İskenderiye Kütüphanesi, antik dünyanın en büyük bilgi merkezi ve ilk üniversitesi olarak sıkça anılır. Zamanla bu anlatı, tarihsel gerçeklerden çok efsanelerle iç içe geçmiş durumdadır. Bu efsaneyi güçlendiren unsur, kütüphaneyi çevreleyen belirsizliklerdir.

İskenderiye Kütüphanesi hakkında anlatılanların büyük bölümü efsanelerden oluşur. Anlatılar, yok edilişini insanlığın entelektüel geçmişindeki en karanlık dönemlerden biri olarak sunar. Pek çok yorumcu, bu yıkımın Avrupa’yı Karanlık Çağlar’a sürüklediğini ve bilimin, felsefenin, tıbbın ve edebiyatın gelişimini yaklaşık bin yıl geciktirdiğini öne sürer. Bu nedenle insanlar kütüphanenin kaybını sıkça “tarihin hafızasını yitirdiği gün” diye adlandırır.
Ancak tarihçiler temel sorulara net yanıtlar veremez. Kütüphane gerçekte ne kadar büyüktü? Hangi metinleri ve bilgi birikimini barındırıyordu? Onu kim, ne zaman ve nasıl yok etti? Bugün geriye kalan somut izleri nerede aramak gerekir? Bu sorular yanıtsız kaldıkça, İskenderiye Kütüphanesi’nin cazibesi de büyük ölçüde bu belirsizlikten güç alır.
İskenderiye Kütüphanesi Nasıl Görünüyordu?

İskenderiye Kütüphanesi’ne dair yaygın anlatı daha sade biçimde şöyle özetlenir. Büyük İskender, MÖ 332’de İskenderiye’yi kurdu. Kentte kısa süre kaldı ve inşaatı başlattı. Ölümünün ardından Mısır’ın yönetimini generallerinden Ptolemaios Soter devraldı. İskenderiye’yi başkent yaptı ve büyük saraylar ile tapınaklar inşa ettirdi. Bunlardan biri, esin perilerine adanmış Mouseion’du.
Kütüphaneyi, Ptolemaios’un oğlu II. Ptolemaios Philadelphos kurdu. MÖ 3. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan bu kurum, Mouseion’un içinde ya da hemen yanında yer alıyordu. Çekirdeğini Aristoteles’in kişisel kitaplığı oluşturdu. Ardından III. Ptolemaios Euergetes devreye girdi ve hedefi açıkça ilan etti: Dünyadaki tüm bilgiyi İskenderiye’de toplamak.

Kaynaklar, kütüphanedeki parşömen sayısını farklı verir. Tahminler yüz binlerle ifade edilir. Kimi anlatılar dört yüz bin, kimileri yedi yüz bin parşömenden söz eder. Bu rakamlar kesin değildir. Ancak İskenderiye Kütüphanesi’nin, antik dünyanın açık ara en büyük koleksiyonu olduğu konusunda genel bir uzlaşma vardır.
İskenderiye Kütüphanesinin Yakılması İle İlgili Ne Biliyoruz?
Kütüphanenin nasıl yok olduğu ise belirsizdir. Antik ve Bizans kaynakları bu konuda farklı anlatılar sunar. Ancak bu anlatılar birbiriyle çelişir. Hiçbiri çağdaş, tutarlı ve kesin bir tanıklık sağlamaz. Bu nedenle tek bir “yıkım anı”ndan söz etmek mümkün değildir.

Geleneksel anlatılar üç farklı sorumlu üzerinde yoğunlaşır. İlk anlatıya göre Julius Caesar, MÖ 48–47 yıllarında İskenderiye’de kuşatma altındayken liman çevresini ateşe verdi. Yangın kontrolden çıktı ve kütüphaneye zarar verdi.
İkinci anlatı, 391 yılında Hristiyan bir kalabalığın, Patrik Theophilus önderliğinde pagan Serapeion’u yıktığını ve kütüphanenin bu sırada yok edildiğini ileri sürer. Üçüncü anlatı ise Mısır’ın 7. yüzyılda Müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra ortaya çıkar. Buna göre Halife Ömer, kütüphanedeki kitapların şehir hamamlarında yakılmasını emretmiştir.
Halife Ömer hikayesinin, ortaçağ ve Bizans’ın lslam karşıtı yazarları tarafından uydurulmuş iftiralar olduğu neredeyse kesindir. Caesar’a yöneltilen suçlamalar ise olaylardan onlarca hatta yüzlerce yıl sonra yazan Roma yazarlarına dayanır.
Caesar’ın kendi anlatımı, İskenderiye’deyken Mısır birliklerinin saldırısına karşı liman bölgesinde yangın çıkardığını kabul eder. Ancak kütüphaneden hiç söz etmez. Öte yandan birçok tarihçi, Kraliyet Kütüphanesi’nin limandan uzakta bulunduğunu, sağlam yapılarla çevrili olduğunu ve yangından etkilenmesinin zor olduğunu savunur.
İskenderiye’de Bir Değil İki Kütüphane Vardı!
İskenderiye Kütüphanesi’nin akıbeti konusunda da ciddi bir kavram karmaşası da vardır. Bunun temel nedeni, “kütüphane”den tekil bir yapı gibi söz etmenin yanıltıcı olmasıdır.

Bildiğimiz kadarıyla İskenderiye’de en az iki büyük kütüphane bulunuyordu. Bunlardan biri Mouseion’la bağlantılı Kraliyet Kütüphanesi, diğeri ise Serapeion’daki “kız” kütüphaneydi. Üstelik bu kütüphaneler tek bir binadan ibaret değildi.
Dördüncü yüzyılın sonlarına gelindiğinde İskenderiye, eski gücünden çok uzak bir hâle gelmişti. Birçok uzmana göre Kraliyet Kütüphanesi, Caesar döneminden sonra varlığını sürdürmüş olsa bile, bu yüzyıllar boyunca giderek küçüldü, parçalandı ve muhtemelen bu çalkantılar sırasında ortadan kalktı.
Bu dönemde İskenderiye’deki diğer kütüphaneler büyük olasılıkla varlığını sürdürdü ve dinî bağnazlığın güç kazandığı 4. yüzyılın sonlarına kadar ayakta kaldı. Ancak geç antikçağ, Bizans ve Ortaçağ kaynakları bu kütüphaneleri sık sık birbirine karıştırdı. Bu durum, özellikle Kraliyet Kütüphanesi’nin ne kadar süre var olduğu ve nasıl ortadan kalktığı konusunda kafa karışıklığı yarattı.

Buna karşın şu nokta büyük ölçüde açıktır. Bu geç tarihlerde Kraliyet Kütüphanesi artık yoktu. İskenderiye’deki bilimsel ve entelektüel gelenek ise Serapis Tapınağı’ndaki kütüphane, yani Serapeion aracılığıyla bir süre daha yaşamaya devam etti. Dolayısıyla ortadan kaybolan tek bir yapı değil, zamanla yer değiştiren ve daralan bir bilgi ağıydı.
Sonuç Olarak
Kısacası İskenderiye kütüphanesi hakkında efsaneler ve gerçekler birbirine karışmış durumda. Günümüze o zamana ait hiçbir kesin kanıt erişmediği için bunları ayırt etmek de kolay değil. Tarihçiler ve bilim insanları İskenderiye Kütüphanesi’nin kaybından ve bu kadar çok bilginin yok edilmesinden uzun süredir yakınıyorlar.

Ancak hangi bilgilerin kaybolmuş olduğunu söylemek mümkün değil. Bunun nedeni kütüphanenin arşivlerinde tam olarak ne tuttuğunun tam bir muhasebesinin hiçbir zaman olmaması.
Sonuç olarak arkeolojik çalışmalar devam ettikçe daha fazla cevaba erişmemiz mümkün. Ancak o zamana kadar İskenderiye’nin barındırdığı harikalar hakkında tek sınır hayal gücümüz gibi gözüküyor.
Yazının devamında okumaya devam ediniz: Bergama mı İskenderiye mi? Antik Dünyanın En Büyük Kütüphanesi Hangisi?
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
- The Story of the Library of Alexandria Is Mostly a Legend, But the Lesson of Its Burning Is Still Crucial Today; https://time.com/
- Deprez, Guillaume. “The Great Library of Alexandria: The Untold Story Explained” TheCollector.com, November 9, 2020, https://www.thecollector.com/library-of-alexandria/.
- The rise and fall of the Great Library of Alexandria; yayınlanma tarihi: 14 mart 2021; Bağlantı: https://www.livescience.com/
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





