Biyoloji ya da tıp alanında okumalar yaptığınızda karşınıza sık sık Latince kelimeler de çıkar. Peki, bazı bilimlerde neden hâlâ Latince kullanılıyor?

15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar bilim insanları çalışmalarını genellikle iki dille yürütüyordu: Günlük iletişimde ana dillerini kullanıyor, ancak yazılı metinlerinde Latinceyi tercih ediyorlardı. Bunun basit ama önemli bir nedeni vardı: Latince, ölü bir dildi. Hiçbir milletin resmi dili olmadığı için, tarafsız ve evrensel bir iletişim aracı olarak görülüyordu.
Bugün biyoloji ve tıp gibi alanlarda hâlâ Latince terimlerle karşılaşmamızın temel nedeni de budur. Kullandığımız canlı sınıflandırma sistemi, 18. yüzyılda İsveçli doğa bilimci Carl Linnaeus tarafından geliştirilmiştir. Bu sistemde her canlıya iki Latince ad verilir: biri cins adı, diğeri tür adı.
Örneğin, İngiliz meşe ağacının bilimsel adı Quercus robur’dur. Siğilli kurbağa Bufo bufo olarak adlandırılır. (Bufo, Latince’de “kurbağa” anlamına gelir.) Evde beslediğiniz bir kediye ise Felis catus denir; bu da “kedi” anlamına gelen iki Latince sözcüğün birleşimidir. İnsan türü olarak bizler Homo sapiens olarak adlandırılırız. Bu terim “akıllı insan” ya da “bilge insan” anlamına gelir.
Carl Linnaeus Kimdir?

Carl Linnaeus (1707-1778)
Carl Nilsson Linnaeus, 1707 yılında İsveç’in Småland kentinde doğdu. Botaniğe olan ilgisi, aslında bir papaz olan ancak boş zamanlarında bahçıvanlıkla ilgilenen babasının etkisiyle gelişti. Her ne kadar tıp eğitimi almak istese de, onu en çok etkileyen alan tıpta önemli bir yeri olan botanikti.
Ancak zamanla botanik alanında ciddi bir sistem sorunu olduğunu fark etti. Bazı doğa bilimciler bitkileri renklerine göre, bazıları büyüklüklerine, kimileri ise yaprak ya da meyvelerine göre sınıflandırıyordu. Linnaeus, bu karışıklığa bir son vermek amacıyla kendi sistemini oluşturma fikrine yöneldi.
1730’lu yıllarda, ilk kez Fransız botanikçi Sébastien Vaillant tarafından ortaya atılan “bitki eşeyliliği” ilkesini temel alarak kendi botanik sınıflandırma sistemini geliştirmeye başladı. Sonunda, günümüzde hâlâ kullanılan devrim niteliğinde bir sistem tasarladı. Bu nedenle, organizmaların adlandırılması ve sınıflandırılmasıyla ilgilenen bilim dalı olan taksonominin babası olarak anılır.

Linnaeus’un hedeflerinden biri, farklı dilleri konuşan bilim insanlarının ortak bir bilimsel dil aracılığıyla anlaşabilmesini sağlamaktı. Bu amaçla çeşitli alternatifleri denedikten sonra, her canlıya yalnızca iki Latince kelimeden oluşan bir ad verme sistemini geliştirdi.
Taksonomi ve İkili Adlandırma Sistemi Nedir?
18. yüzyıldan önce, hayvanlar ve bitkiler için tutarlı bir adlandırma sistemi bulunmuyordu. Örneğin, bir gül çeşidi farklı botanikçiler tarafından birbirinden tamamen farklı şekillerde adlandırılıyordu. Bu durum, aynı bitkiyi başkalarına tarif etmeyi oldukça zorlaştırıyordu.
Pratik bir adlandırma sistemine duyulan ihtiyaç, Asya, Afrika ve Amerika’dan Avrupa’ya getirilen çok sayıdaki yeni bitki ve hayvanla birlikte daha da belirgin hâle geldi.
Sonunda Linnaeus, Systema Naturae adlı kitabını yayımladı. Bu eserinde çok sayıda bitki ve hayvan türüne, biri cinsi, diğeri türü belirtmek üzere iki Latince ad verdi. Latince daha önce kısa bilimsel tanımlamalar yapmak için sıkça kullanılmıştı. Ancak ilk kez bu kadar sistematik bir sınıflandırma yapısında yer alıyordu.
Linnaeus, Systema Naturae adlı kitabında doğayı üç temel âleme ayırarak tablo şeklinde sınıflandırdı: mineral âlemi (regnum lapideum), bitkiler âlemi (regnum vegetabile) ve hayvanlar âlemi (regnum animale).

Dört ayaklı hayvanların en üstüne insanı yerleştirdi ve ona kendi oluşturduğu terimle Homo sapiens adını verdi. Cinsleri önce aileler, ardından daha geniş gruplar hâlinde sınıflandıran bu sistem, günümüzde hâlâ geçerliliğini korumaktadır.

Sonuç Olarak
Linnaeus, çağdaşlarına o dönemde bilinen bitki ve hayvanları tanımlayabilecekleri yöntemler sundu. Bu sayede hem yazıştığı bilim insanlarının hem de öğrencilerinin daha fazla örnek toplamasını ve yeni keşifler yapmasını teşvik etti.
Bugün hâlâ pek çok bilim dalında Latince terimlerin kullanılmasının ve bilim dilinin Latince olmasının temelinde, Linnaeus’un geliştirdiği sistemin evrensel etkisi yatmaktadır.
Kaynaklar ve İleri okumalar:
- Postler TS, Rubino L, Adriaenssens EM, Dutilh BE, Harrach B, Junglen S, Kropinski AM. Krupovic M, Wada J, Crane A, Kuhn JH, Mushegian A, Rūmnieks J, Sabanadzovic S, Simmonds P, Varsani A, Zerbini. FM, Callanan J, Draper LA, Hill C, Stockdale SR. Guidance for creating individual and batch latinized binomial virus species names. J Gen Virol. 2022 Dec;103(12):001800. doi: 10.1099/jgv.0.001800. PMID: 36748479; PMCID: PMC10228378.
- Carolus Linnaeus; bağlantı: https://www.thoughtco.com/about-carolus-linnaeus-1224834
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





