük nesnelerin ise yakında olduğunu biliriz. Bu görüntüde beyin soldaki büyük, gri daireleri yakında; sağdakileri ise uzakta olarak algılıyor. Aynı anda beyin turuncu daireleri de gri dairelerle aynı gruba koyuyor. İllüzyon ismini çalışmayı yaratan Alman psikolog Hermann Ebbinghaus (1850-1909)’dan alıyor. Aslında bu noktada kısaca Hermann Ebbinghaus’dan bahsetmek yerinde olacaktır.

Hermann Ebbinghaus

Hermann Ebbinghaus ismini bizler aslında daha çok unutma eğrisi kavramı ile duyduk. Ebbinghaus, 1879’da hafıza çalışmalarına başladı. 1885’te Hafıza: Deneysel Psikolojiye Bir Katkı isimli önemli çalışmasının yayımladı. Bu kitap da öğrenme ve unutma süreçlerini tanımladı. Muhtemelen en ünlü bulgusu yukarıda da andığımız unutma eğrisidir. Unutma eğrisi bir kişinin öğrendiği bilgilerin hızlı ve büyük kaybını ifade eder. En keskin düşüş ilk 20 dakika içinde meydana gelir ve düşüş ilk bir saat boyunca belirgindir. Eğri yaklaşık bir gün sonra yatay hale gelir. Ebbinghaus’un bu öncü çalışmaları 1890’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde bellek araştırmalarının hız kazanmasına yol açacaktı.

Ebbinghaus illüzyonu kavramı, Edward B. Titchener tarafından deneysel psikoloji adlı bir kitapta kullanılmasıyla tekrardan gündeme gelmiş ve illüzyonun diğer bir ismi Titchener daireleri olarak alternatiflik kazanmıştır. Beyinde algı ve eylem için farklı yapıda yolların bulunduğuna dair günümüze kadar yapılan tartışmalarda Ebbinghaus illüzyonu büyük bir etkiye sahip olmuştur. Devamında yapılan çalışmalar da bu illüzyonun herkesi etkilemediği anlaşılmış ve bunun nedenleri üzerine iki kuram geliştirilmiştir.

Öncelikle, birincil görsel korteksi daha geniş yüzeye sahip olan bireyler bu illüzyona daha zor kapılıyor. Araştırmacılar iç turuncu daireyi dışarıdaki gri dairelerle kıyaslayan nöron bağlantılarının, birincil görsel korteks genişledikçe zayıfladığını düşünüyor. İkinci olarak da günlük çevremizin de bu illüzyonu algılama biçimimiz üzerinde etkisi var. Araştırmalar gösteriyor ki hareketli taşıtlar, trafik ışıkları ve yanıp sönen reklam panoları gibi dikkat dağıtıcı görsel öğe bombardımanına alışık olmayan kırsal bölge sakinleri bu illüzyondan daha az etkileniyor.

İşin ilginç tarafı bu illüzyon kültüre ve bireysel farklılıklara da duyarlı gibi gözüküyor. Örneğin yapılan bir araştırma sonucu gösteriyor ki Japonlar, İngilizlerden; kadınlar erkeklerden; sosyal bilimciler de matematikçilerden daha yüksek oranda bu illüzyondan etkileniyor. İlginç bir şekilde, 7 yaşın altındaki çocuklar nereden geldiklerine bakılmaksızın yanılsama yaşamıyor gibi görünüyor. Bunun nedeni olarak yetişkinlerin 2D görüntülerde boyut farklılıklarını hızla anlama deneyimi olmasına karşın çocuklarda bunun daha az olmasına bağlanıyor. Bir illüzyon deyip geçmemek gerekiyor anlayacağınız. Konu üzerine yapılan çalışmalar ve bulgularda devam ediyor…

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu