Bilgisayar ve Yazılım

Turing Testi İnsanı Robottan Nasıl Ayırır?

Sizin ve bir robotun, ikinizi de göremeyen bir yargıç karşısında durduğunuzu düşünün. Yargıç, hanginizin insan olduğunu tahmin edecek ve böylece biriniz yaşayacak, diğeri ise ölecek. Hem siz hem de robot yaşamak istiyor. Yargıç adil ve zeki. Şöyle diyor: “Bana bir kelime vermelisiniz. Bu kelimeye dayanarak, hanginizin insan olduğunu tahmin edeceğim.” Hangi kelimeyi seçerdiniz? İnsanı hangi kelime karakterize ederdi? Günümüz bilgisayarları, çok amaçlı bir makinenin ne olabileceğinin gerçek kanıtı haline geldi. Bununla birlikte, Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka araştırmacılarının ulaşmak istediği kilometre taşlarından biri, insan düzeyinde zekaya sahip olabilen makineler. Bunu söylemek yapmaktan çok daha kolay olsa da, tam olarak bu yeterliliği belirlemek için 1950’lerde geliştirilmiş bir test Turing Testi, Turing Testinin ne olduğuna geçmeden önce bu efsanevi testin tarihine bir göz atalım.

Turing Testi Nedir?

turing testi
Turing testinde, bir odada sorgulayıcı insan, diğer iki odada ise bir makine (diyelim ki bilgisayar) ve başka bir insan oturur. Sorgulayıcı, hem makineye hem de insana metin biçiminde mesajlar gönderebilir ve karşılığında hem makine hem de insan yanıt gönderebilir. Sorgulayıcının görevi, hangisinin makine, hangisinin insan olduğunu bulmaktır. Bunu yapamazsa veya üçte biri kandırılırsa, makine testi geçer. Turing’e göre, makine testi geçerse, makinenin akıllı olduğunu iddia etmek mantıklıdır. (Sonuçta, konuşma yeteneği, diğer insanların zeki olduğuna karar vermemizin önemli bir yolu değil mi?)

1982 yapımı Blade Runner filmini izlediyseniz, sahneyi bilirsiniz: Bir adam bir masada oturur ve sigara dumanı sisi içinde masanın diğer tarafında oturan başka bir adamın robot olup olmadığını belirlemeye çalışır. Bu fikir -bir bilinç testi- sadece yirminci yüzyıl bilimkurgusunda bulunan bir şey gibi görünse de gerçekte yüzyıllardır vardır. René Descartes, 1637’de yazdığı Metod Üzerine Söylem ( Discourse on Method) adlı kitabında bundan bahseder ve insan gibi görünen ve hareket eden bir makine olsaydı, yine de onun yapay olduğunun söylenebileceğini öne sürer. Onun görüşüne göre birincisi, makine pek çok durumda ikna edici bir şekilde konuşamayacaktır. Başka bir deyişle, önceden programlanmış konuşmanın ötesine asla geçemeyecekti. İkincisi de asla evrensel bir şekilde hareket edemeyecekti. (Descartes, makinelerin yalnızca belirli görevlerde uzmanlaşma ve iyi olma eğiliminde olduğunu ifade ediyordu.)

Bununla birlikte, bir makineyi düşünen bir yaratıktan ayırt edecek bir prosedürün en açık örneği, 1950’de, İngiliz matematikçi ve kriptolog Alan Turing tarafından sunuldu. Turing testi, ilk olarak 1950 yılında Mind adlı felsefe dergisinde yayınlanan, Alan Turing’in Computing Machinery and Intelligence başlıklı ünlü makalesinde ortaya çıktı. Turing, düşüncenin ne olduğunu veya neleri içerdiğini tam olarak tanımlamak zor olduğu için, soruna farklı bir biçimde yaklaştı.

Testi geçmek gerçekten zekayı mı yoksa sadece bir bilgisayar programının bir insanı taklit etmeyi başardığını mı gösterir?

Testin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır. Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan olduğunu saptamaya çalışır. Dizi halinde tekrarlanan testler sonucunda sorgulayıcı, tutarlı bir şekilde insanı saptayamadığı takdirde makine Turing testini geçmiş sayılır. Turing Testi sırasında sorulan soruların özellikle derinlemesine veya karmaşık olması gerekmez. Sıradan, hatta sıkıcı sorular yeterli olacaktır. Örneğin, yakın zamanda İngiltere’deki Reading Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir Turing Testinde, makineye o gün havanın nasıl olduğu, okuldaki en sevdiği dersin ne olduğu ve futbolu sevip sevmediği soruldu.

Yukarıdaki sorunun cevabından tam emin değiliz. Turing testi 2014 yılında ilk kez geçilmişti. 13 yaşındaki bir çocuğun kişiliğini taşıyan yazılım, uzmanlardan oluşan jüriyi insan olduğuna ikna etmeyi başarmıştı. Bilim insanları günümüzde Turing testinin yapay zekaların başarısını ölçmekte artık yetersiz kaldığını düşünmeye başladı ve yeni bir test protokolüne ihtiyaç duyulduğunu dile getiriyorlar. Yine de bilgisayar programları ve robotlar basit betimleyici cümleler, hatta kısa öyküler bile yazdığı halde, insana özgü mizah ve kinayede zorluk çekiyor. Zira mizah ve bu çerçevede kullanılan kelimelerin doğru seçilmesi için konunun anlaşılması ve her kelimede saklı kültürel bağlantıların bilinmesi gerekir. Sonuç olarak, Turing Testi’nin bazı eksikleri olsa da, bilgisayarların zekasını test etmek için kullanabileceğimiz en önemli testlerden biri olmaya devam ettiğini söyleyebiliriz!

Detay okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu