Barkodlar Nasıl Çalışır?

Satın aldığımız hemen hemen her ürün paketinin üstünde, artık görmeye alıştığımız barkodlar bulunuyor. Peki hiç düşündünüz mü, bu işaretler neye yarıyor, ne anlama geliyor?

Merak ediyorsanız anlatmaya çalışalım…

Değişik kalınlıklarda dik çizgi ve boşluklardan oluşan barkodlar, bir tarayıcıyla okutulduğunda, bu siyah beyaz çizgiler elektrik sinyallerine dönüşüyor. Okuyu­cunun kod çözücüleri de, bu sinyalleri rakam ve karakterlere çeviriyor.

İlk barkodun patenti 1949 yılında alın­mış ve bilgisayarların zaman içinde gelişme­siyle yoğun kullanıma geçilmiş. İlk standart barkod 1968’de,   barkod standardıysa 1976’da oluşturulmuş.

İlk başta marketlerde ki kasa işlemlerini hızlandırmak ve daha etkin envanter tutabilmek amacıyla geliştirilmiş ve çok başarılı bulunduğu için hızla diğer pera­kende ürünlerde de yaygınlaşmış.

Code 128, Code 39, UPC gibi pek çok barkod standar­dı bulunuyor. Türkiye ve Avrupa ülkelerinde kullanılan ortak barkod rakam sistemi; yani “International Article Numbering Association” yani EAN’dır.

Barkod çizgileri yalnız­ca ürünün referans numarasını içerir, ürün hakkında açıklama vermez. Bu referans numarası ancak bilgi­sayara tanıtıldığında, bilgisayarda özellikleri yüklü ürünle ilgili ayrıntılı bilgi ve fiyata ulaşılır.

13 haneli barkod numarası o ürünün hangi ülkede, hangi firma tarafından üretildiğini; ürünün kodunu ve ürünün kontrol kodunu belirtir. Barkod tarayıcı makinesi barkodu okuduğunda gerekli matematik işlemleri gerçekleştirir ve kontrol kodunun doğrulaması tamamlanarak barkodun asıl olduğu anlaşılabilir.

barkod
  • 13 haneli barkod rakam sisteminde ilk üç rakam ürünün üretildiği ülkenin kodunu barındırır.
  • İlk üç basamaktan sonra gelen 4 haneli rakam ürünü üreten firmanın kodudur.
  • Üretici kodundan sonra gelen 5 basamaklı rakam ürünün kodunu ifade eder.
  • Son rakam ise kontrol kodu olarak adlandırılır ve barkod bilgilerinin doğruluk kontrolünde kullanılır.

Barkod çizgileri daha komplike bir yapıya sahiptir. Barkod çizgileri ince ve kalın biçimdedir. En ince çizgi ve en dar boşluk bir birim olarak kabul edilir. Diğer boşluklar ve çizgiler “bir birim” olarak belirlenen alana göre iki birim, üç birim, dört birim olarak değerlendirilir.

Bir barkodun şifresini çözebilir miyiz?

Elbette, neden olmasın, hem de bilmece çözer gi­bi keyifli…

12 haneli bir barkoda bakalım. Siyah çiz­giler ve bunlar arasındaki beyaz boşluklardan oluşu­yor. En ince çizgi ya da beyaz boşluğun “bir birim ge­nişliğinde” olduğunu varsayalım. Dolayısıyla çizgi ve boşlukların orantılı olarak bir, iki, üç, ve dört birim­lik genişliklerde olacağını görürüz.

Barkod sisteminde yer alan siyah çizgiler “1”, boşluklar “0” sayılarını temsil eder. En ince siyah çizgi 1 olurken en kalın çizgi dört birimi temsil ediyorsa “1111” olarak okunur. Buradan yapılan çıkarımla en dar boşluk “0”, en geniş boşluk ise “0000” sayısını ifade eder. 

Barkod çubuklarının her biri bulundurdukları desene göre bir sayıya karşılık gelir. Sıfırdan dokuza dek olan bu sayılardan daha önce belirttiğimiz gibi benzersiz bir ürün kodu oluşturulur. Her ürün kodu bilgisayar sisteminde bir ürüne atanır ve bu sayede ürünün tüm bilgileri karışmadan saklanmış olur. 

Herhangi bir barkod bir birim ge­nişliğinde siyah çizgi ve bir birim genişliğinde beyaz boşluk, tekrar bir birim genişliğinde siyah çizgi (yani çizgi-boşluk-çizgi) ile başlar.

Başlama kodundan son­ra, diğerlerini şöyle çözebiliriz:

barkod çizgileri

0= 3-2-1-1

1= 2-2-2-1

2= 2-1-2-2

3= 1-4-1-1

4= 1-1-3-2

5= 1-2-3-1

6= 1-1-1-4

7= 1-3-1-2

8= 1-2-1-3

9= 3-1-1-2

Dikkat ederseniz her bir satırdaki kodların toplamı 7 etmektedir.

Matematik her yerde diye boşa söylemiyoruz herhalde…

Kaynaklar:

https://www.explainthatstuff.com/barcodescanners.html

“Barkodlar Nasıl Çalışıyor?”, Türkan Yöney, Bilim Teknik Dergisi Mart 2005

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı